- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov Kitap İncelemesi
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 8 KB
Eklenme Tarihi: 20-04-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Romanın vakası Kazak boylarında geçer. Bir kazak Türkü olan Yedigeyin ekim devriminden sonra sosyal karışıklık ve belirsizlik yüzünden bir yere tutunmak ihtiyacı ile Kumbel istasyonuna tanıştığı Kazangap vesilesiyle Sarı-Özek bozkırlarındaki Boranlı istasyonuna yerleşmiştir. Yedigey, 1944 de savaşta sakatlanınca kızıl saçlı, sevimli ve güler yüzlü doktor ona : "Savaş bitmek üzere. Aklına kötü bir şey gelmesin. Bir an önce memleketine dön. Bir yıl içinde eski gücüne kavuşursun."demişti. Yollar, trenler, istasyonlar ana baba günüydü. Aral Gölü kenarındaki Cangeldiye geldiğinde dar sokakları, ayağına yapışan çamurları ile Cangeldiyi hepten ıssızlaşmış bulmuştu. Savaş erkekleri adeta silmişti. Açlıktan ölmemek için herkes hayvan çiftliklerine dağılmıştı. Balıkçılıkla geçinen köyde Arala açılacak erkek kalmamıştı. Evde onu bekleyen birini bulan Yedigey işe yaramaz bir durumda olmaktan söylenip duruyordu. Görünüşte sağlam biri olarak görünüyordu. Amam güçsüz beyni zonklayan ayakta zor duran bir hali vardı. Eşi Ukubalanın yakınları onu bozkıra çağırmışlardı. Şimdilik otlaklarda otlayan hayvanları gözetlerdi. Eğer iyileşirse belki hayvancılık yapardı. Gururlu bir kişi olan Yedigey ailesine yük olmamak için demir yollarında çalışmaya koyulur. Demir yollarında çalışa çalışa, istasyon istasyon savrula savrula Kumbel istasyonuna gelir. Kumbel demir yollarının kavşak noktasında olan bir istasyondur. Trenlerin kullandığı yakıt burda depo edilir. Yedigey ve eşi Ukubala vagonlardan boşaltılan kömürleri el arabasıyla depoya taşıyorlardı. Bir gün istasyona devesiyle bir Kazak Türkü geldi. Devesini bozkıra salıp, eline boş bir çuval alsı, onlara yönelerek devesine göz kulak olmalarını istedi. Geri dönünce devesine baktıkları için teşekkür etmek maksadıyla yanlarına geldi. Yedigey ve eşi Ukubala Kazangapın davetini kabul edip Boranlıya gittiler. ROMANDA ZAMAN Romanda anlatılan bir günün hikâyesidir. Ard zamanlı bir anlatım tekniğiyle Yedigey-Kazangap ve Sarı-Özek bozkırlarının hikâyesi 24 saatlik bir süre içinde yüzyılın hikayesine dönüşür. Yedigey Kazangapın ölümüyle Sarı-Özekin...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





