Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
EBook Ödevleri
  • Ivan Ilyiçin Ölümü Tolstoy

    Kaynakçası: Yok
    Dosya Boyutu: 54 KB
    Eklenme Tarihi: 16-07-08
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : Adliye Sarayında Melvinski davasına bakan yargıçlar ile savcı duruşmaya ara vererek Ivan Yegoroviç Şabakın odasında toplandılar. Konuşma döndü dolaştı ünlü Krasovk davasına geldi. Fiyodor Vasilyeviç, dosyanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapatılmasını şiddetle savunurken, Ivan Yegoroviç kendi görüşünde direniyordu. Ta baştan beri tartışmaya katılmamış bulunan Piyotr Ivanoviç ise, eline az önce aldığı resmi Adliye gazetesini gözden geçirmekteydi. Birdenbire, "Baylar, Ivan Ilyiç ölmüş!" dedi. "Doğru mu söylüyorsunuz?" "işte, okuyun!..." Taze mürekkep kokan gazeteyi Fiyodor Vasilyeviçe uzattı. Siyah çerçeve içinde şunlar yazılıydı: "Praskovya Fiyodorovna Golovina, sevgili kocası, yargıç kurulu üyesi İvan İlyiç Golovinin 4 Şubat 1882 günü yaşama gözlerini yummuş olduğunu tüm akraba ve dostlarına duyurur. Cenaze töreni Cuma günü öğleden sonra saat birde yapılacaktır." Ivan Ilyiç, odada bulunanların meslektaşıydı. Hepsi de onu severdi. Birkaç haftadır hasta yatıyor, hastalığının iyi olmayacağı söyleniyordu. Henüz görevinden ayrılmamakla birlikte, ölümü durumunda onun yerine Alekseyevin, Alekseyevin yerine ise Vinnikovun ya da atabeyin atanacağı söylentileri dolaşmaktaydı. Bu nedenle, Ivan Ilyiçin öldüğünü öğrenir öğrenmez odadaki bayların ilk aklına gelen, bu ölümün kendilerinin ve tanıdıklarının makam değiştirmesi, rütbece yükselmesi bakımından ne gibi bir etkisinin olacağıydı. Fiyodor Vasilyeviç, "Artık ya Ştabein ya da Vinnikovun yerini alırım. Zaten çoktandır söz veriyorlar. Daire değişikliği bir yana, yılda sekiz yüz rublelik bir ücret artışı da olacak," diye geçiriyordu içinden. Piyotr İvanoviç ise, "Kaynımın Kalugaya atanmasını sağlayabilirim artık. Karım çok sevinecek. Böylece kardeşi için bir şey yapmadığımı söyleyemez," diye düşünüyordu. Piyotr Ivanoviç bir an için düşüncelerden sıyrılarak, "Zavallının yataktan kalkamayacağını biliyordum. Yazık oldu," dedi. "Doktorlar bir türlü tanı koyamadılar. Daha doğrusu her biri başka bir şey söyledi. Onu son gördüğümde düzelecekmiş gibi bir hali vardı." "Adamcağızı bayramdan beri göreyim dedim, nedense fırsat bulamadım." "Malı mülkü var mıydı bari?" "Karısının bir şeyleri var sanıyorum, ama önemsiz. "Cenazeye gitsek iyi olur. Çok da uzakta oturuyorlar." "Sizin evden, demek istiyorsun. Sizin evden herkes uzak." Şabaka gülümseyerek bakan Piyotr Ivanoviç, "Nehrin öbür yakasında oturuyor olmamı bir türlü bağışlamadınız," dedi. Böylece kentte mahallelerin birbirine uzaklığı üstüne konuşa konuşa duruşma salonuna geçtiler. Bu ölüm olayının zihinlerde uyandırdığı çeşitli makam değişikliği ve yeni bir göreve geçme düşünceleri bir yana, yakın bir tanıdığın ölmüş olması, hepsinde, her zaman olduğu gibi, iyi ki ölen ben değilim de o yollu sevinç dolu bir duygu uyandırmıştı. Her biri, "Gördün mü, adam ölüp gitti! Ama ben yaşıyorum," diye düşünüyor ya da içinden böyle geçiriyordu. Bu arada, Ivan Ilyiçin dostları diyebileceğimiz yakın arkadaşları, zorunlu ve sıkıntılı bir nezaket borcunu yerine getirmek için de olsa, cenaze törenine katılmak, ölenin dul karışma baş sağlığına gitmek gerektiğini anımsadılar. Ivan Ilyiçin en yakın dostları Fiyodor Vasilyeviç ile Piyotr Ivanoviçti. Piyotr Ivanoviç, Hukuk Okulundan beri Ivan Ilyiçin arkadaşıydı, kendini ona karşı her bakımdan borçlu sayıyordu.Öğle yemeğinde karısına Ivan İlyiçin öldüğünü, artık kardeşini kendi eyaletlerine aldırabileceğini söyledikten sonra, dinlenmek için uzanacağı yerde frakını giydi, Ivan İlyiçin evine yollandı. Ivan İlyiçin evinin önünde bir kupa arabası ile iki fayton duruyordu. Evin girişinde, vestiyerde, üstü simle, sırmayla işlemeli, püsküllü bir tabut kapağı duvara yaslanmıştı. Siyahlar giyinmiş iki kadın kürklerini çıkarıyordu. Bunlardan biri Ivan İlyiçin kızkardeşiydi, Öteki ise onun tanımadığı bir bayan. Ivan İlyiçin arkadaşlarından Schwarz o sırada merdivenlerden aşağı inmekteydi. Schwarz yukarıdan Piyotr İvanoviçi görür görmez durdu. "Ivan İlyiç aptalca bir iş yaptı, biz onun gibi enayilik eder miyiz?" dercesine göz kırptı, ingiliz usulü favorilerinin çevrelediği yüzü ve frakının içindeki sırım gibi ince bedeniyle Schwarzın çıtkırıldım bir kibarlığı vardı. Uçarı tavırlarına uymayan bu kibarlığın burada hiç uygun kaçmadığını düşündü Piyotr Ivanoviç. Piyotr Ivanoviç kadınların öne geçmesine izin vererek arkalarından merdivene tırmandı. Schwarz yukarıda durmuş onu bekliyordu. Piyotr Ivanoviç onun niçin durduğunu anladı, herhalde o akşam vint1 oynayacakları yeri söyleyecekti. Yüksek görevliler, Ivan İlyiçin dul karısının yanına gittiler; ciddi bir yüz takınmaya çalışarak dudaklarım ısıran Schwarz ise, gözlerinde oynak bir parıltı, kaş göz hareketiyle Piyotr Ivanoviçe ölünün konulduğu odayı gösterdi.Piyotr Ivanoviç, böyle durumlarda sıklıkla olduğu gibi, ölünün yanında ne yapacağını kestiremeden odaya girdi. Aklına gelen ilk şey istavroz çıkarmanın bir sakıncasının olmayacağıydı. İstavroz çıkarırken aynı zamanda öne eğilmek gerekip gerekmediğini bilmediği için orta yolu seçti: Odaya girerken eliyle istavroz çıkarmaya, bir yandan da eğilir gibi yapmaya başladı. El ve baş hareketlerinin izin verdiği ölçüde odayı gözden geçirmeye çalıştı. Ölenin yeğeni olabilecek, bir tanesi kolejli iki delikanlı, istavroz çıkararak dışarı doğru yürüyorlardı. Put gibi kımıldamadan duran, yaşlı bir kadın vardı köşede. Kaşlarım garip bir biçimde havaya kaldırmış başka bir kadın ise onun kulağına bir şeyler fısıldıyordu. İri yapılı, uzun redingotlu, genç bir papaz, yüzünde, Dünya bana vız gelir! diyen bir ifadeyle bağıra bağıra dua okuyordu. Evin mutfak işlerine bakan uşak Gerasim, yerlere bir şeyler saçarak Piyotr İvanoviçin Önünden sessizce geçti. Piyotr İvanoviç saçılan şeyleri görünce, bozulmaya başlayan cesedin hafif kokusunu hissetti. Ivan İlyiçi son ziyareti sırasında, mutfak işlerine bakan bu köylü uşağı, hastanın odasında hastabakıcı olarak görmüştü; İvan Ilyiç onu çok severdi. Piyotr İvanoviç istavroz üstüne istavroz çıkarıyor; tabut, papaz ve köşedeki masanın üstüne konulmuş aziz tasvirlerine doğru hafifçe öne eğiliyordu. Eliyle istavroz çıkarma işinin bir hayli uzadığını anlar anlamaz biraz durakladı, Ölüye bakmaya başladı. Bütün ölüler gibi, katılaşan organları olanca ağırlığıyla, içi bezle kaplı tabuta yatırılan ölü başı bir daha kalkmamacasına yastığa gömülmüştü. Bütün ölüler gibi, çökük şakaklarının üstündeki saçları dökülmüş, balmumu sarısı alnı daha da tümsekleşmişti; burnu ise üstdudağının üzerinde güçlükle duruyor gibiydi. Son gördüğü günden beri İvan İlyiç çok değişmiş, daha da zayıflamıştı; ama yüzü bütün ölülerinki gibi, canlı olduğu zamankinden daha güzel, en önemlisi daha görkemli bir görünüşe bürünmüştü. Bu yüzde, yapılması gereken şeyi doğruluğuna inanarak yapanların kendinden emin ifadesi vardı. Yüzün duruşunda, ayrıca, yaşayanlara bir sitem, bir anımsatma isteği okunuyordu. İvan Ilyiçin yüzünde okunan anımsatma isteği Piyotr Ivanoviçe yersiz, en azından onunla ilgili değilmiş gibi geldi. Birden içinde tatsız bir duygu kabardı; davranışının nezaket kurallarına uymadığını bile bile, ivedi bir hareketle bir kez daha istavroz çıkararak geriye döndü, kapıya doğru yöneldi. Schwarz onu holde beklemekteydi; ayaklarını genişçe iki yana açmış, elleri arkasında, silindir şapkasıyla oynuyordu. Schwarzm şık giyimi içinde tertemiz, hoppa görünüşü Piyotr İvanoviçi biraz canlandırdı. Piyotr Ivanoviç arkadaşının böyle sersemletici duygulara pabuç bırakacak türden olmadığını hemen anladı. Onun yalnız bu duruşu bile, Ivan İlyiçin cenaze töreninin, onların düzenli oturumlarını bir kerecik bile olsa dağıtmaya yetecek bir neden olmayacağını gösteriyordu. Yani uşak şamdana yepyeni dört mum koyarken, bir deste kâğıt açıp bu akşam da oyuna oturmalarını hiçbir şey engelleyemezdi.Zaten böyle bir olayın hoş bir akşam geçirmelerine engel olacağım düşünmek bile yersizdi. Schwarz, Piyotr Ivanoviç önünden geçerken Fiyodor Vasilyeviçin evindeki vint partisine katılmasını fısıltıyla söyleme fırsatını kaçırmadı. Ne yazık ki Piyotr Ivanoviç o günkü oyuna katılamayacaktı. Bütün çabalarına karşın gövdesinin belden aşağı genişlemesini önleyemeyerek şişmanlamış, şimdi de siyah bir tülle örttüğü başına kadar karalara bürünmüş olan, Ivan Ilyiçin orta boylu dul karısı Praskovya Fiyodorovna, kaşları tabutun önünde duran kadınınki gibi tuhaf bir hiçimde havaya kalkık, hanımlarla birlikte ölünün odasına yürürken, "Tören hemen başlayacak, içeri buyurun," dedi. Schwarz, kadının önerisini kabul edip etmediği anlaşılamayan bir hareketle eğilerek durakladı. Praskovya Fiyodorovna, Piyotr İvanoviçi tanıyınca içini çekti, iyice yanına sokulup elini tutarak, "Biliyorum, Ivan Ilyiçin gerçek dostu sizdiniz..." dedi. Piyotr İvanoviçten bu sözlerine uygun bir davranış beklercesine baktı. Piyotr Ivanoviç içeride nasıl istavroz çıkarmanın gerektiğini anlamışsa, burada da iç çekmenin, kadının elini sıkmanın ve, "Bana güveniniz!" demenin kaçınılmazlığını anlamıştı. Düşündüğü gibi de yaptı. Öyle yapınca istediği sonucu elde ettiğim hissetti. Kendisi de duygulanmıştı, kadın da. Kadın ona, "Tören başlamadan biraz çıkalım," dedi. "Sizinle konuşacaklarım var... Kolunuzu verin.Piyotr İvanoviç kolunu uzattı, ona üzüntüyle göz kırpan Schwarzın Önünden geçerek kadınla yan yana başka bir odaya yürüdüler. Schwarzın oynak bakışı; "Gördün mü vintin âlâsını? Eh, kusura bakmayın, biz de başkasını buluruz. Yakanızı kurtarır gelirseniz beşli oyuna geçeriz," diyordu. Piyotr Ivanoviç daha bir derinden, üzgün üzgün içini çekti. Praskovya Fiyodorovna şükranla kolunu sıktı. Pembe duvar kâğıtlarıyla kaplı, içinde hüzün saçan bir lambanın yandığı konuk odasına girerek masaya oturdular. Kadın divana geçti, Piyotr Ivanoviç ise yayları bozulduğu için altında bir türlü düzgün durmayan pufa ilişti. Praskovya Fiyodorovna, önceden ona sandalyeye oturmasını söylemek istemiş, ama bunun durumuyla uyuşmayacağını düşünerek vazgeçmişti. Piyotr Ivanoviç pufa otururken İvan İlyiçin bu odayı yeni baştan özene bezene düzenlediğini, yeşil yaprak desenli pembe duvar kâğıdını almadan önce bu desenin odaya yakışıp yakışmayacağını ona sorduğunu anımsadı. Konuk odası mobilyalarla, bir sürü ıvır zıvırla ağzına kadar doluydu. Masanın yanından geçip divana otururken kadıncağızın siyah mantosunun üstündeki siyah tül, bir sandalyenin oymasına takılmıştı. Piyotr Ivanoviç tülü kurtarmak için doğrulayım derken altındaki puf kabararak onu yukarı itmeye başladı. Ama kadın tülünü kendisi kurtarmaya çalıştığı için Piyotr Ivanoviç yerine oturarak ayaklanan pufu altında ezdi. Ama tül bir türlü kurtulmuyordu; Piyotr Ivanoviç bir daha kalktı, puf gene ayaklanarak bu sefer çatırdamaya başladı. Tülü takıldığı pürüzden kurtarınca kadın temiz patiska bir mendil çıkardı, ağlamaya başladı. Tülün kadının başına açtığı iş, pufla olan kavgası, Piyotr Ivanoviçin acıma duygularını bastırdığı için ortada somurtup duruyordu. Onları bu güç durumdan kilerci Sokolov kurtardı. Sokolov, Praskovya Fiyodorovnanın mezarlıkta ayırttığı yerin iki yüz ruble tuttuğunu söylemeye gelmişti. Kadın ağlamayı keserek kurbanlık koyun çaresizliğiyle Piyotr Ivanoviçe baktı. Fransızca, durumlarının iyice güçleştiğini söyledi. Piyotr Ivanoviç, Ne yaparsınız? gibisinden sessiz bir işaret yaptı.Kadın cömert görünmeye çalışarak, aynı zamanda ölgün bir sesle, "Sigara buyurun," dedi. Sonra da Sokolov ile mezar işini görüşmeyi sürdürdü. Piyotr Ivanoviç sigarasını içerken kadının önceden mezar için yer fiyatlarını inceden inceye soruşturduğunu, alınacak yerle ilgili kararını çoktan verdiğini öğrendi. Kadın, mezar işini bitirdikten sonra ilahici çağrılması konusunda yapılması gerekenleri söyledi. Sokolov dışarı çıktı. Kadın, masanın üstünde duran albümleri bir kenara iterken, "Her işimi kendim görmek zorundayım," dedi. Piyotr Ivanoviçin sigarasının külü mobilyanın üzerine düşmek üzereyken kültablasını aceleye konuğun önüne sürdü. "Üzüntülüyüm diye para işleriyle uğraşamadığımı söylemek doğru olmaz. Beni avutmasa bile oyalayan tek şey, işte kocamla ilgili bu gibi işler oluyor." Böyle diyerek, ağlayacakmış gibi yeniden mendilini çıkardı. Ama birden kendini zorlarcasına silkinip toparlandı, sakin bir sesle konuşmaya başladı: "Sizi buraya bir dileğimi iletmek için çağırdım." Piyotr Ivanoviç altında kımıldamaya başlayan yayların fazla ileri gitmesine meydan vermeden biraz doğrularak kadının önünde eğildi. "Son günlerde kocam çok acı çekti." "Ya? Neden?" "Hem de ne acılar! Dakikalar değil, saatlerce durmadan bağırdı. Son üç günkü bağırtısının ardı arkası kesilmedi. Dayanılacak gibi değildi. Günlerce nasıl dayandığıma ben bile şaşıyorum. Çığlıkları üç kapının ötesinden işitiliyordu. Ah, neler çektiğimi bir bilseniz!..." "Bilinci yerinde miydi?" "Son anına kadar. Ölümüne çeyrek saat kala hepimizle vedalaştı, hatta Volodyayı yanından götürmemizi bile istedi." Kendisinin ve karşısındaki kadının utanmadan rol yaptıklarını bilmesine karşın, önce afacan bir çocuk, sonra bir okullu, daha sonra da bir iş arkadaşı olarak çok yakından tanıdığı birinin acı çekiğini düşünmek Piyotr Ivanoviçe birden büyük bir ürperti verdi. Ölünün burnunu üst dudağına doğru itercesine tümsekleşen alnı bir kez daha gözünün önüne gelince, kendi kendinden korkmaya başladı. "Uç gün süren korkunç acılar ve ölüm,.. Bu durum her an. hatta hemen şimdi benim de basıma gelebilir," diye düşününce içi korkuyla doldu. Ama bunun hemen arkasından, nasıl olduğunu anlamadan, bu olayın kendisinin değil, Ivan IIyiçin başına geldiğini, kendisine böyle bir şeyin olmaması gerektiğini ve olmayacağını, Schwarzın yüzünden de anlaşılacağı üzere, kötü şeyler düşünerek karamsarlığa düşmenin yersizliğini aklına getirdi. Bunu düşününce rahatladı ve ölüm kendisiyle değil de yalnız Ivan İlyiçle ilgili bir şeymiş gibi arkadaşının nasıl öldüğünü inceden inceye soruşturmaya başladı. Kocasının çektiği gerçekten korkunç bedensel acıları bütün ayrıntılarıyla anlattıktan sonra — Piyotr Ivanoviç bu acıların nasıl bir şey olduğunu en azından Praskovya Fiyodorovnanın sinirlerinin böylesine yıpranmasından anlamıştı— dul kadın asıl konuya geçmenin gerektiğini düşünerek, "Ah, Piyotr Ivanoviç," dedi. "Ne kadar zor, ah, ne kadar zor bir durumdayım, bilseniz!..." Sonra da ağlamaya başladı. Piyotr Ivanoviç içini çekerek ağıtın sonunun gelmesini bekledi. Kadın mendiliyle burnunu şilince bir kez daha, "Bana güveniniz..." dedi. Bunun üzerine kadın yeniden konuşmaya başlayarak ondan istediği şeyi anlattı. Kocasının arkadaşından Öğrenmek istediği, Ivan Ilyiçin ölümü üzerine hazineden dul aylığı almanın yollarıydı. Dul aylığı almanın yollarını Piyotr İvanoviçten öğrenmek istiyormuş gibi bir tavır takınmakla birlikte konunun inceliklerim ondan daha iyi bildiği gözden kaçmıyordu. Kocasının ölümü üzerine hazineden ne kadar para verileceğini de biliyordu, ama onun asıl öğrenmek istediği, daha yüklüce bir dul aylığının bağlanıp bağlanamayacağıydı. Piyotr Ivanoviç bir çıkar yol bulmaya çalışırcasına bir süre düşündü, sonra cimriliğinden dolayı hükümete söverek, istenilenin mümkün olamayacağını söyledi. Bunun üzerine kadın bir daha içini çekti, ziyaretçisinden kurtulmaya çalışmanın yollarım aramaya başladı. Adam bunu anladı, sigarasını söndürdü, kadının elini sıkarak hole çıktı. Bir duvarında Ivan Ilyiçin pek beğendiği kelepir saat asılı yemek odasına girince orada papazı, törene gelen birkaç tanıdığı ve Ivan Ilyiçin yetişkin kızını gördü. O da karalara bürünmüştü, zaten ince olan beli yas giysileri içinde daha da ince duruyordu. Somurtkan, kararh, öfkeli bir görünüşü vardı. Piyotr Ivanoviçe, bir suçluya selam verir gibi eğilerek selam verdi. Kızın arkasında ise, işittiğine göre, nişanlısı olan, yalandan tanıdığı, zengin bir aileden genç bir sorgu yargıcı dikiliyordu. Onun da yüzünde aynı küskün ifade vardı. Piyotr Ivanoviç üzgün bir yüzle herkesi selamladıktan sonra ölünün bulunduğu odaya geçmek üzereydi ki, Ivan Ilyiçin tıpkı kendine benzeyen kolejli oğlu merdivenin başında göründü. Piyotr İvanoviçin Hukuk Okulundan2 tanıdığı küçük İvan İlyiçin ta kendisiydi bu çocuk. Ağlamaklı gözleri, on üç, on dört yaşlarında, suç işlemiş çocukların gözlerini andırıyordu. Oğlan, Piyotr İvanoviçi görünce surat astı, kızaran yüzünü ...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21547
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.