- Almanca
- AnneBaba
- Arkeoloji
- Astronomi
- Basın
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- ÇevreBilimleri
- Coğrafya
- Denizcilik
- Dizayn
- DışTicaret
- EBook
- Eczacılık
- Edebiyat
- Ekonometri
- Ekonomi
- Elektroteknik
- Endüstri
- Eğitim
- F.bilgisi
- Felsefe
- Fizik
- Fransızca
- Gazetecilik
- Gemi
- GenelKültür
- Gıda
- Halklaİlişkiler
- Havacılık
- HayatDersleri
- HayvancılıkTarım
- Hukuk
- Jeofizik
- Jeoloji
- K.özetleri
- KamuYönetimi
- Kimya
- KişiselGelişim
- Maden
- Makine
- Maliye
- Matematik
- Metal
- Mimarlık
- Muhasebe
- Mühendislik
- Müzik
- OrmanBilimleri
- Otelcilik
- Pazarlama
- Pedagoji
- Psikoloji
- RadyoTv
- Rehberlik
- Resim
- Sanat
- Sağlık
- Sigortacilik
- SiyasalBilimler
- SosyalBilgiler
- SosyalBilimler
- Sosyoloji
- Spor
- Stajlar
- Sunular
- SuÜrünleri
- Sınavlar
- Tarih
- Tekstil
- Tiyatro
- Turizm
- Türkçe
- UçakMühendisliği
- UluslarArasıİlişkiler
- Üretim
- Vatandaşlık
- İktisat
- İlahiyat
- İngilizce
- İnkilaptarihi
- İnşaat
- İstatistik
- Ziraat
- Ş.planlama
-
Türkiyenin Ekonomik, Siyasi Ve Kültürel İlişkide Bulunduğu Komşu Ülkeler
Kaynakçası: Yok
Dosya Boyutu: 382 KB
Eklenme Tarihi: 17-08-08
Dosya Şifresi: www.odevsec.com
Dosya Açıklaması : Dünyada ve bulunduğu bölgede önemli bir ülke olan Türkiye, komşularıyla ekonomik, siyasal ve kültürel yönden köklü ilişkilere sahiptir. Bu ilişkilerin kökleri tarihin derinliklerine kadar uzanır.Çünkü doğu ve güney komşularının bir kısmıyla asırlardır aynı devletin çatısı altında bulunmanın kazandırdığı bazı ortak kültürel paydalar olmuştur. Farklı kültürlere sahip olmalarına rağmen Batı komşuları da (Yunanistan ve diğer Balkan ülkeleri) asırlarca aynı devlet sınırları içinde bulunmuştur. Kuzey komşumuz (Eski adı SSCB) olan Rusya Federasyonu ile de tarih boyunca genellikle savaşma ve çatışma içinde geçen ilişkilerimiz olmustur. Yukarıdaki genel açıklamalar doğrultusunda komşularımızdan Suriye, Irak, İran, Yunanistan ve Rusya Federasyonu hakkında genel coğrafi bilgiler verildikten sonra bu ülkelerle olan güncel ilişkiler, siyasi coğrafya açısından ele alınacaktır. SURİYE Güneydoğu komşumuz olan Suriye, en uzun kara sınırımızın olduğu devlettir. Kuzeyde Türkiye,doğuda Irak, güneyde Ürdün, batısında İsrail ve Lübnan ile çevrilidir.185.180 km2 lik yüzölçümüne sahip olan Suriyenin nüfusu 15 milyonu aşmaktadır. Başkenti şam, önemli kentleri ise; Halep. Hama, Humus ve Laskiyedir. Ülke, genelde eski kütlelerin hakim olduğu tepeler ve platolarla kaplıdır.Batı kesiminde Akdeniz kıyısı boyunca uzanan Ensariye dağlarında yükselti, 1000m.yi bulmaktadır.Bu dağların doğusunda Kahraman Maraştan başlayıp Amik ovası ile devam eden, içinden Asi ırmağının geçtiği derin bir çöküntü alanı uzanır. Ülkenin en yüksek kesimi, Lübnanla sınırını oluşturan Anti-Lübnan Dağlarıdır.Bu dağların doğu kesimindeki toprakların büyük bir bölümü plato halindedir. İklimi, Akdeniz iklimi ile kurak iklim karakterleri arasında bir geçiş özelliği gösterir. Kıyılarda Akdeniz iklimi egemendir. Burada yağışlar biraz daha fazla, sıcaklık daha yüksektir. İçerlere gidildikçe iklim, karasallık özelliği kazanır. Yağışların çok az düştüğü iç kesim genellikle çöl veye yarı çöl durumundadır. Ülkenin doğal bitki örtüsünü makiler, bozkırlar ve çöller oluşturur. Ülkenin en önemli akarsuyu, kaynaklarını tamamen Türkiyeden alan Fırattır. Fırat, bu ülke için hayat kaynağıdır. Bu akarsu üzerinde çok sayıda barajlar ve sulama projeleri planlanmış ve bunlar önemli ölçüde gerçekleştirilmiştir. Lübnandan doğan ve Suriyeden geçerek Türkiye topraklarından denize ulaşan Asi ırmağı da ülke için önemlidir. Suriye, çok eski bir yerleşim alanıdır. Bu topraklara, 7. Yüzyılın ikinci yarısında, Müslüman Araplar hakim oluştur. Suriye, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı tooraklarına katılmış ve 1918e kadar Türk hakimiyetinde kalmıştır. Ülke, 1918-1941 Fransızların yılları arasında ise yönetiminde kalmıştır. 1941 yılında da bağımsızlığına kavuşmuştur. Yönetimin adı Cumhuriyet olmasına rağmen, uzun yıllar tek parti (BAAS partisi) tarafından yönetilmiştir. Hafız Esadın ölümünden sonra yerine geçen oğlu, demokratikleşme konusunda bazı adımlar atmıştır. Suriye, toprak yapısı, iklimi ve tarihi gelişimi ile ekonomik kaynakları sınırlı olan bir Orta Doğu Ülkesidir. Topraklarının yarısından fazlası ziraii faailyetler ve hayvancılığa elverişli olmasına rağmen, su büyük problemdir. Bu bakımdan ürün yetiştirilen alanlar sınırlıdır. Ülkenin başlıca tarım alanları Fırat ve Asi ırmaklarının vadi boyları ile Akdeniz kıyılarıdır. Bu alanlarda en yaygın yetiştirilen ürünler buğday ve arpadır. Ayrıca pamuk üretimi önem kazanmıştır. Diğer tarım ürünleri; tahıl, tütün, şekerpancarı, üzüm ve zeytindir. Akdenize kıyısı olmasına rağmen balıkçılık Suriyede gelişmemiştir. Küçükbaş hayvancılık ise; ülkenin doğusundaki kırsal kesimde yapılmaktadır. Yeraltı kaynakları bakımından fakir olan ülkede, petrol çıkarılmaktadır. Humusun doğusunda çıkarılan fosfat, ülkenin önemli yeraltı kaynağıdır. Sanayi; hammadde, enerji, sermaye ve yetişmiş iş gücünün azlığı nedeniyle pek gelişmemiştir. Ülkede; besin maddelleri üretimi, çimento, pamuklu ve yünlü dokuma, cam, deri gibi sanayi kuruluşları özellikle önemli şehirlerin etrafında toplanmıştır. Ülkenin gelişmiş bir kara ve demiryolu şebekesi vardır. Deniz ulaşımında Akdeniz kıyısındaki başlıca limanları Lazkiye, Tartus ve Banyasın önemli bir yeri vardır. şamda Orta Doğunun en önemli hava limanlarından biri bulunur. Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkiler yeteri kadar gelişememiştir. Bunun sorumlusu da Suriyedir. İki ülke arasında, Suriye tarafından haksız ve düşmanca tavırlar sonucu yaratılan önemli yapay sorunlar bulunmaktadır. Bunlar: 1.Su Sorunu 2.Hatay Sorunu 3.Terör Sorunu Bu üç sorunda tek taraflı olarak Suriye tarafından yaratılmıştır. Bunlardan su sorunu, GAP ile daha da tırmandırılmıştır. Gapın tamamlanmasıyla Suriye, Türkiyenin Irak ve Suriyeye yeterli suyu göndermeyeceğini ileri sürmektedir. Bu gerekçeyle Arap ülkelerini zaman zaman harekete geçirmekte, Arap milliyetçiliğini de kullanarak Türkiye aleyhine bazı yaptırımlar uygulanmasına çaba göstermektedir. Suriyenin bu çabalarının altında, yeterli suyu alamamasının ötesinde, Türkiyenin güçlenmekte olduğundan duyduğu rahatsızlık yatmaktadır. Bu rahatsızlık, Suriye yöneticilerinden olduğu kadar, Türkiyenin kalkınarak bölgede daha etkili bir güç olmasını istemeyen Batılı dostlarımızın kışkırtmalarından kaynaklanmaktadır. Fırat ve Dicle ırmaklarının su toplama alanları Türkiyededir. Kendi topraklarına düşen ve ülke topraklarında erozyona neden olan yağmur sularıyla beslenen ırmakların suyundan yararlanmak, Türkiyenin en doğal hakkıdır. Ayrıca bu ırmaklardan yeteri kadar su Irak ve Surıyeye gönderilmektedir. Hatay Sorunu, 1939da kent meclisinin almış olduğu karar gereğince Türkiye ile birleşmesi, yani Anavatana kavuşmasıyla son bulmuştur. Ancak Suriye, bu konuyu canlı tutarak Türkiye ile sorun yaratma politikasına devam etmektedir. Terör Sorunu da iki ülke arasında özellikle yakın geçmişte çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Türkiyenin toprak bütünlüğüne göz diken, bebek, kadın, yaşlı demeden ülkenin insanlarını katleden Terör örgütüne topraklarında yer veren ...

Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz
| Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın! |
İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..





