Bu ödevde Avrupa Birliğine ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama yapılmaya çalışılacaktır.
Anayasal bazda önerilen modellere değinmeden önce anayasal düzenlemenin ve bir anayasa oluşturulmasının vatandaşlar Avrupasından halklar Avrupasına geçişi simgelediğini belirtmekte yarar vardır. Öte yandan halklar birliği en geniş anlamıyla federasyon demektir ve bu nedenle üye ülkelerin anayasa talepleriyle federatif talepler arasında nispeten de olsa bir bağ kurmak mümkündür. AB üyesi ülkelerin bir kısmı bir anayasa oluşturulmasını istemekte,bir diğer kısmı ise sorunları oluşturulacak bir anayasa aracılığıyla değil de hukuk kuralları ve konvansiyonlar aracılığıyla çözmeye yönelik bir tutum sergilemektedir. O halde bir yanda anayasaya evet diyenler bir yanda ise hayır dememekle birlikte evet de demeyenler bulunmaktadır. Anayasaya evet diyen devletler Almanya,Fransa, Portekiz,İtalya,Belçika,Avusturya ve İrlandadır. Bu devletlerden Almanya, Fransa,İtalya,Belçika,Avusturya ve İrlandanın anayasal federalizme dayanan bir modeli öngördükleri söylenebilir. Öte yandan yukarıda ismi geçen tüm devletler kurumsal-hukuksal akıma uygun bir tavır sergilemektedirler. Denilebilir ki AB bünyesinde küçük,daimi ve adhoc komiteler kurulmuştur fakat sistemin süreklilik kazanabilmesi için yeni kurumlar yaratılması ve tüm üye devletleri ortak bir noktada birleştirecek,bağlayacak birtakım kural ve organların oluşturulması gerekmektedir. Bir anayasa oluşturulmalı ve tüm kuralların işleyişinin denetimim için oluşturulacak bu anayasa temel kriter olmalıdır. Yukarıda ismini saydığımız devletlerden yalnızca İrlanda Temel Haklar Şartının sadece siyasal bağlayıcılığının olması gerektiğini dile getirmekte ve anayasaya evet demeyen devletlerden olan Finlandiya da bu konuda İrlanda ile aynı fikri savunmaktadır. Anayasaya evet demeyen devletler genel olarak Temel Haklar Şartının hukuki bağlayıcılığının olmasından yana bir tavır sergilemektedirler. Ayrıca yine genel olarak şartın Birlik antlaşmalarına eklenmesine olumlu yaklaşırlar. Bu devletler İspanya,Hollanda,Lüksemburg,İsveç ve Danimarkadır. Bu devletlerin önerdikleri model bu noktada anayasal federalizmden çok normatif federalizme uygun düşmektedir. Bu devletler sadece birtakım düzenlemelerle Avrupanın şekillendirilmesi gereği üzerinde dururlar ama bunu gerçekleştirmeye yönelik bir anayasa talebinde bulunmazlar ve herhangi bir denetleme mekanizması öngörmezler. Yapısal,köklü değişikliklerdense birtakım normlar ve konvansiyonlar aracılığıyla varolan ya da olası sorunları çözmeyi tercih ederler. Öte yandan daha önceden de belirttiğimiz üzere Finlandiya hem bir anayasa istememekte hem de Temel Haklar Şartına hukuki bağlayıcılık kazandırılması ve şartın antlaşmalara dahil edilmesi fikirlerine karşı bir tutum sergilemektedir. İngiltere ise Temel Haklar Şartının içerik olarak benimsenmesi ama hukuki bağlayıcılığının olmamasını istemektedir ve yazılı bir Ab anayasası oluşturulması fikrine sıcak bakmamaktadır. O halde genel bir ifadeyle denilebilir ki istisnalar olmakla birlikte federasyon isteyen devletlerin birçoğu bir AB anayasası oluşturulması fikrini de desteklemişlerdir. Yine federalizme yönelik talepleri bulunan devletlerden bir kısmı normatif bir kısmı ise anayasal federalizme yönelik yaklaşımlar içerisine girmişlerdir.
AB ve üye devletler arasındaki yetki paylaşımı konusunda federatif düzenleme isteyen ve istemeyen devletler diye mutlak bir ikili ayrım.......
!!Ödevin Tamamını Görebilmeniz İçin Ödevi İndirmeniz Gerekmektedir!!
|