- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Avrupa Ortak Tarım Politikasına Uyum
Kaynakçası: Var
Dosya Boyutu: 67 KB
Eklenme Tarihi: 07-07-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Tarımsal üretim insanlık tarihinin en eski üretim faaliyetidir ve dünyada ilk ve köklü politikaları da yine tarım alanında geliştirilmiştir. Besin maddelerinin kaynağı olduğu için tarımsal üretim her dönemde stratejik önemini de korumuştur. Ülkeler tarih boyunca tarım konusunda politikalar oluşturmuş ve tarımda dışa bağımlılığı azaltmayı ve kendi kendine yeterliliği sağlamayı hedef edinmişlerdir. Belirlenen bu hedefler tarım sektörünün desteklenmesini zorunlu kılmıştır.Bunun sonucunda dünyada devlet müdahalesinin en yoğun olduğu sektör tarım sektörü, destek ve koruma düzeyi en yüksek politikalar da bu sektöre yönelik politikalar olmuştur. Tarım sektörü ve bu sektöre yönelik politikalar, Avrupa Birliğinin de temel taşlarından birisidir ve ilk ortak politika Ortak Tarım Politikası adı altında bu sektöre yönelik olarak belirlenmiştir. Ancak Ortak Tarım Politikası, Topluluğun diğer ortak politikaları gibi gümrük birliğine dayalı bir ekonomik bütünleşme modeline dayanmamaktadır.Ortak Tarım Politikası ile üye devletlerin tarım politikaları ortak bir çerçevede yönetilmektedir. Ayrıca bu politika, Birliğin piyasalarında destekleyici, üye olmayan ülkelere karşı koruyucu bir yapıya sahiptir. Oluşturulduğu ilk yıllarda Birlik bütçesinden yaklaşık %90 pay alan bu sektörün günümüzde de %50yi aşan oranda paya sahip olması Avrupa Birliğinde (AB) Ortak Tarım Politikasının ağırlığının bir göstergesidir. Çalışmamızın amacı ABne üyeliği hedeflenen Türkiyenin tarım sektörünü nelerin beklediğini ortaya koyabilmektir.Bu kapsamda çalışmamızın birinci bölümünde; Ortak Tarım Politikasının oluşumu, işleyişi ve son durumu incelenmiştir. İkinci ve son bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri tarımsal boyutta incelenmiş, Türk Tarımının genel çerçevesi çizilerek Türkiye ve ABde tarımsal yapı ve politikalar arasındaki farklar irdelenmiş ve Türk tarımının OTPye uyumunun olası etkileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Mevzuat değerlendirmesi ve açıklamasına fazlaca yer verdiğimiz için sayfalarda aynı kaynakça mükerreren gösterilmemiştir. BİRİNCİ BÖLÜM ORTAK TARIM POLİTİKASININ OLUŞUMU,GELİŞİMİ VE SON DURUM 1.ORTAK TARIM POLİTİKASININ OLUŞUMU Üye ülkeler, ABnin kurulduğu yıllarda tarımda ulusal politikalar uygulamak yerine ortak politikalar oluşturmayı tercih etmişlerdir. Bu tercihte: - İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupada yaşanan kıtlık dolayısıyla gıda arzının devamlılığını sağlama, -Savaş sonrasında ABnin nüfusunun önemli bir bölümünü (aktif nüfusun %20si) oluşturulan tarım sektörünün gelir seviyesinin korunması ve Avrupa ekonomik bütünleşmesinin,toplumun önemli bir kesimini ilgilendiren sorunlara yeterince eğilmediği sürece başarılı olamayacağı, -Üye ülkelerin ulusal tarım politikaları arasındaki farklılıkların sadece koordinasyonla giderilemeyeceği, -Üye ülkeler arsında diğer sektörlerde olduğu gibi bir gümrük birliği oluşturulmasının piyasa mekanizmaları arasındaki farkların giderilmesinde yeterli olamayacağı, yönünde bazı görüşler etkili olmuştur.Ayrıca Avrupa entegrasyonunun baş mimarı olan Almanya ve Fransa arasında çıkar ayrılıkları da bu oluşumda önemli rol oynamıştır. AB kurulmadan önce yapılan görüşmelerde Almanya, bir gümrük birliği oluşturulması ve sanayi mallarının serbest dolaşımının sağlanmasını savunmuştur. Çünkü bu ülkenin sanayi sektörü oldukça gelişmiş durumdaydı. Buna karşılık toplam nüfusunun % 25i tarım sektöründe çalışan Fransa sanayi malları için oluşturulacak gümrük birliğinin yaratacağı rekabet ortamında Almanya karşısında dezavantajlı duruma düşebileceği endişesiyle üye ülkelerin pazarlarının tarım ürünlerine de açılması gerektiği konusunda ısrarlı davranmıştır. Diğer bir ifadeyle her iki ülke arasında çıkar çatışması ve Fransanın bu konudaki ısrarının da ortak bir tarım politikası uygulanmasında etkili olduğu ifade edilebilir. Ortak Tarım Politikasının (OTP) tercihinde etkili olan bir diğer neden ise tarımda ulusal politikaların uygulanması durumunda tarıma dayalı sanayi ürünlerinin de (gıda sanayi gibi) AB içinde serbest dolaşımının tam olarak sağlanamayacağı ve rekabetin bozulacağı endişesidir. Saydığımız bütün nedenlerle AB içinde bir ortak tarım politikası uygulanmasına karar verilmiş ve Roma Antlaşmasıyla da bu politikanın yasal temelleri atılmıştır. OTP ilk kez Roma Antlaşmasının 3/d bendinde öngörülmüştür. Bu konuda ilk ciddi adımlar 1960-1964 yılları arasında atılmış ve 1962de de ilk Ortak piyasa Düzeni oluşturulmuştur. OTP gereği üye ülkeler milli yasama ve yürütme yetkilerinin bir kısmını Birliğin Organlarına devrettiklerinden tarım konusunda bağımsız politikalar uygulayamamakta ve birliğin aldığı kararlara uymak zorunda kalmaktadırlar. 2.ORTAK TARIM POLİTİKASININ AMAÇLARI Roma Antlaşmasının 39. maddesinde Avrupa Birliğinin OTP sinin amaçları: Teknik gelişmelerin desteklenmesi, tarımsal üretimin rasyonel hale getirilmesi, üretim faktörlerinin özellikle de işgücünün optimal kullanımını sağlayarak tarımda verimliliğin yükseltilmesi, Özellikle tarımda çalışanların kişi başına gelirlerinin arttırılarak yaşam standartlarının yükseltilmesi, Pazarlarda istikrarın sağlanması, Ürün arzında sürekliliğin temini diğer bir ifadeyle ürün arzının güvenliğinin sağlanması, Uygun fiyatlarla tarımsal ürünlerin tüketiminin mümkün kılınması olarak belirlenmiştir. Roma Antlaşması ile OTPnin genel çerçevesi çizilmiş, daha somut önlemler,ilkeler ve mekanizmalar ise uzun yıllar süren görüşmeler sonucunda şekillendirilmiştir. Yaklaşık üç yıl süren görüşmelerin sonucunda 1962 yılında tahıllara ilişkin bir Ortak Piyasa Düzeni oluşturulmuş ve OTP resmen uygulamaya konulmuştur. 3. ORTAK TARIM POLİTİKASININ İLKELERİ Avrupa Birliğinde Ortak Tarım Politikasının yürütülmesinde bazı prensipler esas alınmıştır. Roma anlaşmasında yer almayan ancak 1960lı yılların başından bu yana uygulanan bu prensipler; tek pazar ,Birlik tercihi ve ortak mali sorumluluktur. 3.1 Tek Pazar Bu ülke ,ticarette gümrük vergilerinin, diğer engellerin ve rekabeti bozabilecek sübvansiyonların kaldırılarak üye ülkeler arasında tarım ürünlerinin serbest dolaşımının sağlanmasını hedeflemektedir. Belirlenen bu hedefe ulaşmak için fiyat, döviz kuru, rekabet kuralları, üçüncü ülkelere karşı koruma mekanizmaları, kamu sağlığı ve veterinerlik gibi tarımı doğrudan etkileyen alanlarda ortak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Üye ülkelerde iç pazarlarına yönelik korumaya son verilmesi ve kuralların uyumlu hale getirilmesi, ayrıca diş rekabete karşı ortak kotuma mekanizmaları kullanılması sonucunda Birlik içinde tarım ürünlerinde tek fiyatın oluşacağı düşünülmüşse de bu gerçekleşmemiştir. Birlik içinde tarımsal ürünlerde tek fiyatın oluşmamasında; idari kararlarla fiyat oluşumuna müdahale edilmesi ve döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlık etkili olmuştur. Ürünlerin üye ülkeler arasında serbest dolaşımı sağlanmış ancak bu Tek Pazarın oluşturulması yeterli olmamıştır. Ancak 1999 yılından itibaren EUROnun kaydi anlamda da olsa tek para birimi olarak kullanılması, üye ülkelerde döviz kuru istikrarsızlıklarını ortadan kaldırmış ve bu gelişme de tarım ürünlerini Tek Pazara göz ardı edilemeyecek katkılarda bulunmuştur. 3.2 Birlik Tercihi Tek Pazar oluşturma çabalarının bir sonucu olarak görülebilecek bu tercih;ürün alımında Avrupa Birliği üyesi devletlerin tercih edilmesini ifade etmektedir. Böylece doğal olarak tarım sektörünün üçüncü ülkelere karşı korunması da sağlanmış olmaktadır. Avrupa Birliği tarım ürünlerinin fiyatları dünya fiyatlarının üzerindedir. Bu nedenle fiyatların düşmemesi dolayısıyla üreticilerin bu düşüşten zarar görmemesi ayrıca üçüncü ülkeler ile rekabet edebilme imkanına sahip olunması için Avrupa Birliği üreticilerini korumak zorunda kalmakta ve bunu yaparken de iki temel mekanizmadan yararlanmaktadır. Bunlardan birincisi gümrük vergileridir. Bilindiği gibi daha önce ithal edilen ürünlerin fiyatının AB seviyesine yükseltilmesi amacıyla "prelevman" adlı değişken bir vergi uygulanmaktaydı.Prelevman, Birlik tarafından belirlenecek olan eşik fiyat ile dünya CIF fiyatı arasındaki farka eşit olmakta ve ABye üye ülkenin giriş gümrüğünde ithalatçıdan tahsil edilmekteydi. Sabit ve değişken olmak üzere iki şekilde alınmakta olan prelevmanda, sabit unsur, işletme sanayi sektörünün korunması amacıyla işlenmiş tarım ürünlerinde işleme sanayiinin katkı oranına göre hesaplanmaktaydı.Değişken unsur ise işlenmiş ...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





