- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Dokular
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 44 KB
Eklenme Tarihi: 08-07-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : DOKU: Belli bir ödevi görmek üzere toplu bir sistem teşkil eden, genellikle aynı yapı ve özellikteki hücre gruplarına doku denir. Ancak bazı dokular örn; iletim dokusu heterojen hücrelerin topluluğundan meydana gelir. Dokuların özelliklerini araştıran biyoloji koluna da histoloji denir. Bitkinin dokularını meydana getiren hücreler arasında orta lamel, hücre arası boşluk, geçit ve plasmodesmler bulunabilir. Bunlar dokuyu oluşturan hücreler arasında madde ve uyartı alış-verişini sağlarlar. Bazı hücreler arasında stoplazmik bir ilişki bulunmadığı halde doku oluştururlar. Bunlara yalancı doku veya hücre kolonisi denir. Tüm doku hücreleri beslenme, solunum, protein sentezi gibi temel görevlerini bağımsız olarak yaparlar. Bunun yanında farklı görevleri yapacak şekilde özelleşmişlerdir. BİTKİSEL DOKULAR a) Meristem (Bölünür) dokular b) Bölünmez dokular A- MERİSTEM DOKU Meristem dokunun kökeni embriyodur. Yüksek yapılı bitkilerde yumurta hücreleri ile erkek gametin birleşmesinden meydana gelen zigot bölünerek embriyoyu verir. Embriyo esas bitkiyi meydana getirebilmek için devamlı bölünerek hücre sayısını arttıra bilme yeteneğindedir. Bölünme özelliğinden dolayı da bitkilerin uzama ve kalınlaşmasını sağlar. (Meristemler tarafından üretilen hücreler büyümelerine ve morfofizyolojik değişmelerine, özelleşmelerine değişim denir. Böylelikle embriyonik karakter kaybolur ve olgun dokular oluşur. Örn: Elekli boru hücreleri, çekirdek veya çekirdek materyali, ihtiva eden bütün değişmez doku hücreleri yeterli uyarı aldıklarında yeniden bölünme, büyüme ve değişme kabiliyetindedirler. Buna hatipotensi denir.) *Meristem hücrelerin özellikleri Bol sitoplazmalı, ince çeperli, hücreler arası boşlukları olmayan, kofulsuz yada küçük ve az kofullu, büyük çekirdekli, farklılaşmış küçük hücrelerdir. En önemli özellikleri sık sık bölünerek yeni hücreler meydana getirebilmeleri. Meristemler kökenlerine göre 2ye ayrılır. i- Primer meristem ii- Seconder meristem 1- PRİMER MERİSTEM (BİRİNCİL) Embriyo safhasından itibaren bölünme yeteneğini kaybetmeyen ve doğrudan doğruya embriyo hücrelerinden gelişen hücrelerdir. Uzunluğuna büyümeyi gerçekleştirirler. (Meristem bitkide bulunduğu yere göre 3e ayrılır; Apikal, lateral ve inter kalar olarak) (Apikal meristem kök, gövde ve dalların ucunda yani büyüme noktalarında bulunur. Gövdede bölünmenin olduğu kısım vejetasyon konisi adını alır ve büyüme noktasını teşkil eder. Vejetasyon konisinin en dış kısmında tenika bulunur. Tenikanın dış tabakası dermatogen (protoderma) adını alır ve gelişerek epidermayı oluşturur. Poriblem denilen iç tenika tabakasının gelişmesiyle koroks ve destek doku meydana gelir. İkinci tabakada karpustur ve buda öz veya öze yakın iletim demetlerini meydana getirir. İnterkalar meristem organların uzunluğuna büyümesini sağlar. Lateral meristem enine büyümeyi sağlar.) (Büyümeye devam eden pena köklerin uç kısımlarında da bir vejetasyon konisi bulunur. Yalnız bu genç kökler toprakla devamlı temas halinde bulunduklarından bu kısım kaliptra denen yüksükle korunur. Burada dıştan içe doğru kaliptrogen ïƒ dermatogen ïƒ periderm ïƒ karpus bulunur. Primer meristemler kök, gövde ve dalların ucundaki sürekli mitoz bölünme özelliğinde olan hücrelerden oluşur. Kök ve gövde ucundaki bu kısımlar koni şeklini almıştır. Genç hücrelerden oluşan bu büyüme konileri kökte kaliptra, gövdedeyse koruyucu yapraklarla dış etkenlerden korunur. 2- SEKONDER MERİSTEM Çiçeksiz bitkiler ve Monokotilodan da yoktur. Bölünmez doku hücrelerinin hormonların etkisiyle yeniden bölünme yeteneği kazanması sonucu meydana gelen bölünür dokulardır. Kök ve gövdenin enine büyümesini sağlar. (kambiyum ve mantar meristemi bunu sağlar.) B- BÖLÜNMEZ DOKU (Değişmez, Sürekli Doku) Normal olarak hücre bölünmesi görülmez. Bölünür doku hücreleri yaşlandıkça bölünmez doku hücrelerini oluştururlar. Hücreleri meristem hücrelerinden büyük ve sitoplazmaları az hücrelerin büyük kısmını vokuol meydana getirir. Hücrelerin bir kısmı ölü olup içleri su ve hava ile doludur. Hücre çeperleri kalınlaşmış, hücreler arası boşluk oluşmuştur. Zamanla çekirdekleri küçülür yada kaybolur. Bazı bölünmez dokular gerektiğinde surgun dokulara dönüşebilir. Örn; Ağacın dalları kesilince yeni dallar oluşabilir. Bölünmez dokular 5 tipe ayrılır. i- Parankima dokusu (Temel doku) ii- Koruyucu doku iii- Destek doku iv- İletim doku v- Salgı doku 1- Temel Doku (Parankima= Özek doku) Çeşitli görevlerle yükümlü olan meristem hücrelerinden oluşur. Bitkide daha çok basit bir dolgu dokusu gibi düşünülebilir. Bu doku hücreleri sonrada değişerek çeşitli özel hücre tiplerine dönüşür. Hücre çeperleri genellikle ince, bazen ligninleşmiş veya kalınlaşmış olabilir. Plazmaları bol olan canlı hücrelerdir. Hücre çeperinde basit geçitler bulunur. Hücrelerin sitoplazmaları içinde çeşitli organeller, kloroplast, kromoplast ve leukoplast bulunur. Besin maddelerinin toplanması, iletilmesi, solunum gibi önemli canlı olaylar parankima hücrelerinde görülür. Görevlerine göre 4 grupta toplanır.  Özümleme Parankiması Bitkilerin ışık gören kısımlarında bulunur. Örn: yapraklarda, genç dallarda, gövdenin dış kısmında. Yapraklardaki bu parankima hücrelerinin içinde bol miktarda kloroplast bulunur. Bir yaprak kesitinin mezofil denen katmanının üst kısmında, düzgün sıralar halinde dizilmiş palizat parankiması bulunur. Palizat parankimasının altında da geniş boşlukları bulunan sünger parankiması vardır. Özümleme parankimasının görevi fotosentezle besin üretimi yapmaktır. Yapraktaki damarların önemli görevleri vardır. Bu damarlar ksilem denilen odun boruları ile floem denilen soymuk borularından oluşur. Ksilem su ve minerallari getirir, floem üretilen besinleri diğer kısımlara taşır.  Havalandırma Parankiması (Aerankima) Bataklık ve su bitkilerinin kök ve gövdelerinde bulunur. Hücreleri arasındaki geniş boşluklarda hava depolar. Bu boşluklarda bitkinin O2 - CO2 alış-verişi sağlanır.  İletim Parankiması Özümleme parankimasıyla iletim boruları arasında su ve besin iletimini sağlar.  Depo Parankiması kök, gövde, tohum ve meyvelerde yedek besin ve su depo eder. (Örn: kaktüs) 2- Koruyucu Doku Kök, gövde ve meyveleri örter. Kalın çeperli ve klorofilsiz hücrelerdir. Diğer dokuları dış etkenlere karşı korumak ve bitkinin su kaybını düzenlemekle görevlidir. Epidermis ve periderm olmak üzere 2 çeşittir. ï¶ Epidermis Otsu bitkilerle, odunsu bitkilerin gövde ve yapraklarının üzerini örter. Kök ve gövde de Apikal meristemin en dış tabakası dermatogen hücrelerinden meydana gelir. Tek sıra, canlı hücrelerden yapılmış bir dokudur. Hücreleri arasında boşluk bulunmaz. Epidermanın dış çeperi bitkinin yaşadığı ortama göre örneğin kuraklık faktörüne göre kalınlaşabilir. Bu kalınlaşma dışa doğru kütin birikimiyle olur ve kütikula tabakası oluşur. Kütikula tabakası sayesinde su kaybı önlenir, epidermisin direnci arttırılır. Epidermis hücrelerinden şu yapılar meydana gelebilir. 1- Stoma 2- Tüy 3- Emergens Stomalar epiderma hücrelerinden dışa olan açıklardır. İç dokularla dış ortam arasındaki ilişkiyi sağlar. Stomalar gaz ve su buharı alış-verişi ve terlemeyi sağlar. Stomalar yalnız yapraklarda ve gövdede bulunur. Stoma Hücreleri ïƒ canlı, klorofilli fasulye gibi Stoma aralığına bakan yüzeylerin çeperleri kalın, yanlarındaki hücrelere kısımlar ince ve selülozdur. Yaprak eşit şekilde aydınlığında stomalar her 2 yüzde bulunurlar. Az ışıkta ise yaprağın alt yüzeyinde, su içindeki yapraklarda ise stoma bulunmaz. Stomalar fotosentez yapma ve bu olayın ürünü olan nişastadan şeker, şekerden de nişasta meydana getirerek turgorlarını azaltıp-çoğaltma yeteneğindedirler. Dokularda yeterli su yoksa stoma hücreleri turgorunu azaltır ve stoma açıklığı daralır. Tüyler ïƒ bazı epiderma hücrelerinin dışa doğru meydana getirdiği uzantılardır. Görevlerine göre salgı ve örtü tüyü olarak 2ye ayrılır. Emergensler ïƒ sadece epiderma hücrelerinden değil altındaki dokuları da içeren çıkıntılardır. Salgı ve tutunma görevi yaparlar. ï¶ Mantar Doku Yaşlanan ve kalınlaşan bitkilerde epiderma sınırı olan gerilme ve büyüme kabiliyetinden ötürü gövde ve köklerin çevresini saramaz, parçalanır. Bu durumda epidermanın koruyucu görevini mantar doku üzerine alır. Mantar doku mantar kambiyumundan meydana gelir. • Primer mantar doku • Seconder mantar doku 1- Primer Mantar Doku Kökte rastlanır. Yaslanan köklerde epiderma veya epiderma altı parankima hücrelerinin mantarlaşmasından oluşur. Kökün en dış tabakasını meydana getiren mantarlaşmış dokuya eksoderma denir. Birde kökte çeperleri at nalı şeklinde mantarlaşmış endodermis vardır. 2- Seconder Mantar Doku a) Periderma b) Lentisel Periderma epiderma ve altındaki dokulardan seconder olarak meydana gelen mantarlaşmış dokudur. Kök ve gövde epidermanın yerini doldurur. Fellogen, fellemi felloderma olarak 3 kısma ayrılır. Fellogen dışa doğru, fellemi içe doğru, fellodermayı meydana getirir. Fellem ïƒ Çeperleri mantarlaştığı için geçirgen değildir. Hücreler arası boşluğu yoktur. Felloderma ïƒ Canlı hücrelerdir. Selüloz çepere sahip yeni çeperleri mantarlaşmamış, fotosentez yapabilir ve nişasta depolayabilirler. Lentisel Gövde üzerinde ince yarıklar halindedirler. Gaz alış-verişini sağlar ve stomaların görevini yapar. 3- DESTEK DOKU Bitkiye diklik, sertlik, ve sağlamlık kazandıran bir dokudur. Otsu bitkilerde bu görevi turgor basıncı yaparken, odunsu bitkilerde ise destek doku yapar. 2 tiptir. a) Kollenkima (pek doku): Hücreleri canlıdır. Çeperleri selüloz veya pektin birikimi sonucu kalınlaşmıştır. Bazılarında kloroplast vardır. Bulunduğu yerler uzamakta olan organlarda özellikle genç gövdelerde ve yaprak saplarında, yaprak orta damarlarında, kök korteksi; 1 yıllık bitkilerin toprak üstü gövdeleri ve çiçek saplarıdır. Çeperlerindeki kalınlaşmaya göre Köşe ve Levha kollenkiması diye 2ye ayrılır. Köşe kollenkimasında kalınlaşan hücre çeperinin köşesinde olurken, levhada çeperin bir veya iki yüzünde olur. b) Sklarenkima (sert doku): Çeperleri kalınlaşmış ve genellikle yapısı lignin birikimi sonucu odunlaşmış hücrelerden meydana gelen bir dokudur. Odunlaşmanın ileri safhalarında hücreler ölü hale geçer. Hücrelerin sitoplazma ve çekirdekleri yoktur. Sklarenkima lifleri ve Taş hücreleri olarak 2ye ayrılır. Sklarenkima lifleri sivri uçlu, dar ve uzun olan ölü hücrelerdir. Bitkiye diklik verirler. Kopmaya karşıda direnç gösterirler. (keten,kenevir) 4- İLETİM DOKU Topraktan alınan su ve inorganik maddelerin toprak üstü organlara, fotosentez sonucu meydana gelen organik maddelerin organlara taşınması iletim dokusu ile sağlanır. 2ye ayrılır. 1- Ksilem (odun) 2- Floem (soymuk) Ksilem Topraktan alınan suyu ve bu su içinde erimiş olan anorganik maddeleri yüksekte bulunan organlara, yaprakları iletir. Hücreleri ölüdür. Zamanla hücre çeperleri kalınlaşır. Hücreler arasındaki çeper, çekirdek ve sitoplazmalarından yok olur. 4e ayrılır. Trake ïƒ Topraktan alınan suyu yukarı organlara iletir. Trakeid ïƒ Trake ile aynı görevi yapar. Ksilem parankiması ïƒ iletim dokusu içinde besin depo etmek ve kısa mesafede iletim yapmakla görevlidir. Canlı hücrelerdir. Ksilem sklarenkiması ïƒ İletim dokusunda destek işini yaparlar. Floem Yapraklarda fotosentez sonucu meydana gelen organik maddeleri bitkinin diğer kısımlarına iletir. İletim 2 yönlüdür. İletim hızı odun borularından yavaştır. Hücreleri canlıdır. Hücreler arası çeper kalbur gibi deliklidir. Bu yüzden kalburlu borularda denir. 4e ayrılır. a) Kalburlu borular b) Arkadaş hücreleri c) Floem parankiması d) Floem sklarenkiması 5- SALGI DOKU Hücreleri canlı, bol sitoplazmalı ve iri çekirdeklidir. Hücreleri tek tek bulunabildiği gibi grup halinde de bulunabilirler. Hücre içi (süt gibi) veya hücre dışı (reçine gibi) salgılar vardır. Salgı doku tek hücreli olabileceği gibi salgı cebi ve salgı kanalı şeklinde olabilir. Çiçek ve yapraktaki koku ve bal özü salgılar böcekleri çekerek tozlaşmaya yardımcı olur. Yakıcı tüylerdeki salgılar korunmayı sağlar. Reçine ve tonen gibi salgılar bitkiyi zararlı ...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





