Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
Tarih Ödevleri
  • Atatürk Dönemi Türk Eğitim Tarihi

    Kaynakçası: Var
    Dosya Boyutu: 45 KB
    Eklenme Tarihi: 03-03-09
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK EĞİTİMİNE GENEL BİR BAKIŞ Atatürk dönemi Türk Eğitim tarihi TBMMnin kuruluşundan Atatürkün ölümüne kadar, yani 1920-1938 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemi de eğitim oluşumları, hareketleri ve inkılapları olarak ele almak zorundayız. Bu dönemi incelemeye geçmeden önce sarih bir süreç içinde oluşur felsefesinden yola çıkarak, bu dönemi hazırlayan etmenleri incelemeliyiz. Gerek Osmanlıların istemeleri gerek Batı ülkelerinin zorlamaları ve gerekse Avrupadaki çalkantılardan dolayı, Osmanlı Devletine sığınan Batılı subayların çalışmalarıyla Osmanlılar önce askeri alandan başlayarak geleneksel doğu sistemini terk etmeye başladılar. (Ergün, 1997) Bu çalışmalar sonucunda Osmanlı Devletinde Tanzimat, I. Ve II. Meşrutiyet hareketleri meydana geldi. Bu aşamalardan sonra "Cumhuriyet" yönetim biçimine karar verilerek eğitim sistemi de ona göre şekillendi. Daha sonra 1924de çözümlenecek tartışmalar neticesinde Hamdullah Suphi Beyin başkanlığında, içlerinde Necati Beyin bulunduğu 12 kişilik "Maarif Encümeni" kuruluyor. 1920 yılında TBMMnin ilk Maarif Vekilliğine Rıza Nur Bey, Meclisçe seçiliyor. İstanbul da "Maarif Umumiye Nezareti" Ankarada öğretmenleri kendi yanına çekmek isteyen "Maari Vekaleti" kuruluyor. Kurtuluş Savaşı döneminin en önemli sorunlarından biri de ilköğretim ve özel idarelerden maaş alan öğretmenlerin maaşı sorunuydu. Öğretmenlerin maaşı her vilayetin "Muhasebe-i Hususiye" adlı özel bütçesinden verilirdi. İdare-i Hususiye-i Vilayet Kanununa göre her vilayetin tahsildarları halktan vergi toplarlar ve kendi sınırları içinde çalışan memurlara maaş verirlerdi. (Ergün, 1997) Bunun dışında "Hisse-i Maarif" denilen ilkokul, öğretmen okulu ve idadi öğretmenlerinin maaşları verilirdi. Savaş dönemi maaşını alamayan öğretmenler türlü fedakarlıklar yapması da bir sonuç vermeyince, Mecliste bir açıklama yapan Rıza Nur Bey, bu sorunun bütçe yetersizliği ve özel idare memurlarının kastinden olduğunu ve bu maaşları vermeyen memurların belirlenip Bakanlığa bildirilmesini istemiş ve sekiz maddelik yasa tasarısı hazırlamıştır. Bu dönemdeki bir diğer önemli sorun ise 1920 Aralıkında, sultanilerin lağvedilip yerine idadilerin kurulmasıdır. Bu da orta öğretim sürecinin iki yıl kısaltılıp kısaltılmaması sorunudur. Hamdullah Suphi Bey eğitim politikasında bazı değişiklikler yaparak bazı yüksek okulların ve sultanilerin dışından bütün ilk ve orta öğretimin amacının "işçi" yetiştirmek olduğunu belirtiyordu. Ve bu dönemdeki en önemli etkinlik 1921 Maarif Kongresi olmuştur. 1921 MAARİF KONGRESİ VE ÖNEMİ NEDİR? 14 temmuz 1921de Ankarada toplanan Maarif Kongresi yurdun her tarafından gelen 250den fazla erkek ve kadın öğretmeni bir araya getirmiştir. Kongreyi Mustafa Kemal cepheden gelerek açmış ve çok önemli bir açış konuşması yapmıştır. Ayrıca öğretmenlerin teker teker elini sıkmıştır. (Akyüz, 1997) Mustafa Kemalin kongreye açtığı ünlü açış konuşmasından bazı önemli bölümleri şunlardır: Mustafa Kemal Kongreden "Türkiyenin milli maarifini kurmasını" ister ve "milli maarifi" açıklar: "şimdiye kadar takip olunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerileme tarihinde en önemli bir etken olduğu kanaatindeyim. Onun için bir milli terbiye programından bahsederken, eski devrin batıl inançlarından ve doğuştan sahip olduğumuz özelliklere hiç ilgisi olmayan yabancı fikirlerden Doğudan ve Batıdan gelebilen tüm etkilerden tamamen uzak, milli ve tarihi özelliğimize uyumlu bir kültür anlıyorum" demiştir. Bu konuşmasıyla öğretmenlerin gelecekteki kurtuluşlarımız olduğu vurgulanırken, ele alınan başlıca konular ise ilkokul ve orta öğretim programları ve köy öğretmeni yetiştirilmesidir. Köy öğretmeni yetiştirilmesi problemini derinlemesine incelemeye çalıştığımızda; Köye göre öğretmen yetiştirmenin köy eğitiminin gelişimi ve buna paralel olarak ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınması bakımından önemli, Cumhuriyetin ilanından sonra da sık sık ele alınmıştır. Nitekim İkdam gazetesi başyazarı Ahmed Cevdet 1924te, bu noktaya temas ederek, köy öğretmeni yetiştirme meselesinin acilen ciddi bir şekilde ele alınmasını isteyecekti. (Ahmed Cevdet "Köy Mektepleri Muallimliği" İkdam, 14 Ağustos 1924) buna istinaden Ali Haydar (Taner) köy öğretmen okulları kurulmasını teklif etmiştir. 1925 yılında Türkiyeye gelen Almanya Ticaret ve Sanayi Bakanlığı müşaviri Dr. Alfred Künhe ise; MaarifVekaletine sunduğu raporda ayrı köy öğretmen okulları kurulmasına gerek görmeyerek mevcut ilk öğretmen okullarında Ziraat eğitim ve öğretimine daha fazla önem verilmesini yeterli görüyordu. (Öztürk, 1996) 1926 yılından itibaren Mustafa Necati Beyin önderliğinde çalışmalar başlatılsa da onun ölümüyle son bulmuştur. Kurtuluş Savaşı döneminde azınlık ve yabancı okulların durumuna baktığımızda ise, yalnızca Aydın ve Bursa illerinde 652 Rum okulu ve 91568 öğrenci bulunduğunu iddia etmekle beraber, Yunanlılar o yıllarda Anadoludaki tüm okulların sayısının 2228, öğrenci sayısını 187577, öğretmen sayısını da 4930 olarak gösterirler. Bu verilerden de çıkarabileceğimiz sonuç; Rum ve Yunanlıların Türklerin kendilerine tanıdığı eğitim ve öğretim hakkını, Türkiyeye karşı propaganda amacıyla kullanmıştır. Rakamlar abartılı olmasına rağmen o yıllarda Anadoluda çok sayıda Rum okulu ve öğretmeni bulunuyordu. Bu dönemdeki en önemli unsur, Kurtuluş Savaşının kazanılması için halkın eğitilmesi gerekiyordu. TBMM hükümeti, öğretmenlere, aydınlara, bazı isyan bölgelerinde, isyancıları doğru yola getirmek için...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21547
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.