- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Avrupa Birliği 3
Kaynakçası: Var
Dosya Boyutu: 26 KB
Eklenme Tarihi: 11-08-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : AVRUPA BİRLİĞİ İÇ İşLEVİ: 1965te Brüksel Antlaşması ile kurulup 1967de işlerlik kazanan Avrupa Birliği (EC), Avrupada var olan üç örgütü bir araya getirdi: Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (ECSC), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom) . ECSC, kömür ve çelik sağlanması konusunda ortak bir yol izlemek amacıyla 1952de kurulmuştu. AET 1958de üye devletlere ortak bir Pazar oluşturmak ve mal, personel ve hizmetlerin serbestçe taşınması amacıyla kuruldu. Euratom da 1958de kuruldu, amacı atom enerjisinin barışçı amaçla kullanımını sağlamaktır. Başlangıçta her örgütün de altı üyesi vardı; Belçika, Fransa, Federal Almanya, Hollanda, Lüksembourg ve İtalya-"Altılar Avrupası". Aynı altı ülke Avrupa Birliğinin de üyelerini oluşturuyordu. Avrupa Birliği kendisini oluşturan kuruluşların amaçlarına uymaya sürdürdü ve kendi uzun vadeli hedefi olarak, ECSC, AET ve Euratomum ayn ayn başarabileceğinden daha geniş kapsamlı uluslararası politik işbirliği sağlandı. 1 Ocak 1973te İngiltere, İrlanda ve Danimarka, Avrupa Birliğine üye oldular. Yunanistan 1 Ocak 1981de Avrupa Birliğinin onuncu üyesi oldu. İspanya, Portekiz ve Türkiyenin ileride üye olabilmeleri için görüşmeler sürmektedir. şu anda üye devlet sayısı 12 dir. KURULUşU : 2. Dünya Savaşını izleyen yeniden kalkınma döneminde ortaya çıkan Avrupa işbirliği düşüncesi, başlangıçta Doğu-Batı arasındaki anlaşmazlıktan geniş ölçüde etkilendi. Doğu bloku ülkelerinin karşı çıktıktan Marshall Planını uygulamak için 1948de Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü (EEC), 1949da Avrupa Konseyi kuruldu. Bunları 1952de ESCS izledi; bu tek tek hükümetlerden bağımsız olarak karar verebilen ilk uluslararası kuruluştu. ECSCnin baransı pek büyük olmadı. Özellikle Fransanın geniş kapsamlı uluslararası güçlere karşı olması ve örgütün çelik endüstrisindeki kartellere karşı durabilecek kadar güçlü olmaması yüzünden, öncü niteliğinin getireceği sonuçlara ulaşılmadıysa da ekonomi politikası alanında işbirliğine yönelik ilk adımlar atıldı ve 1957de Romada AET ve Euratomun kurulmasını sağlayan anlaşmalar imzalandı. AET, 1970den önce bir ortak Pazar ve ortak bir tarım politikası gerçekleştirmenin yollarını aradı, tam bir ekonomik bütünleşmeye 1970li yıllar içinde varılacaktı. ECSC ile kazanılan deneyimlerin ışığı altında, uluslararası olma niteliği bir ölçüde sınırlandı. Yürütme organı olan komisyon, karar verme süresi içinde hazırlık çalışması yapacak ancak, san kararlar Bakanlar Konseyi tarafından verilecekti. Bu durum 1967de Avrupa Konseyinin kurulmasından sonra da geniş ölçüde sürdürüldü. ÖRGÜTLENME : Bakanlar Konseyi karar verme ve yasama görevini yürüten organ olarak genel ekonomi politikasını düzenler ve üye olmayan devletlerle anlaşmalar yapar. En yüksek yargı organı, Avrupa politikasının ana çizgilerini belirlemek için yılda üç kez toplanan devlet yöneticilerinin yan resmi görüşme organı olan Avrupa Koııseyidir. Konseye ve Avrupa Parlamentosuna sunulan öneri ve kararlar Avrupa Birliğinin etkin yürütme organı olan Avrupa Komisyonunca hazırlanır. Komisyonun, konsey kararıyla belirlenen çerçeve içinde bağımsız karar verebilme yetkisi vardır. Yunanistanın da katılmasıyla komisyon, üye devletler tarafından önerilen ve 4 yıl görevde kalan 14 üyeden oluşmâktadır. Görev dağıtımı komisyonun kendi içinde yapılır. Avrupa Birliğinin sürekli bir merkezi yoktur, toplantılar Brüksel, Lüksembourg ya da Strasburgta düzenlenir. Avrupa Parlamentosu ayda bir kez Strasburg ve Lüksemburgda toplanır. 1979dan bu yana doğrudan seçimlerin yapıldığı parlamentonun 410 üyesi vardır. Ulasal devletlerden Avrupa Birliğine geçen yetkilerin çoğu konseyde ve komisyonda toplanır; hiçbir yasama yetkisi olmayan yalnız danışma ve denetleme işlevi olan parlamentonun yetkisi oldukça azdır. Bununla birlikte parlamento, komisyonu istifaya zorlama ve konseyin hazırladığı bütçeyi geri çevirme yetkisiyle baskı uygulayabilir. Parlamento bu yetkiyi 1979da kullanmıştır. Avrupa Birliğinin Lüksembourgda adalet mahkemesi biçiminde bir yargı organı bulunur. İki gruba ayrılan mahkeme, Avrupa Birliğinin yaptığı anlaşmaların uygulanmasını denetler ve topluluk içindeki kurumlar, üye devletler ve bireyler arasındaki anlaşmazlıklarda karar verir. Mahkeme üye devletleri Avrupa Birliğinin kararlarına uymaya zorlayabilir. Önemli kararların alınmasında çoğunlukla fikir birliği gerekir, ancak bazı durumlarda, bu durumda yetkili olan çoğunluğunun oylama gerek vardır. Fransa, Federal Almanya, İngiltere ve İtalyanın onar, Hollanda ve Belçikanın beşer, Danimarka, Yunanistan ve İrlandanın üçer, Lüksembourgun iki oy hakkı vardır. Çok uzun süren toplantılar artık normal süreye inmiş ve çoğunlukla uzlaşma yoluyla sağlanan kararlar güç de olsa alınabilmektedir. Avrupa Birliğinin, ekonomik yapılan oldukça farklı olan 10 üyesi arasında karar verme işleminin giderek daha da zorlaşacağı ve fikir birliği ilkesinden vazgeçmek zorunda kalınabileceği sanılmaktadır. Bu durumda üyeler arasındaki birliğin korunup korunamayacağı belli değildir. KURULUşLARIN İşLEYİşİ İngilterenin Birlike geç üye olması en büyük iki üye devlet olan Fransa ve Federal Almanyanın etkinliği kendilerinde toplamalarına yol açmıştır. İki ülke birlikte, Avrupa Birliği üyelerinin toplamının üçte ikisini ellerinde tutuyorlardı ve aynı zamanda ekonomik yönden en güçlü olan ülkelerdi. Federal Almanya ve Fransa arasındaki anlaşma öteki ülkeleri pek çok konuda oldu bit tiye getiriyordu. Bu durum, küçük devletler arasında geniş ölçüde huzursuzluğa neden oldu. İngiltere topluluğu katıldığında, büyük güç olma niteliğini çoktan yitirmişti ve Federal Almanya ile Fransanın üstünlüğünde önemli bir azalma olmadı. TARIM POLİTİKASI : Değişik ekonomik sektörlere gösterilen ilginin ölçüsü konusunda Avrupa Birliği kendi İçinde çelişkilere düşmektedir. Avrupa Birliği bütçesinin dörtte üçü, işgücünün %10undan azını karşılayan tarım sektörü için ayrılmıştır. Tarım politikasının amacı, yeterli üretim değişmeyen fiyatlar, yiyecek sağlanması ve çiftçiler için uygun bir gelirdir. Bu amaçlara ulaşmak için Avrupa Birliği belli ürünlerin taban fiyatlarını dondurmuştur. Bununla birlikte belirlenen düzeyler gerekenden fazla üretim yapılmasına neden olmaktadır. (tereyağı üretiminde olduğu gibi) Başka bir olumsuz etken de paylaştırmadaki eşitsizliktir. Az sayı da küçük çiftçi ve belli ürünlerin alındığı verimli geniş çiftlikler. Bu tarım politikası, 1970e kadar Avrupa işbirliği alanında bir başarı olarak nitelendirildi. 1970lerde ortaya çıkan ekonomik durgunluk görüntüyü değiştirdi. Akaryakıt ve gübre fiyatları yükselirken, tarımdaki fiyatlar düştü. Ürün fazlasından ve fiyatlardaki düşüşten kurtulmak için getirilen önlemler yeterince başarılı olmadı. Avrupa Birliği bütçenin tarım politikası, ekonomik politikanın büyük bir bölümü, ekonomideki öteki alanların zararına tarım politikasına ayrıldı. Avrupa Birliğinin iflas etmemesi için tarıma ayrılan payın azaltılması zorunludur. Komisyon, tarım harcamalarının artışını durdurmayı ve böylece artacak parayı yöresel fona ve artan işsizlik gibi toplumsal sorunlar karşılama fonuna ayırmayı istemektedir. Bu politikanın uygulanması bakanlar konseyinin etkisiyle büyük ölçüde engellenmektedir. Üye ülkelerin tarım bakanları kendi tarım ödeneklerini azaltmadıkça, Avrupa Birliği tarıma ayrılan büyük harcamalarının azaltılması için çok az şey yapılabilir. VERGİLER VE DIşALIM VERGİLERİ : Ortak bir pazar kurulması için dışalım vergilerini kaldırmak ve birbirine benzer ulusal bir vergi düzenlemesi getirmek gerekiyordu. 1968de AET içinde yapılan ticarette gümrük vergileri tümüyle kaldırıldı ve aynı zamanda AET dışı uygulanacak bir gümrük tarifesi getirildi. Vergi konusu daha da zordu. En akla uygun önlem Fransız vergi iadesi ya da katma değer vergisi sisteminin getirilişiydi. Uygulanan oran değişmekle birlikti, bu 1972den beri bütün üye devletlerle geçerlidir. DAVRAMş ÖZGÜRLÜĞÜ: Malların serbestçe taşınması konusuyla ilgili sınırlı da olsa bir ilerleme sağlandı. Ülke içi gümrük vergileri ortadan kalkmakla birlikte gümrükle ilgisi olmayan çok sayıda engel vardır. Tüm üye ülkelerde serbest yerleşme hakkı yasal olarak kabul edilmişti ancak, burada hala mesleki niteliklerin farklı ülkelerde kabul edilme durumu gibi pek çok sorun vardır. Serbest yolculuk olanakları ve herhangi bir üye ülkede çalışma hakkı ile birlikte kişilerin hareket özgürlüğü de vardır. Avrupa Birliğine üye ülkelerde yaşayanlar, her yerde işsizlik sigortası, vergi ve sağlık konusunda yasal olarak aynı haklardan yararlanır. Sermayenin serbestçe yer değiştirmesi henüz bir kuram aşamasındadır. Avrupa Birliğinin henüz gerçekleşmemiş amaçlarından bir olan ekonomik ve mali işbirliği kurulmasını sağlamak amacıyla üyeler kambiyo kurları konusunda işbirliğine varmak için çalışmaktadır. Özellikle, sermaye yatırımlarının kar sağlayan birkaç alanda toplanacağı ya da değersiz dövizlerle spekülasyon yaratmak için kullanılacağı endişesiyle sermayenin serbestçe yer değiştirmesi engellenmektedir. BÖLGESEL POLİTİKA : Avrupa Birliği içinde belli bölgeler bazı yönlerden gelişmemiştir. Bu yüzden Avrupa Komisyonu 1975te işlerlik kazanan bölgesel fonu kurmuştur. Fondaki en büyük pay İtalyanındır. Özellikle İtalyanın güneyinde yoksulluk, yüksek oranda işsizlik, kötü yerleşme koşullan ve yanlış gelişmiş yapı sıkıntısı çekilmektedir. Fonun para kaynaklarının dağılımındaki çarpıcı özellik, Fransa ve İngiltere gibi oldukça zengin ülkelerin, Yunanistan gibi gelişme yönünden geri ülkelerden daha büyük paylan olmasıdır. Buna benzer bir soruna, daha da büyük ölçüde, Avrupa Birliğinin tarıma yönelik desteklemelerinin bölgesel dağılımında rastlanır. 1980de Paris Havzası, Kuzeydoğu Almanya ve Güneydoğu İngilteredekiler gibi gelişmiş tarım alanları, Kuzeydoğu İtalya ve Güney Fransa gibi alanlarda % 60ın üzerinde Sicilyadan % 100ün üzerinde daha fazla destek görmekteydiler. GENEL GÖRÜNÜM : İngilterenin topluluğa katılması ülkede geniş tepkiyle karşılandı. Norveç halkı ise yapılan oylamada üyeliğe hayır deyince bu ülke topluluğa katılmadı. Sol görüşlü ülkeler, örgütün büyük kapitalist ülkeler için bir araç olduğunu ileri sürerek Avrupa Birliğine karşı çıkmalarının yanı sıra, ulusal etkinliğinin sınırlanacağı ve eski ulusal geleneklerin yok olacağından korkan sağ görüşlü ülkeler de örgüte karşı çıkmaktadırlar. Yunanistandaki muhalefet, güçlü Avrupa ekonomileriyle birleşmenin zayıf sekt6rlerde işsizliğe yol açacağından korkmaktadır. Ulusal hükümetler etkin çıkar gruplarına, özellikle çiftçi birliklerine karşı her zaman duyarlı olmuşlardır. Tarım konusunda daha fazla önemi olan bazı ülkelerin üyeliğe alınması bunu daha da büyük bir sorun durumuna getirecektir. Batı Avrupalı şarap üreticileri ve sebze yetiştiricileri Türk, Yunan, İspanyol ve Portekiz ürünlerinin rekabetinden korkmaktadırlar. Genelde, 1970lerde başlayan ciddi ekonomik bunalım Avrupa Birliğinin görev yapmasını daha da zorlaştırmaktadır. 1980de Avrupa Birliği içindeki toplam işsiz sayısı 8 milyona ulaşmıştır. Enflasyon, yüksek faiz oranlan ve artan uluslararası rekabet, ekonomik durgunluğu artırmaktadır. Bu durumda hükümetler, Avrupa nınkinden çok, kendi ulusal çıkarlarına yönelme eğilimindedirler. Ne ölçüde olursa olsun, Avrupa Birliği için destek fonları kısa dönemde hazır olmayacaktır, bu da tarımdan çok öteki ekonomik sektörleri özendirmeyi amaçlayan politikanın pek başarı şansı olmadığı anlamına gelir. Avrupada ekonomik birleşme ulusal ekonomilerdeki durgunluk nedeniyle yavaşladı. Avrupa Birliği içinde ekonomik ve politik bir birlik oluşturulması her zamankinden daha uzak görünmektedir. Avrupa Birliği, ekonomik bir güç olarak yalnız Avrupada değil, aynı zamanda Üçüncü Dünya Ülkelerinde de giderek önem kazanmaktadır. Doğu Avrupa, İskandinavya, Akdeniz ülkelerinin çoğu ve gelişmekte ...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





