Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
İnkilaptarihi Ödevleri
  • Ermeni Meselesi Ve Türkiye

    Kaynakçası: Yok
    Dosya Boyutu: 13 KB
    Eklenme Tarihi: 08-07-08
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : Almanya Türk Toplumunun Extertalde yaptığı toplantıda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Köni, Ermeni meselesi ve Türkiyenin uluslararası konumu konusunda konferans verdi ve şunları söyledi: Ermeni meselesi 24 Nisan olarak kutlanan Genosid olayı diye birşey yok. Bu tarihte İstanbul ve civarındaki Ermeni liderler tutuklanmıştır. 25 Nisan 1915de ise İngiliz, Fransız mütteffik çıkarmalarının 250 bin kişi ile Çanakkaleye yoğun çıkarması vardır. Bu çıkarma haberi alındığı için orduyu arkadan vurmalarını önlemek için sadece 300 Ermeni lideri tutuklanmıştır. Çanakkalede 18 Martda bombalama olmuştur. 25 Nisanda ise askeri çıkartma. 1915de Van civarında Ruslar ayrıca Ermeni desteği ile ilerlemektedir. O zaman Türkiye iki ordu arasında sıkışmış durumdadır. 250 bin kişiyi Çanakkaleye yığmıştır. Doğuda Ruslarla büyük bir mücadele içindedir. Bu zamanda 1915 yılında Orta Doğu cephesinde ordu Cemal Paşa ve Kemal Paşa ile bir hareket yapmaktadır. Yani üçe bölünmüş ordunun içeride böyle bir katliamı yapması mümkün değil. Aslında iç bölgelerde sadece ufak bir jandarma gücü kalmıştır. O zaman mecburen savaş alanından Ermenileri aşağıya çekmişlerdir. Bu arada çatışma bölgesinden aşağıya kaydırılanlar sadece Ermeniler değildir. Türk ve Kürt aşiretleri ve bazı diğer unsurlar da Osmanlının Mezopotamya bölgesine doğru kaydırılmıştır. Bu bir boşaltma olayıdır. Göç ettirme emri 27 Mayıs 1915de verilmiştir. Liderlerinin tutuklanması olayı nedeniyle Ermeniler tarafından 24 Nisan alınıyor. 24 Nisan tarihinde İstanbul ve İzmirdeki Ermeniler duruyor. Hatta o zaman Çanakkale savaşlarında savaşan Ermeni birliği bile var. Bu göç olayı karşı tarafa yataklık eden bir grubun ayrım yapılmaksızın aşağıya kaydırılması. Ayrıca çatışmalar sırasında yerinden olmamak için "convert" olan yani müslümanlığa dönen Ermeniler de var. Bunların kimler olduklarını bilemiyoruz. Sayıları 300-400 bin kişi. Mesela Hakkarideki Alevi kardeşlerimiz dönmüş Ermenilerdir. Ayrıca dönmüş Museviler ve dönmüş Rumlar da var. Bunları maalesef Türkiye Cumhuriyeti kendi vatandaşlarını rahatsız etmemek için açıklamıyor. Doğuda maalesef bir yangın olduğu zaman askerlik ve nüfus şubeleri ilk önce yanar. Belkide devletin içinde de yüksek rütbeye gelmiş Ermeni kökenli dönmüş insanlarımız var. Kim olduklarını bilmiyoruz. Genelde Ermeni meselesinde dönmelerden hiç bahsedilmiyor. Bu arada karşı tarafa geçmiş olanlar olmuş. Tabii göç etmiş olanlar da var. Genosid Psikolojisi Ermeniler konusunda güncel olaylara gelince, Genosid psikolojisi diye bir yapı birden bire ortaya atılmaya başlandı. Bu konuda kitaplar yazıldı. Genosid psikolojisi kitabını yazan insanların bahsettikleri konu şu: Bir toplumda belli bir grup ekonomik olarak çok ileri çıktığı için bir kıskançlık meydana geliyor. Bir çatışma çıktığında da bu kıskançlıktan faydalanarak bu grup ortadan kaldırılıyor. Bu analiz Almanyadaki Yahudiler üzerine kurulmuş bir analiz. Alman toplumunda ekonomik olarak Yahudiler yukarı çıkıyorlar, ekonomik çöküntü ve bir savaş olduğunda da toplum kıskançlık nedeniyle birikimiş kinle beraber intikam alıyor. Osmanlı İmparatorluğunda böyle bir genosid psikolojisi yok. Ermenilerinde içinde olduğu azınlıkların ticaret yapması sistemin gereğı icabı. Vergi için para ödüyorlar ve kendileri ticaretle meşguller. Çok sert bir sultan olarak bilinen Abdülhamitin bile danışmanları Ermeni ya da Yahudi. Doktoru da ayrıca Yahudi. Yani böyle bir ortam yok. "Azınlıklar niye kendi kimliklerini ortaya çıkarmak için katliam motifini kullanırlar?" konusunda araştırma yaptık. Yoğun bir şekilde Musevi hareketini inceledik. Soykırım işi bir kimlik sorunu Aslında bu soykırım işi bir kimlik sorunu. (Konuyla ilgili bir anı.) Kanadada verdiğim bir konferansta, söylediğim herşeye neden itiraz ettiğini sorduğum bir bayan, kendisinin Ermeni olduğunu, dedesini Türklerin kestiğini, Ermenice yada Türkçe bilmediğini, tarihçi de olmadığını söyledi. Konferans sonrası konuştuğumda samimi olarak bana şunu söyledi: "Bu bir kimlik sorunu. Ben gördüğünüz gibi Amerkalıya benziyorum. Bu toplum içinde ben kayboldum. Bu genosid tezini ileri sürdükten sonra ise varım (Katliama uğradım ki Ermeniyim, düşünüyorum ki varım gibi bir şey.) Bu benim varlığımı kanıtlıyor. Bu varlığım kanıtlandıktan sonra bana burs verdiler. Saygınlığım var. Buranın basını bizi dinler hale geldi" dedi. Hakikaten sözde soykırımı iş alanı yaratmış. Bu iş 75-80 milyon dolarlık bir endüstri. (Eğer bu gün soykırımını kabul etsek en aşağı 20 bin Ermeni işsiz kalacak.) Kitaplar yazıyorlar, toplantılar yapıyorlar, para aktarıyorlar ve heykeller dikiyorlar. Amerikadaki moda olan kimlik konusu. (Örneğin buradaki bazı Türklerin, aşırı dinci yada İslamcı olmasının nedeni kimlik koruma boyutunda bir olay oluyor.) Musevi soykırımı Musevi hareketini inceledik demiştim. Gerçek olan Musevi soykırımı, 1945-1967 arasında pek uluslararası alanda kabul görmemiş ve çok ortaya çıkarılmamış. Belki Amerikan kültürü içinde hissedilebilir hale getirilmiş ama esas olarak 1967 savaşından sonra Musevilerin, geniş Arap topraklarını almasından sonra (Amerikanın da müsadesi ile) birden bire soykırım olayı uluslararası alanda bir patlama göstermiş. 1968de Orta Doğunun terörizme girmesi ile diğerleride bunu öğrenmişler. Ve soykırım alanı gelişmiş. Geliştirme sebeplerinden birisi (haklı olmalarına rağmen) şu: işgal edilen topraklardaki meşruiyeti sağlamak. Örneğin Ermenistan Azerbeycanda işgal ettiği topraklarda devamlı büyüyor. Gürcistan içinde de faaliyetleri var. Bu konuda herhangi bir tartışma yok. Çünkü dünya kamuoyu (Almanya da dahil) 1915 soykırımı olayı ile meşgul. Politikacıların oy meselesi Ayrıca tabii politikacıların oy meselesi de var. Konuyla ilgili olarak bir Fransız parlamenteri, "Bir tarihi gerçek vardır. Bir de siyasi gerçek vardır. Bu siyasi gerçek medyanın ortaya koyduğu bir gerçektir ve uluslararası konjüktür, insan hakları ve kimlik krizi ile ortaya konan bir gerçektir. Nihayet Lyon bölgesinde bana oy verecek 22 bin Ermeninin ortaya koyduğu gerçektir. Ben kendi menfaatime göre oy veririm" dedi. Olayın gerçek boyutları bu şekilde. Sayın Ethem Mahçupyan bir yazısında "Ermeniler enerjilerini kendi devletlerini kurmaktan çok giderek kendi kültürleri ve cemaatleri üzerine yoğunlaştırdılar. Böylece Ermeni milliyetçiliğinin hala neden cemaat karekteri taşıdığı anlaşılabilir" diyor...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21544
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.