- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama

-
Alman Vakıfları Bergama Madenleri
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 12 KB
Eklenme Tarihi: 11-08-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Alman Derin Devletinin Türkiye Faaliyetleri Dünyanın en zengin altın rezervleri Türkiyede. Ama çıkartılması mümkün olmuyor. Çünkü Almanlar lobicilik yapıyor... Bu sözler Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cumhur Asparuka ait. Sözlerin deşifresi ise Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası isimli kitapta karşımıza çıkıyor. İşte olay kitaptan, Türkiyenin gündemine bomba gibi düşecek saptamalar... Tarih 1 Ekim 2001... Yer Cumhurbaşkanlığı Köşkü. Herkes, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezerin yeni yasama dönemi nedeniyle verdiği resepsiyonda. Ancak biri var ki; öylediği sözlerle Türkiyenin yakın geleceğinin gündemini tayin ediyor. Hava Kuvvetleri Komutanı rgeneral Cumhur Asparuk... Gazeteciler Asparuka ABDnin Afganistana saldırısını, yani savaşı oruyor... O, şu sözlerle çok daha başka bir savaştan söz ediyor: Bırakın Afganistanı, Türkiyeye bakın... Dünyanın en zengin altın rezervlerinin Türkiyede olduğundan haberiniz var mı? Ama bu altının çıkartılması mümkün olmuyor. Çünkü Türkiyeye altın ihraç eden Almanlar lobilicilik apıyorlar... Komutanın sözlerinin deşifresi, Cumhuriyet Tarihçisi Doktor Necip Hablemitoğlunun yazdığı kitapta karşımıza çıkıyor. Hablemitoğlunun, Alman Vakıfları e Bergama Dosyası isimli kitabı, Almanların Türkiye üzerindeki kirli emellerini net olarak ortaya koyuyor. Hablemitoğluna göre Almanya, Türkiyede yerleşmiş vakıfları aracılığıyla ülkenin adeta reflekslerini köreltiyor. Dünyanın en zengin altın yataklarına sahip ülke Türkiyede ortaokul terk köylülerin birer çevre havarisi kesilmesini ve yeraltındaki altının yeryüzüne çıkmasını engellemesini sağlayan güç de işte bu güç... İşte olay kitaptan, Türkiyenin gündemine bomba gibi düşecek saptamalar... Avrupa Parlamentosunda 1998 yılında kabul edilen Türkiye Hakkında Avrupa Stratejisi başlıklı kararda (A4-0432/98), Türkiyeye yönelik şu istemler yer alıyordu: Özellikle Kürtlerin maruz kaldığı zulüm, hapis ve işkenceye son verilmesi; Leyla Zananın serbest bırakılması; Kürt halkının temsilcilerini de içeren toplum güçleri arasında diyalog kurulması; Türkiyedeki her kesime ana dilleriyle eğitim hakkı ile Kürt dilinde yayın ve kendini anlatma özgürlüğü verilmesi; TBMMde Kürtlerin temsil edilmesi; Siyasal Partiler Yasasının değiştirilmesi, seçimlerdeki yüzde 10 barajının kaldırılması ve anti-terör yasasının iptali; Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden olağanüstü halin kaldırılması ve köy korucuları sisteminin tasfiyesi; PKKnın tek taraflı ateşkesinin kabul edilmesi ve Kürt hedeflerine saldırının hemen durdurulması; mahkeme kararlarının, özellikle üç termik santral ve BERGAMADAKİ EUROGOLD şİRKETİNE İLİşKİN DANIşTAY KARARLARININ UYGULANMASI; Kuzey Kıbrısta devam eden işgal durumunun ve ABne aday bir diğer ülkenin (Kıbrıs Rum Kesimi) erişim sürecini engelleyici tutumu nedeniyle Kıbrısta siyasi çözüme gidilmesi; komşular, özellikle Yunanistan ile ilişkilerini düzeltmesi vs. vs. Kitabın önsözü böyle başlıyor ve devam ediyor: AB ülkelerinin Türkiyeye yönelik niyetlerini ortaya koyan bu karar belgesinin yaşama geçirilmesi ile Türkiyede ulus-devletin ortadan kalkması; Yugoslavya örneği bir sürece girilmesi kaçınılmaz bir sonuç. İşte bu sonuç öngörüldüğü içindir ki, yukarıdaki istemler ülkemize dayatılıyor. Bir avuç Alman! Almanyadaki Türkleri biliriz de, Türkiyedeki Almanları bilenimiz var mıdır? Hablemitoğlu önsözden sonra böyle başlıyor ve devam ediyor: Kastedilen, Almanyadaki 2.5 milyon Türk vatandaşına karşılık Türkiyede yaşayan - çoğu emekli - yaklaşık 100.000 Alman değildir: Türkiyede her türlü stratejik öneme sahip birimlerde etki ajanı ve Alman sempatizanı yetiştiren; şeriatçı yapılanmalardan çevreci örgütlere, bölücü yapılanmalardan terör örgütlerine, legal derneklerden siyasal partilere uzanan çizgide, Türkiyeye, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin tüm değerlerine karşı olan, ulus-devletin parçalanmasını isteyen tüm rejim karşıtlarına lojistik destek vererek bu ülkeyi alttan oyan - deyim uygunsa - bir avuç Alman istihbaratçısıdır. Alman derin devleti Türkiyedeki Alman Derin Devletinin temsilcileri, gerçekte Alman Dış İstihbarat Servisi olan Bundesnachrichtendienst (BND) mensubu olup, bir kısmı diplomatik dokunulmazlık kapsamında, bir kısmı gazeteci, akademisyen (arkeolog, dilbilimci, Türkolog, siyasetbilimci, çevrebilimci, ekonomist, sosyolog, etnolog ve ilahiyatçı ağırlıklı), serbest araştırmacı, sendikacı kimliğinde ve diğerleri de vakıf temsilcisi olarak kesintisiz faaliyet göstermektedirler. Bu araştırmanın konusunu, sadece Alman vakıfçıları oluşturmaktadır. Alman istihbaratçılarının Türkiyede vakıf temsilcisi statüsünde de olsa görev yapmalarına, vakıflar mevzuatı olanak tanımamaktadır. Buna rağmen, Türkiyedeki Sivil Toplum Örgütleri (NGO) olgusunu çok iyi kullanan, zaafları ve mevzuat açıklarını çok iyi değerlendiren Alman istihbaratçıları, Türkiyeyi tanımakla işe başlayıp, kısa sürede hemen her alanda Türkiyeyi yönlendirecek aşamalara gelmişlerdir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle, emperyalizmin hedefi konumundaki ulus-devle tlerde ve bu doğrultuda Türkiyede mevcut işbirlikçi NGOlara yüklenen misyonların açıklanması gerekmektedir. Türkiye ne yapmaktadır? Bütün bu olumsuz gelişmelere karşı Türk Devleti ne .......

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Yorum yapan | Tarih |
| Başlık | |
| Yazı | |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





