- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Gerçek Kişilerde Tacir Sıfatı
Kaynakçası: Var
Dosya Boyutu: 11 KB
Eklenme Tarihi: 29-11-09
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : TTK. m. 14-16da tacir olan, tacir sayılan ve tacir gibi sorumlu olan gerçek kişiler belirlenmiştir. Aşağıda tacir olan, tacir sayılan ve tacir gibi sorumlu olan gerçek kişiler kısaca incelenecektir. 1 - Tacir Olanlar Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir (TTK/I). Ticari faaliyetleri düzenleme bakımından ticari işletme esasını kabul eden TTK, gerçek kişilerde tacir sıfatının belirlenmesi bakımından da ticari işletme kavramından hareket etmiştir. Gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması için, bir ticari işletmeyi kendi adına işletme kriteri dışında herhangi bir ehliyet şartı ya da ticaret siciline veya ticaret odasına kayıt zorunluluğu gibi şekli esaslar aranmamıştır. Buna göre bir kimsenin tacir sıfatı kazanabilmesi için gerekli şartlar iki tanedir: 1 - Bir ticari isletmenin mevcut olması. 2 -Ticari işletmenin (kısmen dahi olsa) kendi adına işletilmesi. a - Bir Ticari İşletmenin Bulunması Kazanç amacı güden, devamlılık, bağımsızlık ve esnaf işletmesinin hacmini aşma özelliklerini birlikte taşıyan ticarethane, fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer müesseselerden birinin mevcut olması gerekir. Ticari işletme sayılmayan bir işletmenin işletilmesi halinde bunu işleten kimseye tacir değil esnaf denir (TTK. m. 17). b - Ticari İşletmenin Kendi Adına İşletilmesi aa - Bir kimsenin tacir sıfatı kazanabilmesi için ticari işletmenin kendi adına işletilmesi de gerekir. Kendi adına işletme kişinin müşteri çevresiyle ilişkiye girerek ticari işletmeyi ilgilendiren faaliyetleri gerçekleştirmesi demektir. Kendi adına işletme kavramı bizzat tacir tarafından işletilmeyi ifa.de ettiği gibi ticari mümessil veya, ticari vekil gibi tacir yardımcıları tarafından tacir adına işletmeyi de içerir. Bu durumlarda işletmeyle bizzat meşgul olan temsilci değil, işletmenin maliki olan ve ticari işletme kendi adına işletilen kimse tacir sıfatı taşır. Tacir sıfatının kazanılması bakımından hem bizzat işletme sahibi tarafından işletilmeyi hem de kendi adına başkaları tarafından işletilmeyi kapsayacak şekilde "kendi adına işletme" kriteri kabul edilmiştir. Ticari işletmenin sahihi tek ise kendisi adi ortaklık şeklinde bir ticari işletme işletiliyorsa bütün ortaklar tacir sıfatı kazanır. TTK. m. 14/I de adi ortaklık şeklinde ticari işletme işletilmesini ifade etmek üzere "kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimse" ibaresi kullanılmıştır. Doktrinde, bu ibarenin kullanılmaması gerektiği, bunun yerine "kendi adına veya adi şirket adına işleten kimse" ibaresine yer verilmesinin daha doğru olacağı isabetli olarak belirtilmektedir. Adi ortaklı şeklinde işletilen ticari işletmede, işletme nasıl yönetilirse yönetilsin bütün ortaklar tacir sayılır. Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği olduğu için tacir sıfatı da şirkete aittir. Ticari işletme işleten ticaret şirketlerinde ortaklar bu sebeple tacir sıfatı taşımazlar. Gerçek kişilerin tacir sıfatını kazanması bakımından "adına işletme" esası önemlidir. İşletme kimin adına işletiliyorsa o tacir sayılır. Buna karşılık işletmenin, kimin hesabına işletildiği önemli değildir. Bu bakımdan hususi (gizli) şirket diye bilinen adi şirket tipinde, aktif olarak ticari işletmeyi işleten kimse tacir sayılır. Gizli ortak, işletme kısmen kendi hesabına işletiliyor olmasına rağmen tacir sayılmaz. Çünkü ticari işletme yalnızca görünürdeki ortak adına işletilmektedir. bb - Küçük ve kısıtlılar bir ticari işletmeye sahip olabilirler. Ancak bunlar ticari işletmeyi kendi başına işletemezler. Diğer hukuki muamelelerde olduğu gibi, bunlara ait ticari işletmeler veli ya da vasileri tarafından işletilecektir. Küçük veya kısıtlıya ait ticari işletmeyi bunlar adına işleten veli veya vasi tacir sayılmaz. Tacir sıfatı kendi adına ticari işletme işletilen küçük veya kısıtlıya aittir (TTK. m. 15). Buna bağlı olarak, tacir olmanın hüküm ve sonuçları çoğunlukla küçük veya kısıtlı bakımından geçerli olacaktır. Ancak, bir ticari işletme işletmeye bağlanan cezai sonuçlar bakımından küçük veya kısıtlı değil, kanuni temsilci muhatap kabul edilmektedir. Doktrinde yalnızca kendisine veli ya da vasi atanmış küçük veya kısıtlıların bir ticari işletme işletmesi halinde tacir sayılacağı, buna karşılık kanuni mümessili bulunmayan ve her nasılsa bir ticari işletme işleten küçük ve kısıtlıların tacir sayılmaması gerektiği belirtilmektedir. Bu görüşe göre, kanuni mümessili bulunmayan küçük veya kısıtlının yaptığı işlemler kendisini bağlamayacaktır. Bu görüş eleştirilebilir. Şöyle ki, öncelikle TTK. m. 15in amacı yalnızca kendisine kanuni mümessil atanan ve bunlar aracılığıyla ticari işletme işleten küçük ve kısıtlıları tacir saymaktan ibarettir. İkinci olarak, bazen küçük ve kısıtlılar ceza ehliyetine sahip olabilmektedir. Ceza sorumluluğu bile yüklenebilen küçük ve kısıtlılara izinsiz ticari işletme işletmenin sonuçlan da yüklenebilir. Üçüncü olarak, sonradan atanan ticari mümessilin, bunların işletme kapsamında yaptığı işlemlere icazet vermesi de mümkündür. Dördüncü olarak, kanun bazen bir ticari işletme bulunmadan dahi bir kimseyi tacir sayabilmekte ya da tacir gibi sorumlu tutabilmektedir. Aynı şekilde yasak olduğu halde ticari işletme işleten kimseler de tacir sayılmaktadır. İzinsiz ticari işletme işleten küçük ve kısıtlının durumu bunlara benzemektedir. Son olarak, kanuni temsilcisinden izin almadan ticari işletme işleten küçük ve kısıtlıların durumu TTK. m. 16da düzenlenen "şahsi halleri...itibariyle...başka bir şahsın iznine...lüzum olup da izin...almadan bir ticari işletmeyi işleten kimse de tacir sayılır" hükmü çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu gerekçelerle, ticari işletme işletmeleri halinde yasal temsilcisi bulunmayan küçük ve kısıtlıların da tacir sıfatı taşıyacağı kabul edilmelidir. cc - Şahsi halleri veya yaptığı işlerin mahiyeti yahut meslek ve vazifeleri itibariyle kanuni veya kazai bir yasağa aykırı olarak veyahut başka bir şahsın iznine veya resmi makamın ruhsatına lüzum olup da izin veya ruhsatname almadan bir ticari işletmeyi işleten kimse de tacir sayılır. Bu hareketin doğurduğu hukuki, inzibati ve cezai mesuliyet mahfuzdur (TTK. m. 16). Bazı kimselerin ticari işletme işletmesi kanunla veya mahkeme kararı ile yasaklanmış olabilir. Mesela, DMK. m. 28e göre, devlet memurları tacir sayılmalarını gerektirecek ticari faaliyetlerde bulunamazlar. Bir kimsenin ticaret yapması ya da belirli bir meslek ve sanatla uğraşması mahkeme kararıyla yasaklanmış olabilir. Kanuna veya mahkeme kararına aykırı olarak bir ticari işletme işleten kimse tacir sayılmaktadır. Bazı işlerin yapılması ya tamamen yasaktır ya da belirli bir makamdan izin ya da ruhsat alınmasına bağlıdır. Mesela, tekel ürünleri şahıslar tarafından üretilemez; ödünç para verme işleriyle uğraşmak için faaliyet izni almak, eczacılık yapabilmek için de eczacılık ruhsatı almak gerekir. Yasağa veya izin ya da ruhsat şartına aykırı olarak ticari faaliyetlerde bulunulması halinde TTK. m. 16 gereği bu tür işletmeleri işleten kimseler tacir sıfatı kazanırlar ve tacir olmanın olumlu ve olumsuz sonuçlarına tabi olurlar. Kanun veya mahkeme hükmü gereği yasak olmasına rağmen veya gerekli ruhsat ya da izin şartını yerine getirmeksizin ticari işletme işleten kimselerin tabi olacağı hukuki, inzibati ve cezai sorumlulukları mahfuzdur (TTK. m. 16/II). Mesela, izinsiz ticari faaliyette bulunan devlet memuru hakkında disiplin cezası uygulanabilir, izimiz veya ruhsatsız işletilen işletme kapatılabilir ve ilgililer hakkında cezai yaptırımlar uygulanabilir. Bunların uygulanması ilgili şahsın tacir sayılmasına engel teşkil etmez. TTK. m. 16da başka bir şahsın iznine lüzum olup da izin almadan bir ticari işletme işleten kimselerden söz edilmektedir. Bu durum genellikle evli kadının ticari işletme işletebilmesi için kocasından izin alması gerektiğini öngören eski MK. m. 159 hükmü ile ilişkilendirilmektedir. Anayasa Mahkemesi 1990 yılında bu hükmü Anayasanın eşitlik ve çalışma özgürlüğünü düzenleyen 10. ve 49. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Artık evli kadının ticari işletme işletmesi ve tacir sayılması bakımından, diğer şahıslardan bir farkı yoktur. Bu hüküm kanuni mümessilinden izin almadan ticari işletme işleten küçük veya kısıtlılar hakkında uygulanabilir. 2 - Tacir Sayılanlar Tacir sıfatı kazanabilmek için kural olarak bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletmek gerekir. Bununla birlikte bazen bir ticari işletme bulunmasa ya da fiilen işletilmeye başlanmasa dahi bir kimsenin tacir sayılması mümkündür (TTK. m. 14/II). Bir ticari işletme bulunmadığı veya işletmediği halde tacir sayılma durumu iki şekilde ortaya çıkabilir: 1 - Bir ticari işletmeyi kurup açtığını sirküler gazete, radyo veya sair ilan vasıtalarıyla halka bildirmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





