Öss Tercih Rehber Öğretmen

Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
UluslarArasıİlişkiler Ödevleri
  • Atatürkün Dış Politika Anlayışı

    Kaynakçası: Yok
    Dosya Boyutu: 11 KB
    Eklenme Tarihi: 10-08-08
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : 1919 da Atatürk, Türk Kurtuluş Savaşını oluşturmaya başlarken, dünya, I. Cihan Savaşı ertesi döneme girmekteydi. Bu yeni dönemde uluslar arası ilişkilerde, Avrupanın rolü azalmakla birlikte,yine de ağırlık merkezini oluşturmaktaydı. Dünya Savaşı,özellikle Avrupada büyük yıkıma yol açmıştı. Savaşın galiplerinden İngiltere ve Fransa,büyük problemlerle karşı karşıyaydı. Yenik devletler, özellikle de Almanya,daha da büyük sıkıntılar içindeydi. Rusya,iç savaşın getirdiği sosyal çalkantılar ve iç savaşın acılı günlerini yaşıyordu. İtalyanın galibiyete rağmen morali oldukça bozuktu. Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorlukları paramparça olmuştu. Bu tablo içinde İngiltere ve özellikle Fransa için başta gelen dış konu, yenik devletlere ağır birer barış anlaşması imzalatmaktı. Böylece,savaş dönemi hukuken de sona erdirilerek,barış dönemine geçilebilecek ve pek çok meseleye el atılabilecekti. Yenik devletlerin bir daha savaşa cesaret etmemeleri için,bu barış anlaşmalarının ağır şartlar taşıması gerektiğine inanılmaktaydı. Öte yandan,savaşı uluslar arası ilişkilerin bir aracı olmaktan çıkarmak amacıyla ve büyük umutlarla kurulan Milletler Cemiyeti ise Dünya Savaşının kazanılmasında önemli bir rol oynayan A.B.D.nin bu teşkilata girmeyerek yeniden "yalnızcılık politikası"na dönmesi yüzünden başarısız kalmaya mahkum kılınmıştı. Dünya coğrafyasında yeni yeni devletler kurulmuş,bu devletlerin çeşitli sınır,azınlık vs. ihtilafları da beraberinde yani sorunlara kaynak oluşturmuştu. Bu tabloda uluslar arası siyasi açıdan görünüm;çatışma unsurlarının potansiyel olarak daha ağır bastığını ortaya koymaktaydı. Dünya siyasi yapısı allak bullak olmuştu. Bir yanda demokratik devletler,diğer yanda Komünizm,Faşizm,Nazizm Ve diğer totaliter rejimler... Ekonomik açıdan görünümü daha iç karatıcı mahiyetteydi. Kitleler savaşa "daha iyi yaşamak" için girmişken,savaş sonunda daha berbat bir politika ile karşı karşıya kalmışlarıdır. İşte iki savaş arası dönem bu nedenle bir barış döneminden ziyade,yeni bir savaş tohumlarının ekildiği bir dönemdir. Bir yanda revizyonist devletler,diğer yanda anti-revizyonist devletler... İşte bu ortamda Türklere Sevr imzalatılıp Anadolu işgal edilecektir. Bu ortama Türkleri getiren sorumluların çoğu,yurt dışına firar etmişti. Geride kalanların yapabildiği tek şey vardı: Kimin uşağı olalım ? İngilterenin mi ? A.B.D.nin mi ? Bu sisli puslu havada ortaya çıkan M.Kemal,kitleleri peşine takarak Kurtuluş Savaşını başlatmış,sonunda Sevri tarihin çöp sepetine atarak,Lozanı dikte ettirmiştir. Yine dünyadaki totaliter rejimlerin yarattığı tehdide karşı Türkiye, güvenliğini daha da sağlama almak amacı ile Montreux Boğazlar Sözleşmesini yaptı. TÜRK DIŞ POLİTİKASININ DEVRELERİ: 1-1923-1930 Dönemi: Bu dönemde Türkiye,Lozandan kalan bazı pürüzlerin çözümü ile uğraştı. Bunlar,İngiltere ile Musul,Fransa ile Suriye sınırı ve borçlar,Yunanistan ile nüfus mübadelesi ve kapitülasyonlar ile ilgili bazı hususlar. Bu sorunlardan Musul hariç diğerleri,Türkiyenin istediği biçimde çözümlenmiştir., 2-1930-1935 Dönemi: Türkiye 1930lara büyük ölçüde dış ve iç meseleleri halletmiş olarak girdi. Avrupalı ülkelerle diyalog başlatıldı,batıya yöneliş hızlandı. Temmuz 1932de İngiltere ve Fransanın etkili olduğu Milletler Cemiyetine girdi. Atatürk,bununla da yetinmeyerek,Yunanistanın da içinde bulunduğu Balkan Paktını kurdu. (9 Şubat 1934) Böylelikle Batı sınırı emniyet altına alındı. 3-1935-1938 Dönemi: İtalyanın 1935te Habeşistana saldırması ile Doğu Akdenizde ortaya çıkan tehlikeli durum,Türkiye ile İngiltereyi birbirine daha çok yaklaştırdı. Bunun doğal sonucu olarak da Türkiyenin önderliğinde,İran,Irak, Afganistanın da içinde bulunduğu Sadabat Paktı imzalandı (8 Temmuz 1937). Doğu Devletleri Ve Gelecekten Haber Doğu devletleri deyince ,İran,Afganistan gibi Müslüman devletleri kastediyorum.Mısır Afrika ülkeleri,Hindistan ve diğer Asya ülkeleri sömürge halinde bulunuyorlardı.Mustafa Kemal daha1920de ve Milli Mücadeleyi kastederek şöyle demişti: "Bu bir halk hareketidir.İslam aleminin yardımına da dayanıyoruz.Türklerin son Müslüman millet olarak müstakil olacakları gibi,diğer yerlerdeki Müslümanlar da düşmanlarımıza karşı mücadele edeceklerdir.Bunlar çoğunlukla İngiliz idaresindedirler.Biz bu salip hareketinin (haçlı hareketinin) en son hücumlarına karşı koyuyoruz.Fakat İslam alemi artık mühlik bir surette (tehlike olacak kudrette ) uyanmıştır. Gerçi Mustafa Kemal bu nutkunu söylerken İslam alemi .......








Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
Yorum yapan Tarih
Başlık
Yazı


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69



Valid HTML 4.01 Transitional
Valid CSS!