- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Abdüllhak Hamit Tarhan Biyografisi
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 8 KB
Eklenme Tarihi: 13-02-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : (1852 - 1937) 1 — Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937) İstanbulda doğmuştur. Tarihçi Hayrullah Efendi (?- 1866) nin oğlu, II. Mahmutun hekimbaşısı Abdülhak Mollanın torunudur. İlköğrenimini Bebekteki okullarda yapmış, bir yandan da özel ders almıştır, On yaşlarında iken ağabeysiyle birlikte Parise gitmiş, orada bir yıl kadar bir Fransız okulunda okuduktan sonra İstanbula dönmüş ve yine özel öğretmenlerden ders görmüştür. On iki on üç yaşlarında iken, Babıâli Tercüme Odasına memurlukla girmiş, bir süre sonra, İran elçiliğine tayin olunan babasıyla birlikte Tahrana gitmiş, orada Farsça öğrenmiş, babasının ölümü üzerine İstanbula dönerek Maliye mühimme, Şûrâ-yi Devlet, ve Sadaret mektebi kalemlerinde memurluk etmiştir. Bu yıllarda ilk şiirlerini ve ilk piyeslerini yazan Hamit, akrabasından Fatma Hanım ile evlenmiş (1871), birkaç yıl sonra da Paris sefareti ikinci kâtipliğine tayin olunmuştur (1876-1878). Orada Fransız edebiyatını incelemek fırsatını bulmuş ve Fransız şairlerinin etkisi altında kalmıştır. Memuriyetinin lâğvedilmesi üzerine bir süre açıkta kalmış (1878, 1881), bu dönemde Tarık, Tezer, Eşber gibi en ünlü dramlarını yazmıştır. Sonra Poti ve Golos şehbenderliklerinde bulunmuş (1881-1883), daha sonra Bombay başÂ¬şehbenderliğiyle Hindistana gönderilmiş (1884), karısı Fatma Hanımın hastalığının ağırlaşması üzerine İstanbula dönerken, Fatma Hanım Beyrutta ölmüş (1885), Hamit bu ölümün acısıyla, en ünlü şiiri olan Makberi yazmıştır. Bir yıl sonra Londra sefareti başkâtipliğine (1886), ertesi yıl da aynı sefaretin müsteşarlığına tayin olunmuş, bir ara Lahey sefirliğinde bulunmuş (1895-1897), ise de, tekrar eski görevine gönderildiği için, Meşrutiyet in ilânına kadar Londrada yaşamış (1897-1908), bu devirde Nelly Cloover adlı bir İngiliz kızıyla ikinci defa evlenmiştir (1890). İngilterede kaldığı sırada İngiliz edebiyatını yakından inceleme fırsatını bulan Hamitin Finten adlı dramında Shakespearein açık etkisi görülür. Meşrutiyet devrinde BruseXLles sefirİ olmuş (1908-1912), bu görevde çalışırken ikinci karısı Bayan Nelly ölmüştür (1911). Bnıxellede tanıştığı Bayan Luciene ile üçüncü defa evlenen Hamit, "Büyük kabine" zamanında azledilmiş (1912), sonra. Ayan Meclisi üyeliğine tayin olunmuştur (1918). Mütareke devrinde, işgal kuvvetlerinin kötülüğüne uğramaktan...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





