- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Algı
Kaynakçası: Var
Dosya Boyutu: 17 KB
Eklenme Tarihi: 19-12-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Kaotik dünya ve onun uzantıları olan çeşitli sinyaller, etrafımızı kuşatmış durumdadır. Her insanın içinde yüzdüğü bu uyaran okyanusunda boğulmaması için bir çeşit anlamlandırmaya ihtiyacı vardır. İşte bu nokta da bilim adamları çeşitli sorular ve hipotezler aracılığıyla meseleyi aydınlatmaya çalışır. Yoğun araştırmaların odağında hep görme olmuştur. Psikologlar gerçek (FİZİKİ) özellikleri olan nesneleri -ıraksal uyarıcı- olarak tanımlamışlardır. Algının oluşması bunlardan gelen sinyallere bağlıdır. Algı, uyaran örüntülerini yorumlayan ve onlara tepki gösteren insan organizması için basit uyaranları ayırt etmekten daha fazlasını içermektedir. Bunun için, insan organizmasının çevreden gelen ve sürekli değişen uyaranlardan bilgi çıkarabilmesi gerekir. Retinaya düşen görüntü ,bazı kuramcılara göre parçalanıp ,sonradan beyinde yeniden birleştirilir. Örneğin renk,pozisyon gibi özelliklere bölünür bağımsız görüntüyü yeniden oluşturur (Trisman, 1988). Diğer teori, sadece şekil itibariyle nesnelerin görünlütlerini çeşitli komponentlere ayıran ve bunu bellekte saklayıp yüksek düzeyde bir karşılaştırma yöntemiyle başarılı bir algı oluşturulduğunu savunur (Spilman, Werner 1990). Bunların aksine savunan kuramcılar, algının paralel yayılan bilgi işleme ağları ya da nöral ağlar ile ortaya çıktığını iddia eder (Rummelhart ve Mcclelland 1986). Duyusal sistemde genellikle yüzeysel süreçlerle açıklanabilen basit duyusal olayların aksine algısal fenomenin yüksek süreçlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, algının incelenmesi, bellek, düşünme gibi bilişsel süreçler üzerine yapılan incelemelerle yakından ilgilidir. UZAKLIK ALGISI Önceki algı kuramcıları için bir bilmeceydi, çünkü algı adı verilen kişinin algıladığı şeyi, iki boyutlu retinal imgeye karşılık geldiği düşünmekteydiler. Zamanla görsel bir uyaranın, gözleyen kişiye uzaklığıyla orantılı bazı özellikleri de olduğu bulundu. Bunlardan bazıları yalnızca her iki gözle de bakıldığında vardır (Binoküler ipuçları). Bazıları ise her bir göze ulaşan uyaranlarda bulunur (Monoküler ipuçları). HAREKET ALGISI Çevreden kaynaklıdır. Bir nesne hareket ettikçe hareketsiz bir zeminin bazı kısımlarını ardarda kapatıp açıkta bıraktığından bu nesneyi hareket halinde görürüz (Gibson 1968). Ayrıca hareket halindeki nesnelerin uzayda değişiyor olarak görürüz; nesnenin bir kısmı görüşümüzden kaybolurken yeni kısımlarını görürüz. BÜTÜN HALİNDE ALGI XX. yy.ın başında Almanyada gelişen bir psikoloji okulu olan Gestalt Psikolojisinin savunucuları, uyaranların organizasyonunu algının gerçekleşmesinde önemli bir kuramsal değeri olduğunu farketmişlerdir. En meşhur ilkeleri "Bütün, kendini oluşturan parçaların toplamından farklıdır" olmuştur. Algı organizasyonu arasında şekil ve zemin değişmezliğiyle ilişkili olarak verilecek örnek şöyledir. Ayın doğduğu gecede ufka yakın olduğu sürede daha büyük fakat gökyüzüne yükselmiş durumdayken daha küçük görülmesidir (Coren ve Arks 1990). Bunlara ek olarak renk ve yer ayrıca şekil değişmezliği algı fenomenini açıklayan temel yasalar olmuştur. YANILSAMALAR Bunların büyük bir kısmı geometrik olanlarıdır. Bir yönü, algısal olarak çarpıtılan çizimlerdir. Yanılsamalar algı sistemimizden kaynaklandığı için algısaldır. Müller-Lyer algı yanılsaması 1889da Sosyolog Franz Müller-Lyerin ilk olarak tanımladığı bu yanılsama, yıllar geçmiş olmasına karşın hala üstünde çalışılan ve fikir üretilen bir olgudur. İki paralel çizgi eşit uzunlukta algılanması, çizgilerin ucundaki içeri - dışarı dönük oklar tarafından engellenir. Wunta göre uzunluk yargımız, gözlerimizin hareketine bağlıdır. Ok uçları dikkati dağıtır, yatay çizginin başlangıç noktası ve okun uçlarına odaklanan göz okların içeri olduğu durumda daha az hareket eder. Okların içeri olması merkeze yakın, aksi halde merkeze uzak hissini uyandırır ve şeklin böyle görünmesine neden olur. Müller- Lyer ile ilgili diğer bir açıklamada iki-boyutlu uyaranlar arasındaki ortalama olan ölçümlerin büyüklük yanılsaması ile algılanmasıdır (Pressey, A.W. ve C.A, 1992). Bu tür bir açıklamaya göre, yanılsama meydana gelmektedir çünkü ortalama ölçümler karşıt birleşim yerlerindeki çizgiler ve sadece farklı olan çizgi arasındaki mesafeyi içermektedir. Çünkü ortalama büyüklükteki okun birleşim yerlerindeki çizgi daha kısayken, çatal birleşim yerlerindeki büyüklüğü daha uzundur. Perspektifsel yargılar ortalama büyüklüğe ve ok birleşim yerlerinin çatal birleşim yerlerindeki çizgilere göre daha küçük görünmesine karşı önyargılı bir şekilde oluşmaktadır. Ortalama uyaranlar teorisi yapılan...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





