Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
UluslarArasıİlişkiler Ödevleri
  • Almanyada Faşizm

    Kaynakçası: Yok
    Dosya Boyutu: 24 KB
    Eklenme Tarihi: 11-08-08
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : Emperyalizm çağında sınıf mücadelesinin sivrilip, yükselmesi ve iç savaş etkenlerinin çoğalması, -özellikle de emperyalist bölüşüm savaşının ertesinde- parlamentarist sistemin krizine ve ardından iflasına yol açtı. Yönetmenin yeni biçim ve yöntemlerinin ortaya çıkmalarının sebebi budur. Belirli tarihi süreç ve koşullarda burjuva-emperyalist yozluğunun bu saldırı süreci, faşizm şeklini alır. Faşizm, enternasyonal reaksiyonun vurucu güç haline gelmesidir. Bu süreç ve koşullar şunlardır: kapitalist ilişkilerdeki istikrarsızlık; sosyal bakımdan deklare unsurların fazlaca bulunması; kentlerdeki küçük burjuva ve aydın kesimlerin, geniş tabakalarının yoksullaşmaları; kırsal küçük burjuvazi arasında hoşnutsuzluktan kaynaklanan kıpırdanmalar; ve daha da önemlisi, sürekli, proleter kitle eylemi tehdidinden duyulan tedirginlik. Kendi iktidarını sağlama almak; kalıcılık ve istikrar sağlamak amacıyla, burjuvazi, parlamenter sistemden, partiler arasındaki ilişki ve kombinasyonlardan bağımsız, faşist yönetim biçim ve yöntemlerini uygulamaya gitgide daha da fazla gereksinim duymaktadır. Faşizm, mali sermayenin aracısız ve dolaysız diktatörlüğünün yöntemidir, ve ideolojik bakımdan ulusal topluluk ve meslek zümreleri ne göre temsil düşüncelerinin arkasına saklanmıştır. Faşizm, kendine has bir sosyal söylem ve demagojiyle, küçük burjuva kitlelerin, birtakım aydınların vb. hoşnutsuzluğunu sömüren bir yöntemdir. O, faşist mücadele birlikleri, faşist parti aygıtı ve faşist bürokrasiden oluşan kompakt, paralı bir hiyerarşi inşa ederek rüşvet dağıtma yöntemidir. Faşizm, aynı zamanda proletaryanın en geri tabakalarının hoşnutsuzluk ve sefaletinden, sosyal-demokrasinin pasifliğinden vb. faydalanarak, onları kendine kazanmaya, proletaryanın içine de sızmaya çalışır. Faşizmin Karakter tahlili: Faşizm, en kısa ve basit tanımla, finans kapitalin, en gerici, en şöven, en reaksiyoner ve en emperyalist unsurlarının açık terörist diktatörlüğüdür. En saldırgan, gerici ve ikiyüzlü türü, Alman faşizmidir; Sosyalizmle uzaktan yakından bir ilgisi olmamasına ve hiç bir ortak yanı bulunmamasına rağmen, kendisine Nasyonal Sosyalizm adını vermiştir. Hitler, Mein Kampfta şunları yazıyor: "Bu taktik (sosyal-demokrasinin taktiği), EĞER KARşI PARTİ ZEHİRLİ GAZA KARşI SAVAşMAYI ÖĞRENMEZSE hemen hemen matematik olarak başarıya götürecektir." (Mein Kampf (Kavgam), A. Hitler, s. 51) "Bütün davalar arasında yalnız bir dava: toplumsal örgütlenmede ırkın korunması davası, temel önem taşır. İnsanın güç ya da güçsüzlüğünün kaynağı, yalnızca kandadır." ( Mein Kampf (Kavgam), A. Hitler, s. 338 ) Hitler faşizmi, uluslararası karşı-devrimin hücum kıtasıdır ; tüm dünya proletaryasının anavatanı olan Sovyetler Birliğine karşı bir haçlı seferinin teşvikçisi rolünü oynamıştır. Faşizmin bu gerçek karakterini, özellikle, güçlü bir şekilde, vurgulamak çok önemli ve bir o kadar gereklidir. Çünkü, sosyal demagoji maskesi, faşizme, bir dizi ülkede bunalım tarafından yörüngelerinden atılan küçük burjuva kitlelerin ve hatta, faşizmin gerçek sınıf karakterini, gerçek doğasını anlayıp kavramış olsalardı, asla onun peşine takılıp gitmeyecek olan proletaryanın en geri tabakalarının bazı kesimlerini bile kendi peşinden sürükleme olanağı vermiştir. Faşizmin serpilip gelişmesi ve bizzat faşist diktatörlük, farklı ülkelerde, tarihi, sosyolojik ve ekonomik koşullarla doğrudan alakalı olarak, söz konusu ülkenin uluslararası konumuna ve ülkenin kültürel ve ulusal özelliklerine göre, farklı kalıplara bürünebilir. Bazı ülkelerde, özellikle de faşizmin geniş bir kitle tabanının desteğine sahip olmadığı ve faşist burjuvazinin kampındaki tek tek gruplar arasında didişmenin oldukça hararetli ve kızgın olduğu durumlarda, faşizm, derhal parlamentoyu tasfiye etmeye karar vermez, ve diğer burjuva partilerine ve sosyal-demokrasiye de belli bir yasallık bırakır. Egemen burjuvaziyi, yakın bir devrimin patlak vermesi ihtimalinin tedirgin ettiği başka ülkelerde faşizm, sınırsız tekelci egemenliğini ya hemen anında ya da terörist eylemliliğini ve rakip parti ve gruplaşmalarla hesaplaşmayı gittikçe yükselterek inşa eder. Bu, faşizmin, durumunun özellikle kötüye gittiği bir anda, kendi tabanını genişletme ve sınıfsal özünü değiştirmeden açık terörist diktatörlüğü parlamentarizmin kaba bir taklidiyle birleştirme girişiminde bulunmasını dıştalamaz. Faşizmin iktidara oturması, bir burjuva hükümetinin bir diğeriyle basit bir yer değiştirmesi değildir, bilakis, burjuvazinin sınıf egemenliğinin bir devlet biçiminin, burjuva demokrasisinin yerinin, başka bir biçim tarafından, açık terörist diktatörlük tarafından alınmasıdır. Bu önemli farkın gözden kaçırılması, devrimci proletaryanın kent ve kırın geniş emekçi tabakalarını, iktidarın faşistler tarafından ele geçirilmesi tehlikesine karşı mücadeleye seferber etmesini ve bizzat burjuvazinin kampında varolan çelişkilerden yararlanmasını engelleyecek ciddi bir hata olur. Faşizmin iktidara yerleşip oturmasını, sanki burjuvazinin herhangi bir komitesinin şu ya da bu günde faşist diktatörlüğü kurmaya karar vermesiymiş gibi basit ve düz bir şey olarak algılamamak gerekir. Gerçekte faşizm, genel olarak eski burjuva partilerine ya da bu partilerin belli bir kesimine yönelen, karşılıklı, bazen keskin bir mücadeleyle, Almanya, Avusturya ve başka ülkelerde görüldüğü gibi, hatta bizzat faşist kamp içinde silahlı çatışmalara kadar varan mücadele sonucu iktidara gelip yerleşir. Fakat bütün bunlar, faşist diktatörlük inşa edilmeden önce, burjuva hükümetlerin genel olarak faşizmin iktidara yerleşmesini doğrudan doğruya teşvik eden bir dizi hazırlık aşamasından geçmeleri ve bir dizi gerici önlemler almaları olgusunun önemini azaltmaz. Kim bu hazırlık aşamalarında burjuvazinin gerici önlemlerine ve gelişen faşizme karşı mücadele etmezse, faşizmin zaferini engelleyebilecek durumda değildir, tersine onun zaferini daha da kolaylaştırır. Sosyal-demokrasinin önderleri, faşizmin gerçek sınıf karakterini kitlelerden saklayıp gizledikleri ve burjuvazinin gitgide keskinleşen gerici önlemlerine karşı onları mücadeleye çağırmadıkları için, faşist saldırının tayin edici anında, Almanyada ve bir dizi diğer faşist ülkede emekçi kitlelerin önemli bir kesiminin faşizmde mali sermayenin kana susamış canavarını, en büyük düşmanlarını görememelerinin, bu kitlelerin faşizme karşı koymaya hazır olmamalarının büyük tarihi sorumluluğu onlardadır. Faşizmin kitleler üzerindeki etkisinin kaynağı nedir? Faşizm, kitlelerin en acil gereksinim ve taleplerine demagojik bir tarzda seslendiği için onları kendi saflarına kazanmayı başarır. Faşizm sadece kitleler içinde derin kök salmış önyargıları körüklemekle yetinmeyip, aynı anda onların en güzel duygularıyla, adalet anlayışlarıyla ve hatta devrimci gelenekleriyle de spekülasyon yapar. Alman faşistleri kitlelerin karşısına niçin SOSYALİSTLER olarak çıkıyorlar ve iktidara gelişlerini neden DEVRİM olarak gösteriyorlar? Buradaki amaçları, Almanyanın geniş emekçi kitlelerinin yüreğindeki devrime olan inancı ve sosyalizm içgüdüsünü sömürmektir. Faşizm, aşırı emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda davranır, fakat kitlelerin karşısına ulusun incinmiş onurunun koruyucusu maskesiyle çıkar ve örneğin "Versaillese hayır!" sloganıyla kitleleri peşinden sürükleyen Alman faşizminin yaptığı gibi, zedelenmiş ulusal duygulara seslenir. Nasyonal Sosyalist Alman Emekçileri Partisi Programından bir kaç madde: "1- Biz bütün Almanları halkların kendi kaderlerini tayin hakkı temeli üzerinde birleştiren bir Büyük Almanyanın kurulmasını istiyoruz. 2- Alman halkının öbür uluslara eşit haklara sahip olmasını, Versailles ve Saint Germain antlaşmalarının yürürlükten kaldırılmalarını istiyoruz. 3- Halkımızı beslemek ve aşırı nüfusumuzu yerleştirmek için toprak ve sömürgeler istiyoruz. 4- Yurttaşlık haklarından yalnız yurttaşlar yararlanır. Yurttaş olmak için Alman kanından olmak gerekir. Din ve mezhep önemli değildir. Öyleyse bir Yahudi yurttaş olamaz. (...) " (Faşizm - İdeoloji ve uygulamalar, R. Bourderon, s. 204-205) Faşizm, burjuvazinin en gerici kesimlerinin çıkarları doğrultusunda, hayal kırıklığına uğramış, eski burjuva partilerine kızıp, sırt çeviren kitleleri tuzağına düşürür. Ama o, burjuva hükümetlerine karşı saldırıların şiddetiyle ve eski burjuva partilerine karşı uzlaşmaz, düşman tutumuyla da bu kitleleri etkiler. Faşizme göre insanların hak ve özgürlükleri, devletin onlara verdikleriyle sınırlıdır; devlet, bütün milletin ve onun her bir mensubunun hayatını tümüyle yönetir. Devletin otoritesine ne maddi ne manevi hiçbir sınırlama getirilemez. Vatandaşların malı da canı da devletindir. Hiçbir düşüncenin sözlü ifadesini ve hiçbir muhalif davranışı hoş görmez. Muhalifler cani ya da vatan haini sayılırlar. Faşizm, proletaryanın devrimci hareketine karşı, mayalanma içindeki halk kitlelerine karşı SALDIRININ PARTİSİ olarak iktidara gelir, ama iktidara gelişini tüm ulus adına ve ulusun kurtuluşu uğruna burjuvaziye karşı DEVRİMCİ bir hareket olarak gösterir (Mussolininin Romaya YÜRÜYÜşÜnü, Pilsudskinin Varşovaya YÜRÜYÜşÜnü, Hitlerin Almanyadaki Nasyonal-Sosyalist DEVRİMini vb. ). Almanyada Faşizm : Faşizm ve Egemen Sınıflar İktisadi Çelişkiler Almanyada faşistleşme sürecinin başlangıcı 1928 yılı öncesine , 1927 yılı dolayına oturtulmalıdır.Brüning hükümetinin sonuyla birlikte kesin olarak dönüşsüzlük noktasına ulaşılmıştır.Bu dönemde , Alman sosyal formasyonunda,tekelci kapitalizmin kuruluşu ve egemen hale gelişi karakteristik bir ivme gösterir. Almanyada her şeyden önce burjuvazi ve büyük toprak sahipliği arasındaki çelişkinin büyük önemi vardı ve bu çelişki hala pek çok feodal özellikler gösteriyordu.Böylece tekelci büyük sermaye ile büyük toprak sahipliği arasında, faşistleşme süreci boyunca ve faşizm sırasında , hiçbir zaman yalanlanmayan bir ittifakın sürüp gittiği tespit edilmektedir.Fakat bu ittifak içinde iktisadi çelişkiler barındırmaktadır.Toprak rantının sermayeleştirilmesi yönünde bir dönüş yapmış olan büyük toprak sahipliği, sanayi sermayesinden ve mali sermayeden görece ayrı kalır.Böylece büyük toprak sahipliği , tarım sektörün sanayi sektörüne göre genel geriliğinin başını çeker.Almanyada üretimin tümü içinde tarımın payı düşmeye devam eder ve junkerler iktisadi ağırlıklarının gittikçe azaldığını görürler.Tarım ürünleri fiyatlarındaki karakteristik düşüş tarım ve sanayi ürünleri arasındaki makas olarak ifade edilen durumu yaratmıştır. Rant üzerinde bu dönemden önceki hükümet tedbirleri bu dönemde arttırılır.Kapitalizmin tarıma büyük ölçüde girmesinin sonucu toprakta mutlak rantın düşmesi, sermaye tarafından el konulan genel artık-değerin aynı oranda artması olmuştur. Büyük toprak sahiplerinin direnişi tüm faşistleşme dönemi boyunca kendini gösterir.Bu direnişin başlıca dayanak noktası ordudur.Ve bu direniş faşistleşme sürecinin ikinci döneminde bakan Hinderburg ve Yüksek icra mevkileri çerçevesinde gerçekleşir. Orta sermaye ise bu süre boyunca tekelci büyük sermayenin saldırılarını karşılayabilmek amacıyla işçi sınıfı ile bir uzlaşma siyasetine yönelmiştir.Bu ilk olarak Müllerin son sosyal-demokrat hükümetince başlatılıp önemli ölçüde daralmakla birlikte ,Brüning ve Schleicher tarafından izlenen emek-sermaye işbirliği planıdır.Gitgide büyük sermeyenin muhalefetiyle karşılaşır, çünkü zamanla,1929 bunalımı ile birlikte büyük ve orta sermaye arasındaki çelişkiler kesin olarak kızışma evresine girer.1929 krizi aynı zamanda orta sermayeyi etkiler ama mali yönü dolayısıyla, en başta büyük bankaları ve büyük sanayi sermayesine dokunmaktadır. Nasyonel sosyalizmin iktidara ulaşması ve istikrar kazanması ile birlikte özellikle büyük ve orta sermaye arasındaki çelişkiler etkisizleşir.Bununla birlikte bu etkisizleşmeye, tekelci büyük sermayenin yani mali sermayenin yararına kısacası Alman toplumsal formasyonunda ...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
511
Anahtar Kelime Sayısı
21547
Bu web sitesi bir google fenomenidir.
Bu siteden sadece ödev indir ilir.