Öss Tercih Rehber Öğretmen

Ödev Bilgileri

Bulunduğunuz Kategori:
UluslarArasıİlişkiler Ödevleri
  • Kuramsal Yaklaşım

    Kaynakçası: Yok
    Dosya Boyutu: 36 KB
    Eklenme Tarihi: 27-08-08
    Dosya Şifresi: www.odevsec.com
    Dosya Açıklaması : Bu bölümde "Devletin Dış Politika Araç Alternatiflerinin" neler olduğu tanıtılacak ve söz konusu yöntemler üzerinde bilgi verilecektir. Ancak, bu yapılmadan önce Dış Politika nın yanı sıra Uluslararası ilişkiler dalı hakkında gene bir panorama çizilecektir. Önsözde Diplomasi Tarihi çalışmalarındaki akademik tartışmalar üzerinde durulmuştu. şekle yönelik bu polemiklerden sonra bu bölümde hareket noktası ve yaklaşım biçimine -veya içeriğe- ilişkin argümanlara yer verilecektir. ikinci olarak ise yine bu bölümde "Uluslararası güçler" kavramı ele alınacaktır. Söz konusu bu iki noktada tanımlamalar yapmadan ve bunun da ötesinde genel bir çözümleme çerçevesi verilmeden Ermeni Sorununun incelenmesi, bir bütünle anlamlandırılabilmesi ve genellemelere gidilmesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. i. Uluslararası İllişkiler Anabilim Dalı : Terminoloji ve Yaklaşım Sorunları Disiplinler arası bir_araştırma sahası olan Uluslararası ilişkiler Anabilim dalına metodolojik açıdan farklı yaklaşımlar olduğuna yukarıda işaret etmiş ve bu bağlamda "geleneksel" ile "davranışçı" okulların tahlil metotlarına kısaca değinmiştik. Geleneksel ya da "klasik" ekolü savunan yazarlar, kendilerinde gözlemlenen kavram savrukluğunun yanı sıra dikkatlerini sadece belli bir zaman ve zemin kesitine dayandırarak özgül bir olayı incelemekle yetinmişlerdir. Dar kalıplara sıkışmış; evrensel tanımlar ve modeller üretmenin çok gerisinde kalmışlardır. "Bilimsel" okulun temsilcileri ise, belli bir kuramsal modele erişilmeden önce tümevarım yolunda epeyce mesafe kat etmenin gerektiğine inanmışlar fakat, kendilerini global düzeyde bir çözümleme çerçevesine ulaştıracak sürecin daha ilk durağında kantitatif ölçüm fetişizmi hummasına kapılarak; bir anda kendilerini gırtlaklarına kadar içine gömüldükleri metodoloji bataklığında bulmuşlardır. Bu nedenlerle uluslararası ilişkiler literatüründe tatmin edici kuramların geliştirilmesi kolay olmamıştır. Böylece süregelen yöntem kargaşası, muhteva açısından konunun kapsamının belirlenmesini ve bunu takiben de bu çerçeve içerisindeki münasebet ve etkileşim örgüsünün ana temasının ortaya çıkarılmasını olumsuz yönde etkilemiştir. Demek ki, araştırmamızda öncelikle tespit edilmesi gereken, üzerine teori kuracağımız alanın parselizasyonunu yapmak olmalıdır. Bu konuda ise üretilen kavramlar bize yardımcı olmaktan uzaktır: "Uluslararası ilişkiler" Uluslararası Teorisi", "Dış Politika", "Dünya Cemiyeti", "Dünya Politikası, "Devletlerarası Politika", "Diplomasi" vd... gibi pek çok kavram bazen yazarların inceleme yöntem ve yaklaşım normlarını yansıtmakla beraber çoğu kez gelişigüzel kullanılmaktadırlar. Konumuz olan "devletin dış politika araç alternatifleri" açısından bu araştırmada "Uluslararası Siyasal Sistem" tanımı tercih edilecektir. Bu tercihimizi her kelime üzerinde ayrı ayrı durarak açıklamaya çalışacağız. Lakin, "devletlerarası" yerine "uluslararası" kavramı yeğlendi ise, bunun nedeni dünya politikasında devletlerin dışında başka aktörlerin ya da birimlerin de varlığına ve sistem içerisinde etkili olabileceklerine peşinen inandığımızdandır. "Uluslaraşırı" güçlerle ilgili görüşlerimizi başka bir araştırmamızda vermeye çalışmıştık. Çizdiğimiz çerçeveyi "siyasal" açıdan ele alarak sınırlamakla da, ulus-lararası trafikte rastlanan ekonomik, ticari, kültürel, teknik vd... gibi ilişki türlerinin çalışmamıza siyasal ilişkileri etkiledikleri sürece dahil edileceğini belirtmek istedik. "Sistem" sözcüğünü ise, uluslararası politikanın kapsamının dış politikanınkinden daha geniş olduğunu vurgulamak için kullandık. Devletlerin birbirlerine karşı olan davranış ve politikalarının birer kalem halinde üstüste yazılıp top-lamının alınmasının bize uluslararası siyasal sistemin işleyişine ilişkin bütün bilgileri vereceğini sanmıyoruz. Uluslararası politika, dış politikanın yanı sıra, uluslararası sistemin kendine özgü koşullarını, bunların oluşmasını ve devletlerin birbirlerine karşı olan davranışları üzerindeki etkileri de içerir. Burada sistemin yapısının o sistem içindeki birimlerin belli biçimlerde davranmalarına neden olduğu varsayılmaktadır. Böyle bir içsel kurguya sahip olduğu sürece sistem kendi kendini idame ettirir. Sistematik güçlerin görevlerini yapamadıkları takdirde, sistem ya çöker, ya da değişikliğe uğrar . Eğer "grand teori" oluşturmaktaki amaç, devlet ve diğer uluslararası birimlerin birbirleri ile olan ilişkilerini ve bu aktörler üzerindeki sistematik güçlerin etkilerini açıklayacak "anlaşılır, tutarlı ve yeni veriler ışığında kendisini adapte edecek kapasiteye haiz bir bilgi manzumesi" üretmek ise, o zaman bu şerefin büyük ölçüde literatürde "Realist" okul adını alan güç teorisyenlere verilmesi icap etmektedir. Ancak, bu yaklaşıma ilk defa saygın bir çözümleme çerçevesi sağlayan Hans J.Morgenthau olmuştur. Kitabının ilk baskısını yaptığı 1448 yılından bugüne kadar uluslararası politika ile uğraşan pek çok yazarın sert eleştirilerine uğramakla birlikte ortaya koymuş olduğu Thomas Kuhnurr tabiri ile paradigmasının halen geçerliliğini koruduğu ve giderek bu kervana başka bilim adamlarının da katıldığı gerçekleri Realist okulun en tanınmış temsilcilerinin kuramını ne kadar sağlam temellere oturttuğunun bir göstergesi olsa gerektir. ii Siyasal Gerçekçilik Kuramı Morgenthauya göre, yaşadığımız dünya kusurlu ve noksan bir dünyadır ve bunun böyle olmasının nedeni de, dünyanın, insan doğasında yer almış bulunan güçlerin sonucu olarak oluşmasıdır. "Dünyayı düzeltmek ve geliştirmek için, bu güçlere karşı çıkarak değil, bu güçlerle birlikte çalışmak gerekir"7 diyen bir Morgenthau, Hükümdarına ülke yönetiminde başarılı olmanın sırlarını kaleme alan Machiavelli nin de çaresizliğini yansıtmamakta mıdır? Belki, ikisinin de ortak özelliği, tarihi laboratuar olarak kullanarak, mutlak iyi den çok, "eh-ven-i şer" olanın gerçekleştirilmesinin hedef alınmasını tavsiye etmeleridir. Yukarıda işaret ettiğimiz "Siyasal gerçekçiliğin" bir başka ilkesi de uluslararası politikayı anlamakta yegane nirengi noktasının güç terimi ile ifade edilen çıkar kavramı olduğudur. Çıkar fikri politikanın özüdür; zaman ve yere bağlı değildir. Onlardan etkilenmez. Bir dış politika hakkında bilgi edinmek için ülke çıkarlarını savunmakla görevli devlet adamlarının hangi güdülerle hareket ettiğine bakmak hem yararsız ve boş, hem de aldatıcı bir yol olacaktır; rasyonel olan karar vericilerin eğilimlerini bir yana iterek, ellerindeki imkanlara göre bir değerlendirme-ye gitmektir9. Siyasal gerçekliğin ahlaki normları reddetmediğini, fakat bunların devletlerin eylemlerine uygulanamayacağını ifade eden Morgnethau, "Bireyler kendi başlarına, Fiat justitia pereat mundus" ( Dünya yıkılsada bırak adalet yerini bulsun ) diyebilirler. Ama devletler, geleceklerinden sorumlu olduğu insanlar adına böyle bir söz söyleme hakkına sahip değillerdir" demektedir. Gerçekçiler, uluslararası politikanın, diğer bütün politikalar gibi, bir güç ve iktidar mücadelesi olduğuna inanmaktadırlar. Morgenthau başta olmak üzere Realist okulun güç demekle kastettiği insanın diğer insanların düşünce ve eylemleri üzerindeki nüfuzudur. Onlara göre, siyasal güç, bu kuvveti uygulayan ve üzerinde bu kuvvetin uygulandığı kimseler arasında psikolojik bir ilişkidir. Siyasal güç, birinci tarafın eline, birincinin ikinci tarafın düşünceleri üzerindeki nüfuzu sayesinde, ikinci tarafın belli eylemleri üzerinde kontrol imkanı verir. Bu nüfuzun üç kaynaktan ileri geldiği belirtilmektedir: çıkar umma, kayba uğrama korkusu ve kişi ile kurumlar için saygı veya sevgi duyma. Bu nüfuz; emir, tehdit, ikna, bir adamın veya bir dairenin otorite veya karizması veya bunların karışımı ile yürütülür. Kısacası, bir örnekle belirtilecek olursa, A,B üzerinde bir siyasal güç kurmuş veya kurmak istiyor demek, her zaman, Anın Bnin düşüncesini nüfuzu altına alarak, Bnin belirli eylemlerni denetlemeye muktedir olduğu, veya muktedir olmak istediği demektir. Bu çerçeve içinde değerlendirildiğinde bir dış politikanın da, hammadde kaynaklarını ele geçirmek, deniz yollarının denetimini sağlamak veya sınır değişiklikleri sağlamak gibi maddi hedefleri ne olursa olsun, bütün bunların amacı diğerlerinin düşünceleri üzerinde nüfuz kurarak onların eylemlerini kontrol altına almak olduğu anlaşılacaktır. a) Devletin Dış Politika Araçlan Eylemlerin kontrol altına alınmasında devletin seçtiği "yaptırım araçlarının" önemli rol oynadığını kabul etmek gerekecektir. "Yaptırım" bir ya da daha fazla uluslararası aktörün, öteki aktör, ya da aktörlere karşı şu iki amaçtan birini ger-çekleştirmek için başlattıkları girişimdir. Karşı tarafı belli değerlerden yoksun bırakarak cezalandırmak, ya da onun, etki yapanın önemli saydığı belli normlara uymasını sağlamak. Cezalandırma öğesinin hakim olduğu etkilemeler "olumsuz yaptırım" türüne örnek teşkil ederken, ödüllendirmeleri de "olumlu yaptırım" saymak gerekir. Devlet, saydığımız iki unsuru yalnız başına ya da değişen bileşimler içinde kullanabilir. Bu yaptırımlar çoğu kez şu kalıplar içinde uygulanmaktadırlar. Etkileme güçlerine göre, en zayıftan başlayarak belirtmek gerekirse bunları: (a) Diplomatik etkileme araçları; (b) Ekonomik etkileme araçları; (c) Sözel yaptırımlar ya da "Propaganda" ve (d) Askeri etkileme araçları olarak sayabiliriz. Dış politikanın amacı yukarıda belirtildiği gibi rakibin fikrini değiştirerek kendi çıkarlarının gerçekleşmesini sağlamak olduğuna göre, "kafaların kazanılması" için yapılan bu mücadelede propagandanın önemli bir yeri olacağı açık-tır. Gönlübol un ifadesi ile propaganda, diplomaside olduğu gibi "çıkarların manipüle edilmesi", ya da savaş durumundaki gibi zor kullanılmasını gerektirmeden, insan kafasının ...






Ödev Hazırlanıyor
Lütfen Bekleyiniz




Ad-Soyad :
E-posta (Gizli tutulur) :
Başlık :
Yorum :
   
Bu ödeve hiç yorum yapılmamış. İlk siz yorum yapın!


Ödev İndir ve Ara

İhtiyacınız olan ödevi bu bölümü kullanarak arayabilirsiniz..

Site Sayacı

Kategori Sayısı
87
Ödev Sayısı
2211
Ödev Kapak Sayısı
69
Yorum Sayısı
2
Anahtar Kelime Sayısı
15246



Valid HTML 4.01 Transitional
Valid CSS!