- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Dilin Tanımı Ve Önemi
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 20 KB
Eklenme Tarihi: 16-07-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : 1) Dilin tanımı İnsanların ayırıcı niteliği düşünen bir vrlık olarak toplum içinde yaşamalarıdır. Bu sebeple de duyup düşündüklerini açığa vurarak başkalarına duyurmak isterler. İnsamlar, toplu olarak yaşayabilmek için tıpkı tabiattaki bazı hayvan türleri gibi öncelikle aralarındaki haberleşme ve anlaşmayı sağlayacak bir iletişim aracına sahip olmak zorundadırlar. Genel anlamda iletişim "iletişim", bir raç vazifesi gören ilkel veya gelişmiş bir işarat sisteminden yararlanılarak bir bilginin, bir duygunun, bir yerden başka bir yere, bir zihinden başka bir zihine aktarılması olayıdır. İnsanlar arasındaki anlaşmayı sağlayan en gelişmiş iletişim aracı dildir. Dil, bir anlatım aracıdır. Bireyler bu aracı, hem duyup düşündüklerini açığa vurmak, hemde birbirleriyle iletişim kurmak için kullanırlar. Başka bir deyişle dil, kişinin kendini anlatması yanında, başkalarını anlatmasını sağlar. Bu karşılıklı Anlatma-Anlama işlevi dile bir anlaşma aracı niteliği kazandırır. Dil yanlızca bir fizik olayı olarak ele alanlar, ciğerden dışarı verilen havanın sese dönüşmesi olarak ele alırlar. İnsanların birbirleri ile olan ilişkileri açısından değerlendirenler ise, bir anlaşma aracı olarak görürler. Dili, tarihi, sosyal, kültürel, edebi ve felsefi açıdan değerlendirendirip tanımlayanlarda vardır. Ancak hepsinin birleştikleri bir nokta vardır; o da dilin genel niteliği bakımından, o dili konuşanların arasındaki anlaşmayı sağlamak üzere küçük ses birliklerine dayanarak oluşturdukları sözcük ve şekiller dünyası veya seslerden örülmüş sistemli bir işaretler birliği oluşudur. Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dogal bir araç, kendine ait kuralları olan ve bu kanunlar çerçevesinde gelişen bir canlı varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli anlaşmalar sistemi, seslerden örülmüş sosyal bir kurumdur. 2) Dilin özellikleri Dil, kalıplaşmış, değişmez, durgun bir yapıya sahip değildir. Aksine, kendi yapıya sahip değildir. Aksine kendi kendi yapı ve işleyişini gerekli kıldığı özelliklere, tarihi, sosyal ve kültürel şekillenmelere bağlı olarak zaman içinde az çok değişip gelişerek yol alan bir yapı halindedir. Dil bir eser değil, bir faaliyettir. Esas olsaydı değişmezdi; oysa sürekli yenilikler doğuran bir kaynaktır. Dilin değişebilen yönü daha çok söz varlığıdır. Sözcüklerde ses yada anlam değişmesi olabilir. Ses değişmesi: adak / ayak, edgü / eyi / eyi / iyi, gözel / güzel Anlam değişmesi: başlangıçta "kötü anlamına gelen yavuz sözcüğü gelebilir. Eski Türkçede bediz / bezek sözcüklerinin yerine Batı Türkçesinde süs sözcüğünün gelmesi gibi. Dilin kendi varlığından doğma yapılış ilkeleri ise değişmez, Türkçedeki kök değişmezliği, bitişkenlik (ve son eklilik), ünlü uyumları, anlatımda temel öğenin sona gelmesi gibi. Dilleri bu gibi temel yapı özellikleri dış etkilerle kolay değişmez. Burada ancak çok uzun oluşum süreci içinde gerçekleşen sınırlı bir değişim görülebilir. Bu da ana yapı doğrultusunda gelime biçiminde kendini gösterir. Türkçedeki ki li bileşik cümleler örneğindeki gibi. 3) Dilin ulus yaşamamındaki yeri Dil, bireyler arasında ortak duygular, kanılar ve idealler oluşturarak ulusal birliği kurar. Bundan dolayı onun, bir toplumu millet yapan öğeler arasında çok önemli bir yeri vardır. Millet dediğimiz toplulukta sosyal bütünleşme , o toplumu oluşturan bireyler arasındaki ortak kabullerden doğan ortak özellikler ile sağlanır. Onların yaşayış biçimleri, hayat ve olaylar karşısındaki tutm ve davranışları toplum ortak özelliklerindendir. Bunlar tarih boyunca sürmüştür. Böylece, ailedeki soya dayanan akrabalık bağının yerini, millet varlığında, yaşayış düzeyindeki ortak tutm ve davranışlardan kaynaklanan "bir sosyal akrabalık" bağı almıştır. Bu bağ ve aynı toplumdan olma duygusu fertleri birbirine perçinleyen ortak bir toplum bilinci oluşturmuştur. Böylece, millet, aralarında hiçbir yakınlık bulunmayan gelişi güzel fertlerin meydana getirdiği bir topluluk olmaktan çıkarak birbirine sosyal akrabalık bağları ile bağlanmış ve toplum bilinci ile kenetlenmiş kişilerin oluşturduğu sağlıklı ve sistemli bir organizasyona dönüşmüştür. Bu organizasyonda dil, başlıca bir çok kültür değerlerinin yaratıcısı durumundadır. Edebiyat doğrudan doğruya dile dayanır. Her ulus duyarlılığını kendi diline dayanan edebiyat ürünleriyle ortaya koyar. Bir ulusun duyup ...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





