- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Ağrıdağı Efsanesi Özeti
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 8 KB
Eklenme Tarihi: 13-02-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Günün birinde keçe bellemesinin üzerinde bir güneş ve ağaç işlenmiş çok güzel kır bir at Ahmetin kapısının önüne gelip kapının tahtasını koklar gibi duruyordu. Atı ilk gören Sofi olmuştu. Sofi atın üzerindeki işareti bir yerden hatırlar gibiydi ve bu işaretin onlara kötülük getireceğine inanıyordu. Sofi oralardaki bütün oymakların işaretini bilirdi ama bu işareti bir türlü anımsayamamıştı. Bu arada Ahmet evin içinde çok eski olan Ağrı dağı türküsünü çalıyordu. Bu türkü Ağrı dağının bitmek bilmez öfkesini dile getiriyordu. At bu sesten çok etkilenmiş gözüküyordu oda Ahmeti dinliyordu. Sofi, Ahmet türküsünü bitirince onu yanına çağırdı ve atı gösterdi. Atı tanıyıp tanımadığını sordu. Fakat Ahmet atı tanımıyordu. Bunun üzerine Sofi atın Ahmete haktan yadigâr olduğunu söyledi ve Ahmete atı üç kere dağın aşağısına götürüp orda bırakmasını eğer at har defasında geri gelirse bu atın onun olacağını ve onun sahibi Osmanlı hükümdarı bile olsa, kellesini vermesini ama bu atı vermemesi gerektiğini söyledi. Bunu üzerine Ahmet atı dağın aşağısına götürdü ve atı orda bırakıp geri geldi ama at her seferinde geri gelmişti. Artık at Ahmetindi ve atın sahibi kim olursa olsun Ahmet atı ona veremezdi. Ahmet atı ahıra çekti ama biraz sevinçli biraz korkuluydu. Elbet bir gün atın sahibi ortaya çıkacaktı peki o zaman ne yapacaktı? Bir gün Sofi titreyerek Ahmetin yanına geldi ve atın, Beyazıt Paşası Mahmut Hanın atı olduğunu söyledi. Atı getirene beş at, elli altın vereceğini söyledi ve ekledi atı kimin evinde bulursa onun kellesini vurduracağını söyledi. Ama Ahmet atı ona vermeyeceğini atın kendisine haktan yadigâr olduğunu söyledi. Bir ay sonra Mahmut Hanın adamları Ahmete geldiler ve atı geri vermesini istediler ama Ahmet kabul etmedi ve atın artık kendisine ait olduğunu söyledi. Bunu duyan Paşa çok sinirlendi etrafındaki Kürt beylerini toplayıp Ağrıdağına atı almaya gitti. Fakat dağda Sofiden başka kimseyi bulamadı uzun süre aradıktan sonra Sofiyi alıp geri döndü ve emrindeki Kürt Beyleri, atı ve Ahmeti bulması için görevlendirdi. Paşanın üç kızı vardı. Bunlardan Gülbahar çok iyi kalpli bir kızdı diğer kardeşlerinden farklı giyinir, halkın arasında dolaşır onlarla muhabbet ederdi. Sarayda at meselesi ile en çok ilgilenen Gülbahar olmuştu. Atın macerasını zindandaki sofiden öğrendi. Sofiye her gün yemek götürüyor ve ona bir sürü soru soruyordu. Sofi bir gün Gülbahardan kaval istedi. Gülbahar, Sofinin bu isteğini hemen yerine getirdi. Sofi kavalı eline alıp Ağrı dağı türküsünü çalmaya başladı. Bu türkü Gülbaharın çok hoşuna gitmişti ve her gün gelip bu türküyü dinliyordu. Paşa, Milan Beyinin oğlunu görevlendirip Ahmeti getirmesini istedi. Milan beyi Ahmeti ikna edip onu saraya getirdi. Paşa Ahmeti görünce ondan atını istedi. Ahmet, ona atın kendisine haktan yadigâr olduğunu ve atı ona veremeyeceğini söyledi. Paşa buna çok kızdı ve Ahmeti zindana attırdı. Sofi Ahmetin yanına gelmesine çok sevindi. Zindanda Ahmet ile Sofi kucaklaştılar daha sonra Ahmet Ağrı dağının öfkesini çalmaya başladı. Gülbahar bu...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





