Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
Edebiyat Ödevleri
  • Şu Çılgın Türkler Kitap İncelemesi

    Kaynakçası: Yok
    Dosya Boyutu: 35 KB
    Eklenme Tarihi: 15-05-09
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : "Şu Çılgın Türkler" adlı, bana ve her halde tüm Türklere göre muhteşem olan eser hakkında birkaç açıklama daha yapmak ve zaten kolay olan anlaşılmasını daha da kolay şekle sokmak, fonu meydana getiren zaman ve zemini bir kere daha anlatmak isterim. Niye 4 bölüm ? Aslında bu harika yazılmış, gerçek tarihi olayların arasına serpiştirilmiş, örnekleri bol miktarda gerçek hayatta yer almış olan kurgu kişiler ve olaylarla süslenmiş romanı, sadece iki ana unsur ile tanıtacaktım: denizle ilgili konular olan İstanbuldan Anadoluya geçişin bir yolu ve Rüsumat IV ün Ordu macerası. Ancak roman okundukça daha çok sardı, pek çoğunu bildiğim olaylar yine önümde canlandı, yazıma karada yapılanlardan da bir bölüm eklemek istedim. Böylece bazı kişisel fedakârlıkların anlatıldığı örneklerin peşine bazı açıklamaları da ekleyince 3. ve 4. bölüm oluştular. Aslında tanıtımı, yayınevinin de istediği gibi makul ölçülerde, olabildiğince daha kısa tutmak amacındaydım, daha kısa planlıyordum. Ama roman o kadar harika ki, bence "makul" denebilecek ölçü bu. Daha kısa alıntılar, bütünlüğü bozar, bu ülkeyi ve devletimizi bize verenlere de saygısızlık olur. Kitabın tamamı, kendi dipnotlarıyla beraber 748 sayfa, burada ele alınamayan daha pek çok ilginç olay, gururlandırıcı sahne ve inanılmaz başka hadiseler var. Örneğin kimlerin hangi bayrağı nerede ve nasıl saygıyla selamladıklarını öğrenmek için kitabın tamamını okumanız gerekiyor. Dönem ve ortamlar : Eser, değişik ve artarda gelen günleri ele almaktadır. Dönem olarak söylemek gerekirse, öncelikle ve özet olarak I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Mücadelemizin ilk bölümünden (28.06.1914-01.04.1921) başlamaktadır. Daha detaylı olarak Kütahya-Eskişehir Savaşının hazırlığı ve Savaş dönemini (01.04.1921-24.07.1921), Sakarya Savaşına hazırlık ve Savaşı (25.07.1921-13.09.1921), Türk Büyük Taarruzuna Hazırlık ve Taarruzu ve sonrasını (14.09.1921-27.10.1922) ele almaktadır. Hemen tamamı belgelere ve anılara dayalı olaylar, Yunan Ordusu, Türk Ordusu, İngiltere Yönetimi, Yunanistan Yönetimi, İstanbul Yönetimi, Ankara Yönetimi, Bazı Türk İlleri ve Arazileri olarak özetlenebilecek ortamlarda geçmektedir. Kişilerin büyük çoğunluğu gerçek kişilerdir, konuşmaların ve olayların çoğunluğu kaydedilmiş ve aktarılmış gerçek konuşmalardır Anlatılan dönemlerde İstanbuldan Anadoluya silah kaçırma, asker ve sivil kişilerin kaçmaları yoluna girmiş, çetelerin faaliyetleri bitmiş, düzenli ordu teşkili başlamıştır. Bunlar da romanda ele alınıp kısa veya uzun anlatılmıştır. Rütbesiz Bir Komutan : Mustafa Kemal Paşa, kongre yapmak ve Kurtuluşu şekillendirmek üzere, Erzurum a gelişinden 5 gün sonra, 8/9 Temmuz 1919da, "Sine-i millette bir ferd-i mücahit (milletin bağrında bir mücahit kişi) olarak çalışmak üzere" çok sevdiği askerlik mesleğinden ve görevinden istifa eder. Artık milletin bir bireyi olarak; milletten kuvvet, kudret ve ilham alarak tarihi görevine devam edecektir. Yani artık bir rütbesi, bir askerlik sıfatı bulunmamaktadır. Daha sonra, 23 Nisan 1920 de TBMM Başkanı seçilecek ve sadece bu sıfatı olacaktır. Hâlbuki dost ve düşmanın kabul ettiği gibi, Kurtuluşu planlayan ve yürüten güç Odur. Rütbesi olmayan Mustafa Kemale, orduyu tam yetkiyle idare etmek ve geliştirmek üzere, sonradan uzatılan 3 aylık bir dönem için, 5 Ağustos 1921 günlü TBMM gizli birleşiminde, Meclis yetkilerini kullanması kaydıyla, Başkomutanlık yetkisi verildi. Hatta Başkomutanın seçilmesi ve Tekâlif-i Milliyeye gidişini Sayın Özakman şu satırlarla anlatıyor: MECLİSin iki gündür içine kapanması, Ankara esnaf ve zanaatkârlarını huzursuz etmişti. Seğmen havalı bir esnaf, ertesi sabah, Merkez Kıraathanesine girdi. Her zamanki masalarda yine bazı milletvekilleri vardı. "Beyler.." dedi, "..iki gündür kendi aranızda konuşuyorsunuz. Bir de milletle konuşsanız.." Milletvekilleri bakıştılar. Sahi, Meclise kapanıp milleti unutmuşlardı. "Arkadaşlarla toplandık, sizi bekliyoruz. Buyurun, birlikte gidelim." Çıkrıkçılar yokuşundan Samanpazarına yürüdüler, oradan kale önüne çıkan daracık yola saptılar. Yokuşun iki yanında küçük, gösterişsiz nalbur, hırdavat, urgan dükkânları vardı. Kale önüne çıkınca, seğmen, milletvekillerine yol göstererek bir zahireciye girdi. Tavanı atkılı, bölmeleri zahire dolu geniş dükkânda yirmiden fazla Ankaralı esnaf ve köylü toplanmıştı. Komşu esnaflar da koşup geldi. Yuvarlak yüzlü, gür bıyıklı bir Ankaralı öne çıktı: "Hoş geldiniz !" "Hoş bulduk !" "Kulağımıza gelenlere göre, Meclis, M. Kemal Paşanın başkomutan olmasını istiyormuş ama Paşa kabul etmiyormuş. Demek ki ümit yok !" Süleyman Sırrı Bey irkildi: "Hayır. Paşa daha konuşmadı. Bizleri dinliyor." "Öyleyse Paşaya söyleyin, millet malıyla, canıyla arkasındadır. Başkomutanlığı kabul etsin. Bu dükkan benimdir. Ne varsa hepsini orduya helal ediyorum: ! Biri, "Ben de !" dedi. Öteki esnaflar da katıldılar : "Bizimkiler de helal olsun !" Bıyıkları sigaradan sararmış bir köylü, "Biz yakın köylerdeniz.." dedi, "..hepimiz adına söylüyorum, neyimiz varsa ordunun ayağına sermeye hazırız.. Yeter ki şu gelen kara belayı durdursun !" Üç ay süreyle Başkomutan seçilen ve Meclisin yetkilerini kullanması kabul edilen Mustafa Kemal, milletin maddi kaynaklarını savaşın emrine verebilmek için çıkardığı 10 maddelik Tekâlif-i Milliye (Milli Yükümlülük) emirlerinin altıncısını 7 Ağustosta yayımladı: 1. Satın almalar için en büyük mülki amirin başkanlığında her ilçe merkezinde ücretsiz olarak çalışacak komisyonlar kurulacak; komisyonlar, ambarları sayarak rapor tutacak, 2. Her ev, birer takım çamaşır, bir çift çarık ve çorap verecek, çok yoksul olanların bu yükümlülüğünü de zenginler karşılayacak, 3. Asker elbisesi yapmaya yarayan bez ve kumaşların ve ayakkabı malzemesinin ve 4. Yiyecek maddelerinin yüzde 40ına el konacak, 5. Ulaştırma araçlarına sahip olanlar her ay askeri araç-gereçleri 100 km. öteye taşıyacaklar, 6. Terk edilmiş mallara el konacak, Bu emirlere uymayanlar, vatan ihaneti suçuyla İstiklal Mahkemelerinde yargılanacaklar. 8 Ağustosta ise 4 maddeyi daha yayımladı: 1) Halk, elinde bulunan, savaşa yararlı bütün silah ve cephaneyi, savaştan sonra geri almak üzere üç gün içinde hükümete teslim edecek, 2) Benzin, vakum, gres yağı, vazelin, otomobil lastiği, tutkal, telefon makinesi, kablo, tel gibi maddelerin yüzde kırkına el konacak, 3) Demirci, marangoz, dökümcü ve kılıç, mızrak yapabilecek ustaların adları, sayıları, durumları saptanacak, 4) Halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabaları ile kağnı arabalarının bütün donatımı ve hayvanları ile birlikte, binek hayvanları, yük hayvanları, deve ve eşeklerin yüzde 20sine el konacak. İşte bu "topyekûn harp"ti. Millet her şeyini seferber ediyordu. Ordu kuruluyor ve geliştiriliyordu. Bir Millet, varlığı ve hürriyeti için her şeyini ortaya koyuyordu. Ben dâhil, Türk ulusunun fertleri, Atatürk hayranları, taraflı konuşabiliriz. Onun için sözü bir yabancıya, "Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu" adlı ünlü kitabın yazarı, hem de...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21547
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.