- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
İhracat Hakkında Genel Bilgiler
Kaynakçası: Var
Dosya Boyutu: 95 KB
Eklenme Tarihi: 26-12-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Ülkemizde dışa dönük kalkınma stratejisinin benimsenmesi ile birlikte ithal ikameci politikalar terkedilmiş ve liberal bir dış ticaret rejimi benimsenmiştir. 24 Ocak 1980 tarihinde yürürlüğe giren kapsamlı önlemler neticesinde ülkemiz dış ticaret hacmi ve ihracatında önemli artışlar gerçekleşmiş, 1980 yılında 10,8 milyar dolar düzeyinde olan dış ticaret hacmi 1995 yılında 57,3 milyar dolara yükselmiştir. Anılan süre zarfında ekonomimizde mevcut bulunan atıl kapasiteler ihracata yönlendirilmiş ve 2,9 milyar dolar seviyesinde olan ihracat 21,6 milyar dolara ulaşmıştır. Bu başarılı politikalar sonucunda da 1980 yılında % 36,8 düzeyinde bulunan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 1995 yılında % 60,6 olarak gerçekleşmiştir. İhracatın GSMH içindeki payı ise 1980 yılında % 4,2 oranında iken, 1995 yılında bu oran % 13,1 düzeyine yükselmiştir. 1980 sonrasında Türkiyenin dünya dış ticaretindeki payı sürekli artış göstermiş ve 1995 yılında dünya dış ticaret hacmindeki payı % 0,57 düzeyinde gerçekleşmiştir. 1995 yılı itibariyle toplam ihracat içerisindeki payı % 87 olan sanayi sektörü, işlenmiş tarım ürünleri, işlenmiş petrol ürünleri ve sanayi mamullerinden oluşmaktadır. Sanayi sektörü içinde ilk sırayı sanayi mamulleri (% 87,4) almaktadır. Bunu işlenmiş tarım ürünleri (% 11,1) ve işlenmiş petrol ürünleri (% 1,5) takip etmektedir. Sanayi sektörü ihracatı 1994 ile karşılaştırıldığında 1995 yılında % 23,1 oranında artış göstermiştir. 1995 yılında % 37,7 oranındaki payı ile tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracatımız içerisinde ilk sırada yer almıştır. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının % 55i AB ülkelerine yönelik olup, 1994 yılı ile karşılaştırıldığında % 30 oranında artmıştır. Bunun yanı sıra ihracat performansı hızla artan sektörler arasında gıda sanayi, elektrik-elektronik sanayi, kimya sanayi, seramik-cam sektörü ve otomotiv ve yan sanayi sektörleri göze çarpmaktadır. Tarım sektörü , 1995 yılı itibariyle genel ihracatımız içerisinde % 11 oranında bir paya sahip olup, tarım sektörü ihracatında 1994 ile karşılaştırıldığında 1995 yılında % -6,3 oranında düşüş kaydedilmiştir. Tarım sektörü ihracatı içerisinde en önemli yere bitkisel ürünler ihracatı sahip olup, sektör ihracatı içerisindeki payı % 90,8 oranındadır. Madencilik ve taşocakçılık ihracatının genel ihracat içerisindeki payı 1995 yılı itibariyle % 2 olarak gerçekleşmiş ve ihracat 1994 yılı ile karşılaştırıldığında % 49 oranında artmıştır. Sektör ihracatı içerisinde metalik olmayan taşocakçılığı % 61,4 oranındaki payı ile birinci sırada yer alırken, bunu % 35,4lük bir pay ile maden cevherleri ihracatı izlemektedir. 1995 yılında ihracatımızın % 51,2si Avrupa Birliği ülkelerine, % 8,6sı diğer OECD ülkelerine, % 1,4ü EFTA ülkelerine, % 38,9u OECD üyesi olmayan ülkelere, (% 16,3ü İslam Konferansı Teşkilatı ülkelerine, % 11,2si Karadeniz Ekonomik İşbirliğine üye ülkelere, % 5,3ü Asya ülkelerine) yönelmiştir. Geleneksel olarak ihracatımız OECD ülkelerine, özellikle AB üye ülkelerine yönelik olup, "tek pazar bağımlılığı" diye nitelendirebilecek bir olgu ortaya çıkmaktadır. 1991-1994 yılları arasında yaşanan ve geleneksel pazarlarımızı önemli ölçüde etkileyen ekonomik krizin ihracatımız üzerindeki etkileri değerlendirilerek, pazar farklılaştırmaya yönelik ciddi adımlar atılmış ve yeni pazarların arayışına girilmiştir. Bu yeni pazarlara yönelik ihracatımızda 1990 yılından itibaren önemli artışlar gerçekleşmiştir. Örneğin, alternatif bir pazar olarak ele alınabilecek BDT ülkelerine yönelik gerçekleştirilen ihracat 1995 yılında 1994 ile kıyaslandığında % 46,3 oranında artmıştır. Türkiye ihracatı, ülke bazında ABne, sektör bazında ise tekstil-konfeksiyon ve demir-çelik ürünlerine bağımlı olduğu gözlendiğinden, ülke ve sektör bağımlılığını ortadan kaldırmaya yönelik politikalar uygulanmaya çalışılmaktadır. Türkiye ihracatı 1980 yılından sonra doğrudan parasal teşvikler ile özendirilmeye çalışılmıştır. Ancak 1995 yılından bu yana GATT taahhütlerimiz doğrultusunda "doğrudan parasal teşvikler" kaldırılarak yerine GATTa uyumlu "İhracatta Devlet Yardımları" uygulanmaya konmuştur. Yeni ürün, üretim ve teknoloji kullanan sektörlerdeki AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi, Türk ihraç mallarının tanıtımı, çevre dostu üretiminin sağlanması amacıyla çevre maliyetlerinin karşılanması, işgücü eğitiminin geliştirilmesi ve verimliliğin arttırılması devlet yardımlarının temel prensiplerini oluşturmaktadır. Ayrıca ihracatın finansmanı amacıyla Türk Eximbank İhracat Kredileri önemli bir destek unsuru teşkil etmektedir. 1. SANAYİ 1.1. Demir-Çelik Ülkemiz demir-çelik sektörünün, üretim kapasitesi bakımından incelendiğinde, son 20 yıl içerisinde önemli bir atılım gerçekleştirdiği görülmektedir. 1980li yılların başında 2.5 milyon ton civarında olan üretim kapasitesi, 1990 yılında 11.1 milyon tona, 1997 yılında ise 20 milyon tona ulaşmıştır. 1997 yılı ürün bazında kapasitelere bakıldığında; toplam kapasitenin %80in uzun, %15ini yassı ürünlerin ve %5ini kaliteli çeliğin oluşturduğu görülmektedir. Toplam kapasitede ark ocaklı tesislerin payı %70 iken, entegre tesislerin payı %30dur. Demir çelik üretimimiz sektördeki kapasite artışına paralel olarak aynı düzeyde artış göstermiştir. 1990 yılında 9.3 milyon ton olan toplam sıvı çelik üretimi, 1997 yılında 14.3 milyon ton civarında gerçekleşmiştir. Türkiye, 1997 yılında Dünya toplam ham çelik üretiminde 16. sırada yer almıştır. 1995 yılı toplam üretimi içinde uzun ürünlerin payı %76, yassı ürünlerin payı ise %19 olarak gerçekleşmiştir. Sektörde uzun ürün üretiminde yaklaşık 5.5 milyon tonluk ihracı zorunlu üretim fazlası, yassı mamullerde ise yaklaşık 2 milyon ton açık bulunmaktadır. 1995 yılında 6.599 bin ton karşılığı 2.246 milyon $ olarak gerçekleşen demir çelik mamulleri ihracatımız, 1996 yılına gelindiğinde 6.695 bin ton karşılığı 2.227 milyon $ olmuştur. 1997 yılı Ocak-Haziran döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre miktarda %16 ve değerde...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





