- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Agop Dilaçar Biyografisi
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 7 KB
Eklenme Tarihi: 13-02-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Agop Dilaçar Martanyan (1895-1979) Büyük Türkiye Ansiklopedisi Başredaktörü. Türk Dil Kurumu üyesi. Yozgat ayanı Çobanoğullarının kahyası Ohan Aslanoğlunun torununun oğludur. Robert Kolejini bitirdi. Dilde uydurmacılık adı verilen hareketini uygulayarak türkçeyi bozanların başında gelmektedir. Bu nedenle uydurukçaya Agopça adı da verilir. Gazeteci yazar Mehmet Şevket Eygi, Batı (Osmanlı) Türkçesinin, Arapça ve Farsçanın güzelliklerini, tatlılıklarını alarak bünyesinde eriterek topladığını belirterek, Türkçe dünyanın en tatlı, şirin, en haşmetli lisanıydı" der. İkinci Meşrutiyetten sonra Batı medeniyetinin teknik, sosyal, felsefi istılahlarının (terim) dilimizi etkilemeye başladığını ifade eden Eygi, sözlerini şöyle sürdürüyor; "Batı Türkçesi, şahikasına 1900lerden sonraki yirmi beş yıl içinde çıkmıştır. Ondan sonra, Agop Dilaçarların ve hempalarının devlet terörüyle lisan ve edebiyata müdahaleleri neticesinde Türkçemiz büyük yaralar almış, çok kan kaybetmiş, şiiriyetinden ve zenginliğinden arınarak bir gecekondu dili haline düşmüştür. Türkiyedeki dil ve yazı devrimi, İslama ve Müslümanlara karşı yapılmış bir harekettir" "Türkiyede dil devrimi yapılınca, Sofyada bulunan Martayan, Atatürk tarafından yurda davet edilir. Ancak, Agopun yurda girmesini önleyecek pek çok pürüz vardır. Çünkü Agop daha önce Türkiyede yaşamaktadır ve vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Atatürk, bütün bu pürüzlere rağmen Agopu yurda getirtmekte ısrar eder. Vatandaşlıktan çıkarıldığı için gittiği ülkeden de pasaport alamamıştır. Sonunda Sofya Konsolosluğu, Agopun elindeki vatansız belgesine vize damgası atar ve her ihtimale karşı da eline, Gerekli kolaylık gösterilsin. Atatürkün özel davetlisidir" diye bir mektup verir." ( ) Bu şekilde yurda gelen Agopun soy ismi de Atatürk tarafından değiştirilerek Dilaçar soyadı verilir. Agop Martayan Dilaçar, 1979da ölene kadar TDKnın Genel Yazmanı olarak vazife yapar. Suriyede Osmanlı ordusunda yedeksubay olarak görev yapan Martayan, Osmanlı Türklerinin esirlere iyi davranmadığını iddia ediyor. Atatürkle nasıl karşılaştığını ise şöyle anlatıyor; "1. Dünya Savaşı başladığında 19 yaşındaydım ve askere çağrıldım. Önce Kafkas cephesine gönderdiler, ancak biz Ermeni askerlere güvensizlikten beni Suriye cephesine gönderdiler. Kısa süre sonra, 1915 Nisanında Büyük Tehcir başladığında bu yer değiştirmelerin nedeni anlaşılır oldu. Hepimiz şaşkındık ve sarsılmıştık. Orada esir İngiliz subayların karşılaştığı zorluk ve eziyetlere tanık oldum. Bu subaylar...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





