Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
Felsefe Ödevleri
  • Tümdengelim

    Kaynakçası: Bilinmiyor
    Dosya Boyutu: 58 KB
    Eklenme Tarihi: 10-05-08
    Dosya Şifresi: www.jxiy.com
    Dosya Açıklaması : İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük özelliği düşünmesidir. İnsanlığın ilk çağlarından itibaren insanoğlu aklını kullanarak kendini, doğayı ve evreni keşfetmiştir. Dili keşfederek iletişimi, düşünmeyi, bilgi üretmeyi sağlamıştır. Bilgi üretirken, önceki kuşakların yarattığı bilgileri öğrenir, onları yargılar; doğru olanı, yanlış olanı seçer. Her kültürde doğru ve yanlış bilgiler vardır. Yaratılan bir kültürün gücü, kendi içindeki doğru bilgilerle doğru orantılıdır. Bilgi üreten insanoğlu, doğal olarak, bilgi üretiminde güvenilir yöntemlere gerekseme duymuştur. Başka bir deyişle, onu, doğru bilgiye götürecek aracı da yaratmak zorunda kalmıştır. Evet, insan doğru bilgi üretmek için "mantık" denilen aleti kullanır. Hemen her olguda olduğu gibi, doğru düşünme kurallarının ortaya çıkması da tarih içinde bir gelişim, bir evrim geçirmiştir. Geçmişten günümüze kadar bir çok düşünür yaşamıştır, ancak bunlardan en önemlisi M.Ö. 600-300 yıllarında yaşamış, Organon adlı eserin sahibi ve Mantık biliminin kurucusu Aristotelestir. Yeniçağ boyunca Aristoteles sonrasındaki (gerek eskiçağ gerekse Ortaçağdaki)bütün bu gelişmeler yok sayılmış, mantığın Aristotelesten sonra bir adım bile ileri gitmediği ileri sürülmüştür. Yeniçağın başında ise matematiği yöntem edinen bilimler kurulurken,bu yeni bilimlerle Aristoteles mantığı arasında hiç bir ilişki kurulamadığından bu mantığa karşı tepkiler başlamıştır. Bilimlerde uygulanan mantığın gün ışığına çıkarılabilmesi bilimlerin ortak yöntemi olan matematiğin inceden inceye araştırılması ve böylece matematiğin ne olduğunun ortaya konulmasını gerekmiştir. Bunu ise ancak matematik mantığı da denilen modern mantık başaracaktır. Matematik ise, çağımız biliminin, tekniğinin, teknolojisinin dayanağıdır. Başka türlü söylersek, insanoğlunun ürettiği bilginin asıl aleti mantıktır. Bilimsel yöntemler diye adlandırılan ve doğru bilgi üretimine yarayan yöntemler yalnızca iki tanedir: tümdengelim ve tümevarım. Tümdengelim, tümel (genel) bir önermeden tikel (özel) önerme çıkarma eylemidir. Örneğin, fizikte genel çekim yasasını biliyorsanız, Newtonun başına düştüğü rivayet edilen elmanın yaptığı etkiyi hesaplayabilirsiniz. Bu örnekte söylendiği gibi, tümel bir önermeden tikel önerme çıkarılışını sağlayan yordama usavurma diyeceğiz. Değişik kaynaklarda, buna tümdengelim, akıl yürütme, tasım (kıyas), dedüksiyon, çıkarım adları verilir. Mantık (usbilim-lojik), usavurma kurallarını konu edinen bilim dalıdır. Başka bir deyişle, mantık tümdengelim yöntemlerini inceler. Her düşünceyi bilimsel diye tanımlamak yanlış olabilir. Bilimselliğin kendine özgü bir konusu ve yöntemi, bir kişinin tekelinde olmayan ve güvenilir sonuçları olan, nesnel, genelleyici ve eleştiriye açık olma ve akla, mantığa uygunluğu gibi ölçütleri vardır. Bilgi ise, varlıklara yüklemler vermektir. Bilmek, öğrenmek anlamına gelir ve her türlü bilgi ya da öğrenmeyi içerir. Bilimadamının görevi teorileri sınamaktır -yani teorilerin ve onların mantıksal sonuçlarının gerçek yaşam hakkında açıklamalar olup olmadıklarını, keşiflerin ise geçerli olup olmadıklarını sınamaktır. Sonuç olarak bilim, doğal dünyanın neye benzediği hakkındaki en son düşüncelerimizi temsil eden, birbirine mantıkla bağlanmış teoriler ağıdır. Bilgi ile bilim aynı şey değildir. Aradaki farkı, "her bilim bilgidir, ama her bilgi bilim değildir" önermesiyle netleştirebiliriz. Bilimler yalnızca araştırma yaparlar. Bilimin kendisi, bilimin konusu, bilimin kavramları, bilimin yöntemi, bilimin ulaştığı sonuçlar ve bilimsel yasalar gibi sorunlar bilim tarafından ele alınmazlar. Bu sorunlara felsefe eğilir ve özelleşerek Bilim Felsefesi adını alır. Süreç olarak bilimi, bir takım eylemsel ve düşünsel işlemlerin bir örgüsü sayabiliriz. Gözlem, deney, ölçme gibi olgu saptama işlemleri daha çok eylemsel; indüktif (tümevarım) ve dedüktif (tümdengelim) çıkarım, kavram ve hipotez kurma gibi işlemler ise daha çok düşünsel işlemlerdir. Bilim felsefesi, bilimsel araştırma sürecinin, gözlem kuralları, usavurma örüntüleri, gösterim ve ölçme yöntemleri, metafizik ön varsayımlar gibi öğelerini aydınlatan ve bu öğelerin geçerlilik temellerini biçimsel mantığın, pratik metodolojinin ve metafiziğin bakış açısıyla değerlendiren felsefe dalıdır. Bu bilgiler ışığında bilimsel bir tanım yapmak gerekirse; Tümdengelim (dedüksiyon), matematik ve mantıkta, verilmiş bazı aksiyom veya varsayımlardan teorem çıkartma ya da kanıtlama yöntemidir. Başka bir tanıma göre; "Zihnin kanunlardan, kurallardan örneklere, olaylara inerek yeni bir yargıda bulunmasıdır." Tümevarımın tersine, genel ilkelerden özel durumlara inen bir akıl yürütme şeklidir. Burada önce herhangi bir genelleme (kanun, kural) ele alınır, sonra bundan yola çıkarak özele (olaya, örneğe) inilerek, yeni bir yargıya varılır. Tümdengelimin temelinde "bütün için doğru olan, parçaları için de doğrudur" ilkesi yatar. Tabii ki bilimin en önemli gayesi olayları açıklamak ve tahmin edebilmektir. Bunu sağlayan mekanizmaya tümdengelim (deduction) adı verilmektedir. Bilim adamı mantık prensiplerini kullanarak, bir takım olayları evrensel kanunlarla açıklamaya çalışır veya belli şartların ne sonuç doğuracağını tahmin eder. Tümdengelim ve tümevarımın bir uzlaşımı olarak hipotetik dedüktif yöntemden bahsedilebilir. Bu yönteme göre; Hipotez veya kuramdan test edilebilir sonuç çıkarma, dedüktif mantığı gerektirir. Çıkarılan sonuçları gözlem verileri ile karşılaştırma ise, indüktif mantığın işi sayılabilir. Oranlar arasındaki benzerlik olarak tanımlayabileceğimiz andırım, görgücülüğün karşısında usculuğu pekiştirmek için, tümevarıma karşı tümdengelim ile birlikte kullanılan başka bir görüş olmuştur. Çünkü tümevarım deneyciliğin işidir, çeşitli tikel deneylerden elde edilen sonuçlardan genel bir sonuç çıkarılır. Tümdengelimse o zamanlar usculuğun işi sayılmaktadır, çünkü genel ilkeler deneylerden değil düşüncelerden çıkarılmaktadır. Descartes tümdengelimi deneyim ile birlikte bilginin iki kaynağından biri olarak görür. Deneyim tümdengelim ile, doğal usun ışığı ile birlikte, bilginin iki kaynağından biridir . Günümüzde hâlâ bilimsel düşüncede rol oynayan "tümevarım-tümdengelim" yöntemi Aristo tarafından geliştirilmiştir. Bu yönteme göre, doğanın araştırılması önce gözlemlerden genel prensiplerin çıkarılması (tümevarım) ve daha sonra genel prensiplere dayanarak gözlemlerin açıklanması (tümdengelim) aşamalarını içermektedir. Gerek Batı, gerekse Doğu İslam kültüründe doğurmus oldukları etkilerinin çok büyük olmasından ötürü Platon ve Aristoteles Yunan dünyasının en büyük filozofları olarak kabul edilirler ve gerek varlık kuramları, gerekse bilgi öğretileri bakımından birbirinden farklı iki geleneğin başlatıcısı olarak görülürler. Buna göre Platon saf idealizmin ve dedüktif bilgi kuramının temsilcisidir. Aristoteles ise realizmin ve akılcı ampirizmin sözcüsüdür. Platonun öğrencisi Aristoteles "bilimsel bilginin ne olduğunu" araştırmakla işe başlar, sonunda da mantığın kurucusu olur ve "bilimsel bilginin ne olduğunu" araştırmakla işe başlar, sonunda da mantığın kurucusu olur..........






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21545
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.