Din Kavramı
Din kavramı çeşitli yazarlar,alimler ve düşünürler tarafından farklı yorumlanır. Dini duygu insanları birbirine bağlayan kan bağı ,ırk vatan bağlarından daha kuvvetlidir. Toplulukların dini inanışları o toplumun gelişmesinde ya da helak olmasında da etkilidir. (1)
ARABİSTANIN DİNİ DURUMU
Arabistan Asya ,Avrupa kıtalarının birleştiği ve Hind ,İran ,Bizans ,Mısır ticaret kervanlarının daime gelip gittiği merkezi bir yerdir. Bu yüzden etraf memleketlerinin kültür, ahlak ve adetlerinden istifade etmiştir. Bu bölgedeki dini hayatı ele alırken toplumun pek çok dinin etkisinde kaldığı görülür. İran ve Bizans devletlerinden çıkan din kavgalarından uzaklaşmak için Arabistanın sığınak olarak görülmesi buralara yerleşmelerin fazla olmasına dini fikirleri halka aşılamasına sebep oldu. Araplar farklı yerlere yaptıkları ticari seyahatların sonucunda oradaki halkın çeşitli dini inançlarını görmekte ve etkilenmekteydiler. Arap dünyasını dini yönden iki şekilde inceleyebiliriz. Semavi ve Batıl diller …Semavi dinler Allah tarafından peygamber aracılığıyla insanları doğru yola iletmeyi amaçlayan dinler . Batıl dinler ise insanlar tarafından uydurulan , bir peygambere yada herhangi bir kitaba dayanmayan dinler olarak bilinir. Arabistandaki maddi ve ruhi karışıklıklar insanları çeşitli dinlere mensup olmaya sevk etti.bunun neticesinde Hristiyanlık Gassan , Huzza kabileleri ile Lahmiler arasında , Yahudilik Kinane ,Hicr, Kinde , Medine civarındaki kabileler arasında yayıldı. Bu kabile mensuplarından bir kısmı yıldızlara tapardı. İran hudutlarında Zerduşluk dini yaygındı. Öyle ki bu dine mensup olanlar başka bir kabileden biri ile evlenemezlerdi. Arabistanda Hıristiyan, Mecusi,Zerdüşt dinine mensup olmayanlarda vardı. Bu kişilere hanif denirdi. Hz. İbrahimin dinine mensup olanlardı.
Hz. Muhammed (s.a.v.)in peygamberliğinden önceki döneme bütün dünya cehalet ve sapıklığın karanlığında bocalarken Arabistanın durumu da pek iç açıcı değildi. Burada karanlık biraz daha fazla cehalet ve delalet biraz daha köklüydü. O çağın ölçülerine göre Arabistan en geri kalmış , en az gelişmiş bir ülke durumundaydı. Bu dönemlerde putperestlik , ruhlara tapma , yıldızlara tapma kısacası tek Allaha inanmanın dışında ne kadar çok inanç ve ibadet şekli varsa hepsi o çağ insanlarında vardı.
Arabistanda putperestliğin tesisi Huzaalıların Mekke şehrine hakim olmaları ile başlar. Arabistana ilk put Rabia bin Harisi adında birinin Suriyeden taştan yapılmış bir put getirip Kabeye koymasıyla girmiştir. Kabeye konulan putun Hubel adındaki bir put olduğu zannedilir. İlk putun Kabeye konulmasıyla Kabeyi ziyarete gelen civar Arap kabileleri bu puta benzer putlar yapmışlardır. Buna rağmen bir kısım Araplar Allaha ve onun yerin ve göğün yaratıcısı oldu, meleklerin Allahın kızları olduklarına inanıyorlardı. Diğer bir kısım yalnız tabiata inanıp tabiat kanunlarından başka bir şey olmadığını ileri sürüyorlardı. Araplarda her kabilenin kendine ait putları vardı. Ayrıca her şahsa aitte hususi putlarda bulunurdu. Dini ayinlerin esasını sadece kurban tescil ederdi. Bununla tanrıları ile ona tapanlar arasında bir kan akrabalığının tesis edildiğine inanılırdı. Araplarda her tanrının bir yeri vardı. Kabileler bulundukları yerlerden göç ettikleri zaman tanrılarını oralarda bırakırlardı.onların yerine gelen başka kabile eski kabilenin tanrısını benimserdi.
Tanrıların putların saklandıkları yer Kabe ve Mekke idi. Başlıca putla: Hübel,Lat,Menat, Yağus ,Uzza vs. Kabede 360..............
!!Ödevin Tamamını Görebilmeniz İçin Ödevi İndirmeniz Gerekmektedir!!
|