- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Çalıkuşu Romanı İnceleme Çalışması
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 13 KB
Eklenme Tarihi: 21-04-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : 1. BÖLÜM Kitabın Adı: Çalıkuşu Yazarı: Reşat Nuri Güntekin Kanuni Sahibi: Hadiye Güntekin Basım Tarihi: 1982 Basım Yeri: İnkılâp ve Aka Basımevi İstanbul Basımı: 27. Baskı Sayfa Sayısı: 400 Ebatları: 13,5 X 19,5 cm. Yazarın Edebi Kişiliği Ve Eserleri: Reşat Nuri Güntekin iyi bir roman, hikâye ve tiyatro yazarıdır. Yüze yakın eseri vardır, eserlerinde sade ve akıcı bir dil kullanmıştır. Anadoluyu gezmiş ve halkın geleceğiyle ilgili yararlı mesajlar vermiştir. Bazı Eserleri: Çalıkuşu, Dudaktan Kalbe, Yaprak Dökümü, Kan Davası, Acımak, Kızılcık Dalları, Anadolu Notları Bazı Tiyatro Eserleri: Hançer, Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Balıkesir Muhasebecisi, Hülleci, Bir Köy Öğretmeni, Eski Şarkı Bazı Tercümeleri: Hz. Muhammedin Hayatı, Kahramanlar, Don Kişot, Yabancı, Atlı Adam, Hakikat, İtiraflar, Evham 2. BÖLÜM Yer: Hikâye özellikle İstanbul, Tekirdağ, İzmir ve ismi verilmeyen birkaç Anadolu köyünde geçiyor. Zaman: Romanda tarihten bahsedilmemiş. Romanın dili ve anlatım özellikleri: Roman genellikle sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış. Romanda eski Türkçeden de kelimeler kullanılmış ama bu yinede romanın sadeliğini büyük ölçüde etkilemiyor. Romanın ilk kısımları Feridenin tuttuğu günlükten oluşuyor. Buda romana hem farklı bir hava veriyor, hem de günlük yazısının kendisine has olan içtenlik, samimiyet, gerçekçilik, dilin sadeliği hususlarını romanı has kılıyor. Romanda ayrıca doğa güzelliklerinin yapıldığı betimlemelere de yer verilmiştir. Roman Mehmet Raufun "Eylül" romanındaki kahramanlarının yoğun psikolojik değerlendirmesi kadar olmasa da Feridenin ruhsal durumundan da söz ediliyor. Feridenin öğretmenliği nedeniyle oradan oraya gitmesi, böylelikle birçok yeri gezip görmesi ve gezdiği yerlerden söz etmesi nedeniyle gezi yazıları ve macera türündeki yazılarla yakın özelliklerle arz etmektedir. Kişilerin Ruhi ve Fiziksel Portresi: Hikâyenin ana kahramanları şunlardır: Feride: Ela gözlü, çok kişinin hayran olduğu güzellikte, yaramaz bir genç kız. Kâmuran: Sarışın kıvırcık saçlı, mavi gözlü, nazik ve kibar bir genç. Doktor Hayrullah: Mavi gözlü, şirin bir çehreye sahip, iri yapılı, iyi kalpli ihtiyar bir askeri doktor. Munise: Sarışın, sütbeyaz tenli bir köy çocuğudur. Müjgan: Feride ve Kamuranın çok yakın dostu ve aynı zamanda teyzekızı. ÖZET: 400 sayfalık bu kitabın ilk 350 sayfasına Feridenin Anadoludaki maceraları sırasında yazdığı günlüğü koyulmuş, önce bu günlükte geçenlerden bahsedelim: Feridenin babası Nizamettin adında bir süvari binbaşısı imiş, annesiyle evlendiğinde Diyarbakıra göndermişler, Diyarbakırdan Musula oradan Bağdata oradan Karbelaya geçmiş sürekli yer değiştirir, bir gittiği yerde iki sene üst üste kalmazmış. Feride iki buçuk yaşlarında iken Musul dalarmış yaz çok sert geçtiğinden babası annesi ve Ferideyi Musulda bir köye göndermiş. Feridenin annesi Güzide adında hasta bir kadınmış. O kadar hastaymış ki Ferideyle ilgilenemiyormuş bile, bu yüzden Ferideyi bebeğini kaybetmiş, Fatma adında bir Arap kadına vermişler. Feride dört yaşına kadar dadısının yanında kalmış, dört yaşındayken Fatma dadısı evlenip gidince çok ağlamış, onun acısını babasının sakat bir süvari neferi unutturmuş Ferideye o bakmış. Babası, annesinin ölmeden önce ailesini görmesini istiyormuş bu yüzden İstanbula yola çıkmışlar fakat İstanbula yetişemeden Beyrutta Feridenin annesi vefat etmiş. Babası Feridenin İstanbuldaki teyzesinden ve büyükannesinden çekindiği için kendi İstanbula gitmemiş ve Ferideyi nefer Hüseyin ile İstanbula yollamış. Feride dokuz yaşında büyükannesini kaybedinceye kadar büyükannesiyle kalmış. Büyükannesi vefat ettiğinde babası da tesadüfen İstanbuldaymış, babasını bu sefer Trablustan Arnavutluka kaldırmışlar babası Feridenin İstanbuldaki teyzesinden çekindiği için onu bir Fransız yatılı okulu olan Sör Mektebine göndermiş. Feride bu okulda on sene okumuş. Feride çok yaramaz bir çocukmuş okulun bahçesinde...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





