Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
Ziraat Ödevleri
  • Biyolojik Kontrol

    Kaynakçası: Var
    Dosya Boyutu: 28 KB
    Eklenme Tarihi: 09-07-08
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : Hızlı nüfus artışın beraberinde getirmiş olduğu kentleşmeyle birlikte her geçen gün tarım alanları azalmakta ve kişi başına düşen tarım ürünü miktarında düşüş olmaktadır. Geçmişte tarımsal ürün bakımdan kendi kendine yeten ülke konumunda olan Türkiye şimdi birçok ülkeden tarımsal ürün ithal etmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri ekonomik olarak önemli bitkilerde zararlı böcekler ile mücadelenin bilinçli ve tam bir şekilde yapılamamasıdır. Ülkemizde bitkilerin korunması daha çok kimyasal insektisidler kullanılarak yapılmaktadır. Kimyasal insektisidler kullanılırken bunların bir çok yan etkileri ortaya çıkmaktadır. Birçok yönden bazı canlı gruplarına ciddi zararlar vermektedirler. Zirai mücadele ilaçlarından bugün için vazgeçilememesinin nedeni, bu ilaçlara alternatif bir mücadele yönteminin tam anlamıyla geliştirilememesidir. Kimyasal mücadelenin dışındaki mücadele metotlarının yeteri kadar geliştirilememesinden ve geliştirilen metotların zararlı, pahalı ve ilkel olmasından dolayı zirai mücadele ilaçlarının uygulanmasının daha uzun yıllar devam edeceği düşünülmektedir. Bununla birlikte, tüm dünyada kimyasal ilaçların yerini gelecekte biyolojik mücadele olarak bilinen bir yöntemin alacağı tartışılmaktadır. Günümüzde, 1165 mikroorganizma böceklerle bağlantılı olarak bulunmuştur. Her ay yeni organizmalar izole edilmekte ve tanımlanmaktadır. Bunların bir çoğu patojendir. Toplam 1165 mikroorganizmanın bakteriler 90 tür ve varyetesini, virüs ve riketsialar 260 türünü, mantarlar 460 türünü ve nematodlar 100 türünü kapsamaktadır. Zararlıların kontrolü için mikroorganizmaların en pratik kullanımı onların suni ortamlarda kültürlerinin hazırlanmasını ve daha sonra uygun bir yerde ve zamanda çevreye dengeli miktarlarda sunulmasını içerir. Kullanılan mikroorganizmalar zararlıya özgü olduğu için yalnızca o canlıyı etkiler. Biyolojik kontrolün büyük bir avantajı kimyasal kontrol yöntemleriyle bağlantılı birçok problemi ortadan kaldırmasıdır. Kimyasal mücadelede kullanılan insektisidler hedef zararlının dışındaki alanlara dağılarak çiçekler arasında tozlaşmayı sağlayan, faydalı böceklerin ve bal arılarının ölümüne neden olmaktadırlar. Doğrudan yada besin zinciri aracılığı ile insanlara ulaşarak akut ve kronik zehirlenmelere neden olmakta, buna bağlı olarak da gelecek nesilleri tehdit etmektedir. Tarım alanlarında kullanılan kimyasal insektisidler yağmur sularıyla derelere, göllere ve denizlere taşınarak balık türlerini ve diğer su ürünlerini etkilemektedir. Kullandıkları alandaki bitkilerin çimlenmesi, vejöatasyonu ve üremesi üzerinde de olumsuz etkilere neden olmaktadırlar. Ayrıca bu insektisidlerin kullandığı alanlardaki zararlı böcekler kullanılan insektiside ve kullanılmadığı halde diğer insektisidlere karşı mukavemet geliştirmektedirler. Dolayısıyla bir süre sonra kullanılan insektisidler etkisiz kalmaktadır. Kimyasalların bu olumsuz etkilerine karşılık biyolojik mücadelede kullanılan ajanlar çevreyi çok az şekilde etkilemektedirler. Örneğin baculovirüsler sadece böceklerde hastalık yapan, omurgalılarda hastalık oluşturmayan etkili bir biyolojik mücadele ajanlarıdırlar. Bacillus thuringiensis çoğunlukla Lepidoptera grubu böcekler üzerine etkili olan bir bakteridir. Dolayısıyla bu ajanlar sadece kullandıkları alandaki zararlı böcekleri etkilerler. Kimyasallar gibi ortamda birikip toksisite oluşturmazlar. Bir çoğu, insanlar üzerinde patojen olmadığı için insanlara zarar vermez. Herşeyden önemlisi çevreyi kirletmezler. Bu nedenle biyolojik kontrol, kimyasal insektisidler ile karşılaştırıldığında ekolojik dengeyi bozmayan alternatif bir mücadele yöntemidir. Biyolojik kontrolde kullanılacak ajanların bir çoğu doğadaki hastalıklı böceklerden izole edilir. Doğada böceklerin hastalanmasına neden olan ve sonra onları öldüren, orijini bakteri,mantar, virüs veya protozoa olan pek çok mikroorganizma mevcuttur. Böceklerde hastalıklara neden olan mikroorganizmalar özelleşmiş doğal düşmanlar olarak kabul edilir. Mikroorganizmaların neden olduğu tabii hastalık olayları böcek populasyonlarında temel ölüm faktörü olduğu halde önemsiz gözüken böcek hastalıklarının araştırılmasına ve etkilerinin arttırılmasına yönelik pratik uygulamaların teşvik edilmesinde ve zararlıların kontrolü için tabii olarak gerçekleşen enfeksiyonlardan faydalanmada çok az gelişmeler sağlanmıştır (1). 1.2. Ziraatta Zararlı Böceklerin Ekonomik Etkileri Böceklerin yapmış olduğu zararların önlenmesi veya hiç olmazsa hafifletilmesi yönündeki çabalarımıza zirai mücadele diyoruz. Bu amaçla uygulanan çeşitli önlem ve mücadele yolları vardır. Ancak bunlara geçmeden önce şu hususun belirtilmesi gerekir: Yapılacak mücadele ekonomik olmalıdır. Bir mücadele için harcanacak para, kurtarılacak ürün değerinden daha çok ise ekonomik bakımdan iyi bir yol tutulmamış demektir. Fakat, bazen, iler ki yıllardaki ürünü garantiye almak için, ekonomik olmayan bir mücadele yolu seçilebilir. Aynı şekilde devlet tarafından yapılan mücadelelerde düşünülen ilk husus ekonomik olma değildir (2). Küçük canlılar olmalarına rağmen, üreme enerjileri fevkalade büyük olan böcekler, insan ekonomi ve yaşantısına girmiş hayvanlar aleminin sayıca en zengin ve önemli varlıklarından biridir. Böceklerin ekonomik etkileri bitkiler, depolanmış mamüller, insanlar ve hayvanlar üzerinde olmak üzere farklı şekillerde olur. Böceklerin bitkiler üzerindeki etkileri çeşitli yollarla meydana gelmektedir. Böcekler besinlerini çeşitli şekillerde alırlar. Bunun en basit fakat önemli olanı, bitkinin dış ve iç kısımlarını yani meyve, sürgün, yaprak, dal, kök ve odun kısımlarını yemek şeklinde olanıdır. Bitkiler incelenecek olursa, böcek zararı sonucu oluşan bir çok belirtiye rastlamak mümkündür. Örneğin; renk değişikliği, bazı kısımların yenmesi, dokularda galeri, gal ve şişkinliklerin olması, reçine sızıntıları vs. Bitkilerde meydana gelen bu zararlar, onların meyve hasılatının azalmasına, gelişmemesine, deforme olmasına ve nihayet ölmelerine sebep olur. Yapılan araştırmalar tarım ve hayvancılıkta en zararlı hayvanlar olan böceklerin bitkilerde yıllık ürünün % 10u gibi büyük bir oranda zarar oluşturduklarını ortaya koymaktadır. Bu oran tropik bölgelerde % 20ye yükselmektedir. Örnek olarak, 1960lı yıllarda Asya ve Afrikada Sudan çekirgesi olarak bilinen Schistocesca gregaria ile Locusta migratoria gösterilebilir(3). Bu çekirgeler km2ye 120.000.000 adet düşecek şekilde göç yolları üzerinde 100lerce km2 lik alanda bitki örtüsünün yenebilecek tüm kısımlarını yemişlerdir. 1916 yılında ülkemizde çekirgelerin, bilhassa Fas çekirgelerinin Batı Anadoluda yaptığı tahribat neticesinde 200.000 ton hububat ve 15.000 ton bakliyat yok olmuştur. Zarar o zamanki şartlarda 100 milyon mark olarak hesaplanmıştır. Böceklerin yalnız ziraat ürünlerinde her yıl yaptıkları zarar İngilterede 30, Kanadada 25 ve Avustralyada 20 milyon sterlin olarak hesaplanmıştır. Böceklerin bitkilerde yaptıkları çok önemli bir zarar da, bitkilerin hastalanmalarına sebep olmalarıdır. Bugün hemen hemen 200den fazla hastalığın böcekler tarafından oluşturulduğu bilinmektedir (4). 1.3. Zararlılarla Mücadele Yöntemleri Zararlıların bitkilerde yaptıkları çeşitli zararların, gerek doğal kuvvetler (doğal mücadele) gerekse insan yardımıyla (uygulamalı mücadele) önlenmesine veya hiç olmazsa azaltılmasına yönelik yöntem ve harcanan çabalara zararlılarla mücadele denir. Zararlılarla mücadele yöntemlerini kısaca şu başlıklar altında toplayabiliriz. Doğal Mücadele:Doğal kuvvetlerin böceklere olan etkilerinden yararlanarak zararlının öldürülmesi. Yasal Mücadele:Yasal yollardan yararlanılarak zararlıların yayılmasını önleme. Örneğin;karantina, ambargo, muayene vb. Mekanik Mücadele:Zararlı böcekleri toplama, tuzakla yakalama, böcekli materyalleri yok etmek. Fiziksel Mücadele:Yakmak, sıcaktan, radyoaktiviteden ve elektrikten faydalanmak. Kültürel Mücadele:Zararlının zarar yaptığı ağaçların karışıklığını ve kapalılığını düzenlemek, meşcere kurmak ve yetiştirme ile kesim tekniğine uymak, toprak bakımı, dayanıklı türler yetiştirmek, gıda kaynaklarını değiştirmek. Biyolojik Mücadele: Zararlı böceği yok etmek için çeşitli etken gruplarından (mikroorganizma, böcek yiyen vertebratalar, predatör arthropodalar, parazit böcekler) ve genetik yöntemlerden yararlanmak. Kimyasal Mücadele:Tozlaşma, püskürtme, sisleme, fumigasyon, sterilizasyon, zehirli yemler kullanmak vb. Entegre Mücadele:Çevre ve orman sahibi için uzun vadede en az masraflı en iyi faydaları sağlayabilecek olan ve populasyon dinamiğine dayanan yöntem (5). 1.3.1. Kimyasal Mücadele Zamanımızda en çok kullanılan ve belki yan etkileri göz önünde tutulmazsa başarıya en çok ulaşılan yöntemdir. Etki etme şekillerine (bazen bileşimlerine) göre gruplara ayrılır. 1. Solunum Zehirleri:Solunum organlarına etki ederler. Siyan gazı (HCN), akrilnitril (CH2CHCN), tetraklor karbon (CCI4), hidrojenli fosfor (PH3) özellikle kapalı yerlerde ve seralarda çok çeşitli amaçlar için kullanılır. Çok etkilidirler. 2. Yenme ile alınan zehirler:Besinlerle alınır, mide ve bağırsaklarda zehirlenmeler yapar. Arsenik preparatları (kurşun veya kalsiyum arsenat) ve diğer bir çoğu bu yüzyılın ilk yarılarında çok kullanılmalarına karşın, daha sonra, insanlar ve ev hayvanları üzerinde büyük zehirlenmelere neden olduğu için, bir çok ülkede yasaklanmıştır. 3. Kontak İnsektisidler:Bir çok çeşidi bir arada kullanılır. Genellikle yapay olarak sentez edilirler. Pek azı bitkisel maddelerden, çoğu madensel yağlardan çıkarılır. Bir çok çeşidi sentezlenmiştir. Çoğunluk özgül etkiye sahiptirler. Üç ana gruba ayrılırlar. Klorlu hidrokarbonlar, organik fosfor bileşikleri ve karbamat insektisidler (6). 1.4. Kimyasal Mücadele Yönteminin Ekonomik ve Çevresel Etkileri Zararlılarla mücadelede yaygın olarak kullanılan insektisidler bitkilerde ve çevrede bulunan canlılar üzerinde bir çok zararlı etkiler meydana getirmektedirler (7). 1. Bitkiler Üzerine Olan Etkileri İnsektisidler genellikle bitkilerin yaprak ve yeni sürgünlerinde yanma denilen bir takım lekeler ile renk değişimlerinin meydana gelmesine yol açmaktadırlar. Hatta bazen bütün bitkinin ölümüne de sebep olurlar. Bazen kullanılan insektisidlerden biri bitkiler üzerine zararlı olmazken iki preparat aynı anda uygulandığında çok tehlikeli olabilmektedirler. Özellikle dinitro bileşikleri ile yapılan ilaçlamalarda bitkiler çok etkilenmektedirler (8). 2. Hayvanlar ve İnsanlar Üzerine. Olan. Etkileri Kullanılan insektisidler belirli dozlarda hayvanlar ve insanlar üzerinde zararlı etkiler yaparlar. Tehlikeye en çok maruz kalan kişiler ilacı kullanan veya bu işle meşgul olan kişilerdir. İlaç uygulanan alanda kısa bir süre sonra hayvan otlatılırsa, zehir hayvan bünyesine taşınır. Ayrıca arazideki ilaç hemen peşi sıra yoğun bir yağmur ile derelere ve oradan da denizlere taşınır. Burada balıkların yapısına giren kimyasallar beslenme yolu ile insanlara kadar ulaşır. Önemli diğer bir konu da ilaçlı meyve ve sebzelerin çok iyi temizlenmeden yenilmemesidir. İnsanlar ve hayvanlar üzeride en etkili bileşikler başta arsenik olmak üzere fosfor asidi ester preparatları, DDT ve Toxaphane gibi klorlu hidrokarbonlardır. Bu bileşikler özellikle insanda beyin, karaciğer, böbrek ve yağ dokusunda bir kerede önemli hasara yol açarlar (9). 3. Böcekler Üzerine Olan Etkileri İnsektisidlerin böcekler üzerine etkileri böceklerin uygulanan kimyasala karşı mukavemet kazanması ve faydalı böceklere zarar vermesi şeklinde olur. a. Zararlı Böceklerde İlaçlara Karşı Mukavemet İnsektisidler her ne kadar zararlı böcekleri yok etmek için kullanılsalar da, her zaman zararlı böceklere karşı tam bir etki sağlayamazlar. Çünkü zamanla insektisidlerin ilk tatbik edildikleri zamanki etkili dozlarından daha az etkilenebilen ırklar ortaya çıkmaktadır. Bu olaya "böceklerin mukavemeti" adı verilmektedir. İlaç baskısı altında yetişen generasyonlarda tabii seçim hassas olan fertlerin ortadan kalkmasına ve devamlı mukavim fertlerin ortaya çıkmasına sebep olur. Dolayısıyla bu yeni fertlere karşı kullanılan insektisidler daha çok çevredeki yararlı canlıları ve insanları etkilemektedir. Böcekler ile insektisidler arasındaki önemli bir ilişki de herhangi bir ilacın baskısı altında yetişen bir böcek populasyonunda, o böcek populasyonuna tatbik edilmeyen ilaçlara karşı da mukavemet geliştirilebilmesidir. Buna, "karşıt mukavemet "adı verilmektedir. Özellikle böceklerde mukavemetin kısa sürede meydana gelişi mücadelede kullanılan kimyasal insektisidi kısa sürede etkisiz hale getirmektedir. Bunun sonucunda da daha çok ilaç kullanılması gerekecektir. Kullanılan aşırı dozda ...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21547
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.