- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Bir İşin Ticari İş Sayılmasının Sonuçlan
Kaynakçası: Var
Dosya Boyutu: 14 KB
Eklenme Tarihi: 26-11-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : a - Ticari Hükümlere Tabi Olma Ticari işlere ticari hükümler uygulanır. TTK. m. 1 ve 2de ticari işlere ticari hükümlerin uygulanacağı ve bu hükümlerin uygulanma sırası belirlenmiştir. Aşağıda bu konu ayrıca incelenecektir. b - Ticari İşlerde Müteselsil Sorumluluk (Ticari İşlerde Teselsül Karinesi) İki veya daha fazla kimse, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari mahiyeti haiz bir iş dolayısıyla diğer bir kimseye karşı müştereken borç altına girerlerse mukavelede aksi kararlaştırılmış olmadıkça müteselsilen sorumlu olurlar.Ticari borçlara kefalet halinde gerek asıl borçlu ile kefil ve gerek kefiller arasındaki münasebetlerde dahi hüküm böyledir (TTK. m. 7). Müteselsil sorumluluk bölünebilen bir borçtan kanun veya sözleşme gereği birden fazla şahsın birlikte sorumlu olduğu ve içlerinden birinin borcu ifası halinde diğerlerinin de borçtan kurtulduğu birlikte borçluluk halidir. Adi işlerde müteselsil borçluluk ya kanundan ya da sözleşmeden doğar. Aynı şekilde adi işlerle ilgili kefalet sözleşmelerinde birden fazla kimsenin kefil olması halinde müteselsil kefaletin doğması için açıkça sözleşmede hüküm bulunması gerekir. TTK. m. 7 bu iki kurala ticari işler bakımından istisna getirmiştir. Böylece ticari işler bakımından birden fazla kimse borçlanıyorsa bunların müteselsil borçlu olduğu, birden fazla kişi kefil oluyorsa bunların müteselsil kefil oldukları yönünde bir karine kabul edilmiştir. Müteselsil borçluluk ve müteselsil kefaletin pratik yararı alacaklının borçlular, kefiller ya da borçlu ile kefil arasında bir sıra gözetmeksizin borcun tamamı için dilediğine başvurabilmesidir. Oysa adi kefalette alacaklı önce asıl borçluyu takip eder, ondan alacağını tahsil edemediği takdirde kefile başvurabilir. Ticari islerde müteselsil borçluluk ve müteselsil kefalet esas ise de sözleşme ile bunun aksinin kararlaştırılması mümkündür. Bunun için birlikte borçlanan ya da kefil olan kimselerin, borçtan müteselsilen sorumlu olmayacakları ya da müteselsil kefil olmadıkları açıkça sözleşmede belirtilmelidir. c - Ticari İşlerde Faiz aa - Faiz Kavramı Faiz, para alacağının süreye bağlı olarak işleyen semeresidir. Diğer bir ifadeyle başkası tarafından kullanılan bir miktar paraya kullanma süresi ve kullanılan paranın miktarıyla orantılı olarak ödenmesi gereken ilave paradır. Faizle ilgili temel hükümler BK, TTK, Bankalar Kanunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun, Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun ve T.C. Merkez Bankası Kanununda yer almaktadır. Bunlar dışında vergi kanunları ve ceza kanunları, Bakanlar Kurulu Kararları, yönetmelikler ve tebliğler gibi düzenlemelerde faize ilişkin hükümler yer almaktadır. Aşağıda faizle ilgili temel bilgiler ile ticari işlerde faize ilişkin hükümler ana hatlarıyla incelenecektir. bb - Faizin Türleri Faizi çeşitli bakımlardan tasnif etmek mümkündür. En fazla kullanılan ayırım kapital (resül mal- ana para ) faizi - temerrüt (gecikme) faizi ayırımıdır. Kapital faizi para borcunun vadesine kadar işleyen faizdir. Paranın alacaklısına, parayı kullanma imkanından mahrum kalması karşılığında ödenen bir miktar paradır. Temerrüt faizi ise para borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle ödenecek faizdir. Genellik kapital faizi vadeye kadar temerrüt faizi vadeden sonra işler Kapital faizinin oranı genellikle taraflar arasında yapılan karz veya kredi sözleşmelerinde karşılıklı anlaşmayla belirlenir. Temerrüt faizi oranı da paranın vadesinde ödenmeme ihtimali düşünülerek önceden kararlaştırılabilir. Faiz, oranının kanun veya sözleşmeyle belirlenmesine kanuni faiz - akdi faiz olmak üzere ikiye ayrılır. Kanuni faiz oranı kanun tarafından belirlenen kapital faizi veya temerrüt tarzıdır. Akdi faiz ise oranı sözleşmeyle kararlaştırılan kapital veya temerrüt faizini ifade eder. Hesaplanma şekli dikkate alınmak suretiyle faiz, basit faiz-bileşik (mürekkep) faiz olmak üzere ikiye ayrılır. Basit faiz, belirli bir miktar para alacağına belirli bir süre için faiz oranı dikkate alınarak faiz işletilmesi ve hesaplanmasıdır. Bileşik faiz ise ana para için işleyen faizin belirli dönemler sonunda ana paraya eklenmek suretiyle tekrar faiz işletilmesidir, ikisi arasındaki kritik fark, basit faizde süre boyunca yalnızca ana paraya faiz işletilmesi, faiz hesabıyla ana para hesabının ayrı tutulmasıdır. Bileşik faizde ise belirli hesap dönemleri sonunda işlemiş faizin ana paraya eklenerek, yeni dönemde tamamının ana para olarak kabul edilerek yeniden faiz hesaplanmasıdır. Faizin diğer bir türü tazminat faizidir. Tazminat faizi haksız fiil sonucunda ortaya çıkan para alacağı şeklindeki tazminata zararın gerçekleştiği tarihten itibaren yürütülen faizdir.Tazminat faizinin temerrüt faizi mi yoksa kapital faizi mi olduğu tartışmalıdır. Bir görüşe göre, haksız fiilden doğan para alacakları için tazminatın haksız fiil tarihinde miktarı kesin olarak belli değildir. Temerrüt faizi için borçluya ihtar çekilmesi gerekir. Bu bakımdan haksız fiil için işletilecek faizi temerrüt faizi olarak kabul etmek mümkün değildir. Kapital faizi olarak düşünmek ve ona göre faiz hesaplamak gerekir. Bizim de katıldığımız diğer görüşe göre ise haksız fiilden doğan para borçlarında borçlu, olayın meydana geldiği andan itibaren ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüt halindedir. Çünkü kusurlu olan temerrüt halinde kabul edilir. Tazminat faizi temerrüt faizinin haksız fiilden doğan para borçları alanındaki uygulamasıdır. cc - Faizin Niteliği Faiz alacağı ana paraya bağlı bir feri haktır. Kural olarak, asıl borç ödeme veya başka bir sebeple ortadan kalkarsa faiz alacağı da sona erer (BK. m. 113/I). Önceden işleyen faizleri talep hakkı açıkça saklı tutulur veya halın icabından saklı tutulduğu anlaşılırsa faizler ayrıca istenebilir (BK. m. 113/II) Alacaklı anapara için makbuz vermiş ise faizleri de tahsil etmiş sayılır (BK. m. 88). Asıl alacak zamanaşımına uğrarsa faiz ve sair feri alacaklar hakkında da zamanaşımı gerçekleşmiş sayılır (BK. m. 131). Alacağın temlikinde aksi kararlaştırılmadıkça rüçhan hakları ve diğer müteferri haklar ile gecikmiş faizler asıl alacakla birlikte temlik edilmiş sayılır (BK. m. 168). Bütün bu hükümler faizin, kural olarak ana paraya bağlı ve onun akıbetine tabi olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte açıkça aksine anlaşma yapmak suretiyle faizi ana paradan ayırmak mümkündür. dd - Adi ve Ticari İşlerde Faiz Oranı Adi ve ticari işlerde faiz oranı serbestçe kararlaştırılabilir (TTK. m. 8/I). Ticari işlerde faiz oranını belirleme konusunda tarafların serbest olduğu kanunda açıkça belirtilmiştir. Adi işlerde ise faiz oranını sınırlayan herhangi bir hüküm yoktur. Bu bakımdan faiz oranım serbestçe belirleme bakımından adi ve ticari işler bakımından bir fark söz konusu değildir. Adi VP ticari işlerde faiz oranlarım serbestçe belirleme imkanı hem kapital faizi hem temerrüt faizi bakımından geçerlidir Bankaların bankacılık işlemlerinde uygulayacakları en fazla faiz miktar veya oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulu kredi ve mevduat faizi oranlarını serbest bırakmıştır. Gerek ticari gerek adi işlerde temerrüt faizi oram sözleşmede kararlaştırılmamış ve akdi kapital faizi oram kanuni faiz oranından yüksekse, temerrüt faizi akdi kapital faizi oranından az olamaz (3095 Sayılı Kanım m. 2/son). Kapital faizi konusunda taraflar arasında bir oran belirlenmemiş ise kanuni faiz oranı devreye girer. 3095 Sayılı kanunun kanuni faiz oranlarını belirleyen 1 ve 2. maddeleri Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildikten sonra 4489 sayılı kanun ile yeniden...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





