- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Platon Biyografisi
Kaynakçası: Bilinmiyor
Dosya Boyutu: 35 KB
Eklenme Tarihi: 30-04-08
Dosya Şifresi: www.jxiy.com
Dosya Açıklaması : Platon,dünyanın en büyük felsefecilerinden biri;Atina'da (ya da Aegina'da), büyük bir olasılıkla İ.Ö.428/7 yılında, seçkin bir ailede doğdu. Babasının adı Ariston ve annesininki Perictione idi. Perictione, her ikisi de 404/3 Oligarşisinde yer almış olan Kharmides'in kardeşi ve Kritias'ın yeğeniydi. Ona başlangıçta Aristokles dendiği ve Platon adının ancak daha sonra gürbüz yapısı yüzünden verildiği söylense de, Diogenes'in ilettiği bu bilginin doğruluğu kuşkuludur. İki erkek kardeşi, Adeimantus ve Glaukon ,ayrıca Potone adında bir kız kardeşi vardı. Ariston'un ölümünden sonra Perictione, Pirilampes ile evlendi ve oğulları Antifon (Platon'un üvey kardeşi) doğdu. Hiç kuşkusuz Platon üvey babasının evinde yetiştirildi; ama aristokrat kökenli olmasına ve aristokratik bir evde yetiştirilmesine karşın, anımsanmalıdır ki Pirilampes, Perikles'in bir dostuydu, ve Platon Periklesci bir rejimin gelenekleri içinde eğitilmiş olmalıdır. (Perikles 429/8'de öldü.) Değişik yazarlar tarafından belirtildiği gibi, Platon'un demokrasiye karşı daha sonraki eğilimini her ne olursa olsun yalnızca yetiştirilmesine bağlamak çok güçtür; tersine, bu olumsuz eğilim Sokrates'in etkisi tarafından, ve her şeyden çok Sokrates'in demokrasinin ellerinden gördüğü davranış tarafından yaratılmıştır. Öte yandan Platon'un demokrasiye güvensizliğinin Sokrates'in ölümünden daha önceki bir dönemde başlamış olması olanaklı görülür. Platon'un ülke politikasından uzak durması, hiç kuşkusuz Ustasının yargılanmasından ve suçlu bulunmasından sonra başlar. Diogenes Laertius'un anlattıklarına göre, Platon "Kendini resim sanatını incelemeye verdi, ve ilk olarak ditirambik şiirler ve daha sonra lirik şiirler ve trajediler yazdı". Bunun ne ölçüde doğru olduğu bilinemiyor; ama Platon, Atina ekininin serpilme döneminde yaşadı ve nitelikli bir eğitim almış olmalıdır. Aristoteles'in bildirdiğine göre Platon gençliğinde Heraklitoscu felsefeci Kratilus ile tanışmıştı. Ondan duyusal-algı dünyasının bir akış dünyası olduğunu ve bu yüzden gerçek ve pekin bilginin asıl nesnesi olmadığını öğrenecekti. Gerçek ve pekin bilgiye kavramsal düzeyde erişilebilir olduğunu ise gençlik yıllarında tanımış olması gereken Sokrates'ten öğrenecekti. Platon, Sokrates'in yargılanmasında bulundu ve Sokrates'i, önerilen cezayı bir minadan otuz minaya yükseltmeye zorlayan ve kefil olmayı teklif eden dostlarından biriydi. Ama bir hastalık nedeniyle ölümü sırasında dostunun yanında bulunamadı. Sokrates'in ölümünden sonra Megara'ya çekilerek felsefeci Euklides'in yanına sığındı, ama büyük bir olasılıkla çok geçmeden Atina'ya geri döndü. Bununla birlikte, kesin olan şey Platon'un kırk yaşında İtalya ve Sicilya'ya gitmiş olduğudur. Belki de Pisagorcu Okulun üyeleri ile karşılaşmayı ve konuşmayı istemiş olabilir; her ne olursa olsun, orada bilgili bir Pisagorcu olan Arkhitas ile tanıştı. Platon 388/7 yılında Atina'ya dönüşünden sonra Akademi'yi kurdu ve bu iş için kahraman Akademus'un türbesi yakınlarında bir yer seçti. Akademi'ye haklı olarak ilk Avrupa Üniversitesi denebilir, çünkü çalışmalar geleneksel felsefe ile sınırlı değildi ve matematik,gökbilim ve fiziksel bilimler gibi geniş bir ikincil bilimler alanı kaplıyordu ve okulun üyeleri hep birlikte Müzler'e tapınırlardı. Atina'nın kendisinden değil ama dışarıdan da gençler geldi ve ünlü matematikçi Eudoxus'un kendi Okul'u ile birlikte Kizikus'tan Akademi'ye gelmiş olması, Akademi'nin bilimsel ruhuna bir övgü ve yalnızca bir"felsefi-gizem" toplumu olmadığına bir kanıttır. Akademi'nin bilimsel ruhunu vurgulamak gerekir,çünkü Platon'un devlet adamları ve yöneticileri oluşturmayı amaçlamış olması bütünüyle doğru olsa da, yöntemi yalnızca dil uzluğu gibi doğrudan kılgısal uygulamaya açık alan şeyleri öğretmekten değil, ama çıkar beklemeyen bir bilimsel etkinliğin geliştirilmesinden oluşuyordu. Platon, kamu yaşamı için en iyi eğitimin yalnızca kılgısal "sofistik" bir eğitim değil, ama tersine bilimin kendi uğruna izlenmesi olduğuna inanıyordu. Matematik, hiç kuşkusuz Platonun İdealar Felsefesi için olan öneminden ayrı olarak, önyargısız..........

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





